Tarımında Dijitalleşmenin Neresindeyiz?

Önceki yazılarımda tarım ve hayvancılıkta cep telefonu kullanımından ve dünyada çiftçilerin yararlanabileceği bazı uygulamalardan bahsetmiştim.

Ancak konu bunlarla sınırlı değil. Tarım Bakanlığı başta olmak üzere kamu kurumlarının çok sayıda kayıt ve bilgi sistemi var.

Bakanlığın Dijital Hafızası

Tarım Bakanlığında dijitalleşme, cep telefonu uygulamalarından çok önce, 2001 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ile başladı.

Daha sonra Hayvancılık Kayıt Sistemi (TÜRKVET), Arıcılık (AKS), Su Ürünleri (SUBİS), Örtüaltı Kayıt, Mera Bilgi Sistemleri gibi birçok veri tabanı kuruldu.

Kısacası Bakanlığın elinde üreticiden parsele, hayvandan kovana ve balıkçı gemisine kadar uzanan oldukça geniş bir dijital veri altyapısı bulunuyor.

Kayıt Sisteminden Çiftçinin Telefonuna

Yıllardır kamu personelinin kullandığı bu sistemler artık e-Devlet ve Tarım Cebimde üzerinden çiftçinin telefonuna taşınıyor. Bazı işlemlerin telefondan yapılabilmesi hem zaman kazandırıyor hem de kamu ile iletişimi kolaylaştırıyor.

Bence bundan sonraki hedef, Bakanlığın bu veri tabanlarına tek uygulamadan çiftçinin erişimini sağlamak olmalıdır. Böylece çiftçi kendi parselini, ürününü, hayvanını, kovanını, destekleme durumunu ve yaptığı başvuruları tek bir uygulamadan görebilmeli.

Desteklemeler de Cepte Olmalı

Çiftçinin devletten aldığı destekler de dijitalleşmenin önemli bir parçası.

Hangi destekten yararlanabilirim? Başvuru ne zaman? Ödeme ne zaman yapılacak?

Tarım Cebimde uygulamasındaki Desteklemelerim ve Destek Takvimi gibi bölümlerin önemi burada ortaya çıkıyor.

Sistem, kayıtlı ürününe ve işletmesine göre çiftçiyi yararlanabileceği destekler konusunda önceden uyarabilirse gerçek bir karar destek aracına dönüşecektir.

Hava Durumu Değil, Tarımsal Meteoroloji

Çiftçinin kontrol edemediği en önemli değişkenlerden biri hava şartlarıdır. Bu nedenle Meteorolojinin Tarımsal Hava Tahmini sistemi önemlidir.

Sistemde yağış, sıcaklık, zirai don riski, sıcaklık-nem indeksi, kuraklık analizi ve uygun ekim zamanı gibi bilgiler bulunuyor. Ancak buradaki önemli nokta meteorolojik verinin çiftçinin anlayabileceği bir uyarıya dönüşmesidir.

“Gece sıcaklık eksi iki derece olacak” demek başka, “bulunduğunuz bölgeye ve ürüne yönelik bu gece zirai don riski var, tedbir alın” demek başka şeydir.

Kayısı üreticisine don, hububat üreticisine kuraklık, sera üreticisine fırtına, hayvancılıkta sıcaklık stresi uyarısı...

Böyle bir sistemde telefon hava durumuna bakılan cihaz olmaktan çıkar, çiftçinin erken uyarı sistemine dönüşür.

Hasar Olduğunda TARSİM Mobil

Dolu, don, fırtına, sel veya hayvan ölümü meydana geldiğinde üreticinin hemen hasarı bildirmesi gerekiyor.

Üretici, hasar ihbarı ve poliçesiyle ilgili bazı işlemleri acenteye gitmeden TARSİM Mobil üzerinden yapabiliyor. Bu şüphesiz önemli bir kolaylık.

Ancak dijitalleşme ile hasar tespitinde eksperin yükü azaltılabilir. Kamu kurumlarının kayıt sistemleri Tarsim Mobil’e entegre edilebilir, ekspertiz hızlandırabilir ve bazı hasarların ön değerlendirmesini kolaylaştırabilir.

Diğer yandan çiftçi, ön ve nihai ekspertizin sonucu hakkında gecikmeden bilgilendirilebilir. Bu da sisteme olan güveni artıracaktır.

Özel Sektör Ne Yapıyor?

Tarfin Mobil, çiftçinin gübre, yem, tohum ve diğer tarımsal girdilerin fiyatlarını görmesine, karşılaştırmasına ve vadeli finansman seçeneklerine ulaşmasına imkan sağlıyor.

Doktar ise uydu görüntüleri, sensörler ve yapay zekadan yararlanarak ürün gelişiminin izlenmesi, risk uyarıları ve tarımsal üretime ilişkin dijital çözümler sunuyor.

Özellikle sözleşmeli üretim yapan veya çiftçiden ürün alan firmalar kendi üretici ağlarını dijital olarak takip edebiliyor. Ürün, gelişme dönemi, yapılan uygulamalar ve tahmini hasat zamanı gibi bilgiler tedarik zincirinin yönetiminde kullanılabiliyor.

Yani dijitalleşme artık yalnızca çiftçinin üretimini değil, tarladan fabrikaya kadar olan zinciri de kapsıyor.

Sistem Çok, Entegrasyon ve Erişim Ne Durumda?

Türkiye'de tarımın dijital altyapısına baktığımızda aslında çok sayıda kayıt sistemi ve uygulama var.

Ancak çiftçi her uygulamayı ayrı ayrı yüklemek ve takip etmek zorunda kalıyorsa ve tek bir girişle ihtiyaç duyduğu her şeye erişemiyorsa dijital entegrasyondan bahsedemeyiz.

Türkiye tarımında bundan sonraki adım, dünyadaki dijital uygulamaların Türkçeleştirilmesi, mevcut sistemlerin birbirine entegre edilmesi ve çiftçinin erişiminin kolaylaştırılması olmalıdır.

Çünkü dijitalleşmenin başarısı, kaç tane kayıt sistemi veya uygulamamız olduğuyla değil, bunların çiftçinin işini ne kadar kolaylaştırdığıyla ölçülmelidir.

Üç yazıdır anlatmaya çalıştığım da bu: Teknolojinin çiftçinin cebine girmesi yetmez; kullanabileceği hale getirmek gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Yücer Arşivi