ABD-İran savaşının gölgesinde tarım

Şubat 2026’dan bu yana ABD/İsrail ile İran arasında süren çatışmalar, ilk bakışta askeri bir kriz gibi görünse de, etkisi çok daha geniş bir alana yayılıyor. İran’da hayatını kaybedenlerin sayısının 3.600’ü aşması, savaşın insani boyutunu ortaya koyuyor.

Ancak asıl kırılma cephede değil; enerjide, gübrede ve nihayet gıda fiyatlarında yaşanacağa benziyor. Zira tarımda üretim sistemleri sarsılıyor.

Gübre Piyasasında Kırılma Noktası

Birleşmiş Milletler’e dayanan analizlere göre savaşın ilk iki ayında gübre piyasasında sert bir sıçrama yaşandı. Dünyada Üre fiyatları yaklaşık %60, DAP gübresi ise %20 seviyelerinde artış gösterdi.

Buna karşılık küresel enerji ve gübre ticaretinin ana geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatların %95 oranında azalması, sorunun fiyatla sınırlı olmadığını, arzın da ciddi biçimde daralacağını gösteriyor.

Bu gelişme, gübre piyasasında dengeyi bozan asıl kırılma noktası olacaktır.

Enerji Fiyatları Tarımı Zincirleme Etkiliyor

Reuters verilerine göre savaşın başlamasından sonraki kısa sürede Brent Petrol fiyatlarında %50,8 ABD tipi ham petrol (WTI) %68,5 yükseldiğini gösteriyor.

Bu artışın etkisi doğrudan ve çok yönlüdür. Mazot fiyatlarına bağlı olarak nakliye giderleri ve soğuk zincir maliyetleri yükselmektedir.

Başka bir ifadeyle enerji fiyatları, tarımın tamamında üretim maliyetlerini ve fiyatları yukarı itmektedir.

Piyasada Panik Fiyatlaması Başladı

Illinois Üniversitesi Tarım Politikaları analizlerine göre, ABD’de gübre fiyatları kısa süre içinde ton başına 500 dolardan 700 dolara yükselmiştir. Bu yaklaşık %40’lık artış, klasik piyasa dengesiyle açıklanamayacak kadar fazladır.

Bu durum, piyasada arz endişesine bağlı bir panik fiyatlaması oluştuğunu göstermektedir.

Aynı süreçte tarımsal emtia fiyatlarında da yükseliş görülmektedir. Buğday fiyatları %29 artarken, küresel gıda fiyat endeksinin bir ayda %2,4 artması ise bu sürecin daha yeni başladığını göstermektedir.

Çiftçi Davranışı Değişiyor

Reuters analizlerine göre ABD’de küçük çiftçilerin yaklaşık %70’i yeterli gübreye erişemeyecektir. Bu durum çiftçilerin üretim kararlarını doğrudan etkileyecektir.

Yoğun gübre kullanılan ürünlerde ekim alanları daralırken, üreticiler daha az girdi gerektiren ürünlere yönelecektir.

Bu eğilim devam ederse, 2026–2027 üretim sezonunda verim düşüşü kaçınılmazdır.

Türkiye İçin Etki Daha Sert Olacak

Türkiye’nin son ürün gübrede dışa bağımlılık oranının %50 düzeyindedir. Ancak azotlu gübre üretimi ithal doğal gaza bağlı olduğu için toplamda dışa bağımlılığı %85’e ulaşmaktadır. Sonuçta küresel piyasalardaki her artışın iç piyasaya daha yüksek oranlarda yansıması beklenmelidir.

Petrol fiyatlarında %50’ye yaklaşan artış, sera plastiği gibi petrokimya ürünlerinde Türkiye’de kur etkisiyle birlikte %70-90 arasında maliyet artışı oluşturmuştur.

Bu durum, seracılıkta üretim maliyetlerini yükseltecektir.

Enerji Maliyeti Gıdaya Yansıyor

Enerji fiyatlarındaki artış sadece üretimi değil, depolama ve dağıtımı da etkilemektedir. Soğuk hava depoları ve işleme tesisleri yüksek enerji tüketimi nedeniyle bu artıştan doğrudan etkilenmektedir.

TÜİK verileri, tarımsal girdi fiyatlarının son yıllarda %100’ün üzerinde arttığını göstermektedir.

Bu artışın doğal sonucu ise gıda enflasyonudur.

Sonuç: Tarım Artık Jeopolitik Bir Alan

Ortaya çıkan tablo nettir.

Gübre fiyatı %60, petrol %50, buğday fiyatları ise %29 artmıştır.

Bu şartlarda artık söz konusu olan şey geçici bir maliyet artışı değil, doğrudan doğruya bir tarım krizidir.

Türkiye açısından mesele daha da açıktır. Enerji ve gübrede dışa bağımlılık devam ettiği sürece bu tür krizler geçici olmayacak, kalıcı gıda enflasyonuna dönüşecektir.

Bugün yaşananlar bize şunu göstermektedir:

Tarım artık sadece bir üretim alanı değildir.
Doğrudan jeopolitik güç alanıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Yücer Arşivi