29 Ağustos 1922

29 Ağustos gecesi Başkumandan,

Fevzi ve İsmet Paşa’larla birlikte

durum değerlendirmesi yaparak, ertesi gün

düşmana kesin darbenin vurulması kararlaştırıldı.

Afyon’un batısında şiddetli çarpışmalar…

29 Ağustos Salı.

Saat 08.00. 11. Türk Tümeni ile 5. Yunan Tümeni arasında (Afyon’un batısında Sincanlı ya da günümüzdeki ismiyle Sinanpaşa ilçesine bağlı) Başhimse köyünde şiddetli çarpışma yaşandı. 4. ve 9. Yunan Tümenleri de mevzilenince muharebe (Dumlupınar’a bağlı bir köy olan) Selkisaray köyünün bulunduğu bölgeye yayıldı.

Saat 10.00.14. Türk Süvari Tümeni, Yunan birlikleri ile temas sağladı. Dumlupınar bölgesinde 23. Yunan Tümeni şimdi de 14. Türk Süvari Tümeni ille karşılaşınca şaşkına döndü.

Saat 12.30. Toklu Sivrisi 6. ve 57. Türk Tümenleri tarafından ele geçirildi.

Trikupis Grubunun çembere alınması…

Saat 14.30. Tam da Tümgeneral Franko komutasındaki Yunan İhtiyat Kolordusu ile Tümgeneral Trikupis komutasındaki Yunan Afyon Grubu birleşmek üzereyken hiç hesapta olmayan 1. Ordu bağlısı 1. Kolordu’nun en kuzeydeki tümeni olan Yarbay Ömer Halis (Bıyıktay) Bey komutasındaki 23. Türk Tümeni araya girdi ve Trikupis Grubunun yolunu kesti.

Saat 16.00. 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa, muharebe alanında düşmanın telaşla batıya doğru sıyrılmaya çalıştığını gördü ve 23.Tümene Çalköy-Dumlupınar yolunun kesilmesini emretti.

Akşam… Gün boyu süren muharebeler sonucunda Trikupis Grubu beş tümeni ile birlikte doğuda (Dumlupınar’ın kuzeyinde) Hamurköy, güneyde Aslıhanlar ve ortada Çalköy olmak üzere çember içine alınmıştı.

Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki 5. Kolordu süvarileri, 2. Ordu bağlısı 6. Kolordu, tümenleri ile birlikte kuzey ve kuzeydoğudan, 1. Ordu bağlısı 4. Kolordunun tümenleri de güney ve doğudan Yunan kuvvetlerini sıkıştırmaktaydı.

Trikupis Grubunun emniyetle geri çekilebilmesi için sadece kuzeybatıda Kızıltaş Vadisine giden bir açıklık kalmıştı. Bu sırada görevi Dumlupınar'ın kuzeyinde bulunan, 5. Efzun Alayı’nın savunduğu Arpagediği'ni zapt etmek olan ve Dumlupınar istikâmetine doğru ilerlemekte olan Yarbay Ömer Halis Bey komutasındaki 23. Tümen’in öncü alayı buradaki Efzun Alayı’na karşı muharebeye girer. 23. Tümen’in diğer alayları da Arpagediği’ne ilerlerken, bir Yunan birliğinin Dumlupınar istikâmetinde ilerlediği haberi üzerine Yarbay Ömer Halis Bey, tümenini iki gruba ayırarak ve kuvvetinin büyük kısmını Dumlupınar’a yürüyen Yunan birliklerinin önünü kesmek için kuzeye yönlendirir. Bu sırada Dumlupınar yolundaki Yunan birlikleri ile Arpagediği’ndeki Yunan birlikleri arasında yaklaşık 10 kilometreden az bir mesafe kalmıştı. İşte 23. Tümen’in kuzeye yönelmesi, Yunan kuvvetlerinin bu boşluğu kapatmasına fırsat vermedi.

YKAO üç gruba bölünmüş ve bu gruplar arasında da fizikî temas imkânı kalmamıştı.

Saat 21.00. Kuvvetlerine Çalköy’e çekilme emri veren Trikupis, Dumlupınar yolu tıkandığı için Çalköy’de birlikleri toplayıp Kızıltaş Vadisinden Uşak istikâmetinde çekilmeyi düşünüyordu.

5. Tümen Komutanı Albay Rokas, 9. Tümenden bazı birliklerle müştereken Dumlupınar yönünde bir yarma taarruzu gerçekleştirmiş ise de 23. Tümenin kararlı savunmasıyla bu deneme sonuçsuz kalır.

Saat 22.00’de Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu tarafından Yunan kuvvetlerine karşı süvari hücumu başlatılır. 5. Süvari Kolordu’suna bağlı 14. Türk Süvari Tümeni’nin gece baskınları Yunan birliklerinde yıkıcı tesir yapar. Aşağıdan da 12. Türk Piyade Tümeni iki alayıyla gece baskını yapınca Yunan cenahında ortalık hayli karışır.

Gece boyunca, Yunan askerlerinin kuşatmayı yarmasını engellemek için Türk taarruzları sürdürülür, Türk birlikleri tarafından Dumlupınar soşesi ele geçirilir, Aslıhanlar ovasına hâkim tepeler zapt edilir ve Dumlupınar - Uşak yolu kapatılır. Özetle, torbanın ağzı büzülür, Trikupis Grubu çembere alınır ve Eskişehir’deki Yunan kuvvetleri ile Trikupis Grubunun bağlantısı kesilir.

Trikupis Grubu’nun durumu hayli ümitsizleşmişti. Afyon Cephesi’ne yardıma çağrılan Bağımsız Yunan Tümeni de Trikupis Grubu ile bağlantı kuramayarak Eskişehir güneyinden batıya doğru çekilmeye başlar. Bu arada cephedeki Yunan birliklerine yeniden tertiplenmesi emredilse de Yunan birlikleri karmakarışık hâlde Çalköy etrafında yığılmaya devam eder.

Geceleyin üç parçaya bölünmüş hâldeki YKAO biraz daha birbirinden kopar, bu nedenle birleşip bir cephe de tutamazlar. 26 Ağustos’tan beri yaşanan peş peşe başarısızlıklar, ön ve arka cenahı kuşatılmış olan Trikupis Grubu’ndaki paniği de büyütür.

Düşmana kesin darbe kararı…

29 Ağustos gecesi Başkumandan Afyon’daydı. 1. Ordu’nun devam eden harekâta ilişkin cârî durum raporu onu ayağa kaldırdı. Durum haritasına göre Yunan Afyon Cephe Komutanı Trikupis, Dumlupınar kuzeyindeki 10-12 km genişliğinde arızalı ve yolsuz bir kısım sayılmazsa tam bir kuşatma altındaydı. Başkumandan, derhal Fevzi ve İsmet Paşa’larla birlikte durum değerlendirmesi yaparak ertesi gün düşmana kesin darbenin vurulması kararlaştırıldı ve buna yönelik emirler süratle ast birliklere iletildi.

Kader söyleyeceğini söylemek üzereydi...

Gün sonu. 26 Ağustos’tan beri devam eden zorlu harekâtın sonuna gelinmişti. Kader söyleyeceğini söylemek üzereydi. Daha da geri çekilemeyen Yunan kuvvetleri Dumlupınar’da çembere alındığından burada çaresiz bir şekilde muharebe düzeni alır.

Kurt kapanı düzeni...

Alviran, Çalköy, Zafertepe, Küçükaslıhanlar ve Büyük Aslıhanlar hattında kurt kapanı düzeni alan 1. ve 2. Ordulardaki birlikler de Gazi Başkumandan’ın dirâyetli sevk ve idaresinde, Yunan’a nihâî ve öldürücü darbeyi vurmak için imhâ muharebesine hazırdılar.

Not: Büyük Taarruz’un sonraki aşamalarını farklı başlıklar altındaki makalelerimizle sonraki yazılarımızda anlatmaya devam edeceğiz.

© 2025. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

KAYNAK

Makale, İrfan Paksoy’un “Büyük Taarruz Destanı” (Alka Yayınevi, Trabzon 2023) isimli eserinden derlenmiştir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Paksoy Arşivi