İrfan Paksoy
İstanbul’daki sözde hükûmetler-2
İki bölümden oluşan ve ikinci bölümü de bu makale ile yayımlanan bu makale dizisinde Mütâreke dönemi İstanbul’unda işbaşına gelen, sözde, gayrı muktedir, işgâl makamlarının adeta vesâyetinde olan ve kimilerinin de Millî Mücâdele’ye amansız şekilde düşmanlık güttüğü hükûmetlerden bahsedilmektedir
Başlayan Millî Mücâdele…
I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin de içinde bulunduğu İttifak Devletlerinin yaşadığı yenilgi, İtilaf Devletleri tarafından savaş döneminde planlanan Osmanlı ülkesinin işgâl edilip paylaşılmasını ve kaçınılmaz görünen sonunu da hazırlamıştır. Bu dönemde İtilaf Devletlerinin hiç de hesaba katmadığı bir şekilde Anadolu’da millî egemenlik ve tam bağımsızlık ilkelerine dayanan yeni bir Türk devleti kurulmak üzere Millî Mücadele başlamıştır.
Mondros’tan Mudanya’ya Uzanan Süreçte…
Mondros Mütârekesi ile başlayıp Mudanya Mütarekesi ile sona eren süreçte İstanbul’da, 11 hükûmet kurulmuş, bu hükûmetlerde 5 kişi sadrazam olarak görev yapmış, zaman zaman hükûmetler kendi içlerinde değişikliklere gitmişlerdir. Hükûmetler görevlerinden istifa ile son hükûmet ise saltanatın TBMM tarafından lağvedilmesi sonucu ayrılmak durumunda kalmıştır.
İstanbul Hükûmetlerinin Oluşumunda…
İstanbul Hükûmetlerinin oluşumunda, uygulamalarında ve istifalarında, dış ve iç gelişmelere göre zaman içinde değişen belirli baskı grupları etkili olmuştur. Başlıcaları, Saray başta olmak üzere, işgâlci İtilaf Devletleri, İngiliz işbirlikçisi ve millî harekete düşman Hürriyet ve İtilaf Partisi ile zamanla artan başarısı ölçüsünde Anadolu’da Mustafa Kemâl Paşa önderliğinde teşikilatlanan millî harekettir.
Dengeleme…
Bu hükûmetlerin en büyük sorunu ve aynı zamanda görevi, bu baskı gruplarını farklı yöntemlerle dengelemekti. Genelde kapalı olduğundan, Mebûsan Meclisinin bir denetim ve denge unsuru olması söz konusu değildi.
Hükûmetlerin Görev Süreleri…
Bu dönemde hükûmetlerin görev süreleri kısa olup bu durum ise daha ziyâde, devlet işlerinin istikrar kazanamadığı, kamu düzeninin bozulduğu buhranlı dönemlere özgü bir durumdur. Mütâreke döneminde ilk on hükûmetin görev süreleri oldukça kısa iken, hepsinin toplamından daha fazla görev yapan son Tevfik Paşa Hükûmetinin görevi ise saltanatın kaldırılmasıyla sonlanmıştır. Bunda ise kuşkusuz 23 Nisan 1920 tarihinde kurulmuş olan TBMM’nin Anadolu’da yegâne güç olması ve büyük zaferi de başarmış olması belirleyici olmuştur.
Mütâreke Döneminin Sözde Hükûmetleri…
Mütareke döneminde mevcut olan aciz ve sözde İstanbul Hükümetleri ssırasıyla şunlardı:
- Ahmet İzzet Paşa Hükümeti (13.10-08.11.1919 arası dönemde toplam 27 gün)
- Ahmet Tevik Paşa Hükümeti (11.11.1918-12.01.1919 arası dönemde toplam 2 ay 7 gün)
- Ahmet Tevfik Paşa Hükümeti (13.01-03.03.1919 arası dönemde toplam 1 ay 21 gün)
- Damat Ferit Paşa Hükümeti (04.03-16.05.1919 arası dönemde toplam 2 ay 12 gün)
- Damat Ferit Paşa Hükümeti (19.05-20.07.1919 arası dönemde toplam 2 ay 2 gün)
- Damat Ferit Paşa Hükümeti (21.07-01.10.1919 arası dönemde toplam 5 ay 2 gün)
- Ali Rıza Paşa Hükümeti (02.10.1919-03.03.1920 arası dönemde toplam 5 ay 2 gün)
- Salih Hulusi Paşa Hükümeti (08.03-02.04.1920 arası dönemde toplam 26 gün)
- Damat Ferit Paşa Hükümeti (05.04-30.07.1920 arası dönemde toplam 3 ay 26 gün)
- Damat Ferit Paşa Hükümeti (31.07-17.10.1920 arası dönemde toplam 2 ay 17 gün)
- Ahmet Tevfik Paşa Hükümeti (21.10.1920-04.11.1922 arası dönemde toplam 2 yıl 14 gün)
En Önemli Farklılık…
Padişaha içtenlikle bağlı olan bu hükûmetlerin aralarındaki en önemli farklılık Anadolu’daki Millî Harekete bakış açılarından kaynaklanmaktaydı. Bu hükûmetler, Millî Hareketi İstanbul’a tâbî kılmaya çalışırken, bunun uzlaşmayla mı yoksa sert önlemlerle mi gerçekleştirileceği konusunda ayrılıyorlardı.
Umut ve Uyum…
Padişah ve hükûmetleri kurtuluş yolu ararken, kötünün iyisi denebilecek bir barış antlaşması kotarmak umuduyla işgâlci devletler ile uyumlu ilişkiler içinde olmayı esas almışlardı. Bu devletlerden sadece biriyle bile başa çıkılamayacağı kuruntusu kafalarda yer etmişti. Bu çerçevede İtilaf Devletleri’ne karşı düşmanlık durumuna girmemek ve padişah-halifeye canla başla bağlı kalmak bu hükûmetlerin temel özelliği idi.
Konjonktürel Olarak…
Millî Hareket de genelde gelişmelerden Padişahı sorumlu tutmak yerine (konjonktürel olarak) İstanbul hükûmetlerini hedef almış, Sivas Kongresi kararlarının uygulamaya geçirilmesi de yeni bir devletin kuruluşu sürecini hızlandırmıştır.
Anadolu’daki Alternatif Yönetim…
Amasya Genelgesi doğrultusunda Anadolu’da, İstanbul hükûmetlerinden bağımsız hareket eden ve ona alternatif yeni bir yönetim oluşmuştur. Mütâreke sonrasında Anadolu’da farklı isimlerle kurulan müdafaa-i hukuk derneklerinin Sivas Kongresi’nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği” adı altında birleştirilmesiyle oluşturulan Millî Teşkilatın yürütme organı olan Temsil Heyetinin başkanlığına seçilen Mustafa Kemâl Paşa, İstanbul’un işgâli üzerine, “olağanüstü yetkilere sahip” bir meclisi Ankara’ya davet ederek ve 23 Nisan 1920 tarihinde açılmasını sağlayarak bu meclisin devlet işlerine el koymasını sağlamıştır.
Gerçekte…
İşgâl altındaki bir ülkede, başkentte zor şartlar altında işbaşına gelen, görev yapan, Millî Mücadele’nin dışında ve karşısında görünen bu hükûmetler gerçekte bütün olayların içinde olmuştur. Bu dönemde Padişah da saltanatın devamını, hükûmetlerin yabancı güçlerle uyumlu hareket etmesinde görmüş, saltanat otoritesini oluşturmak, pekiştirmek ve millî direnişi sert önlemlerle yok etmek gereğini duyduğunda Damat Ferit Paşa başkanlığındaki hükûmetleri, uzlaşmak gerektiğinde de diğer hükûmetleri göreve getirmiştir.
Gözde Figürler…
Ali Rıza Paşa [02.10.1919-03.03.1920] ve son Ahmet Tevfik Paşa hükûmetleri [21.10.1920-04.11.1922), Anadolu ile uzlaşmak amacıyla kurulmuş hükûmetlerdi. Padişahın gözde adamları olan Ahmet Tevfik Paşa ve Damat Ferit Paşa, iş başına gelen 11 hükûmetin sekizini kurmuşlar, bu hükûmetler döneminde, mütâreke gereği ülke işgâlcilerin kontrolüne girerken, İstanbul’da bulunan okullar, kışlalar, resmî ve özel binalar da işgâl edilmiş, Mebûsan Meclisi feshedilmiştir.
TBMM’nin Kabul Etmemesi Nedeniyle…
TBMM’nin kabul etmemesi nedeniyle Damat Ferit Paşa’nın Sevr Barış Antlaşması’nı uygulatamaması ve TBMM ile uzlaşmada engel görülmesi üzerine Ahmet Tevfik Paşa 1920 yılında tekrar hükûmet kurmakla görevlendirilmiştir.
TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’daki Ahmet Tevfik Paşa Hükümetinde İçişleri Bakanı olan Ahmet İzzet Paşa ve Denizcilik Bakanı olan Salih Hulusi Paşa arasında gerçekleşen Bilecik Görüşmesi [05.12.1920] de Anadolu’yu İstanbul’a bağlamaya yönelik başarısızılıkla sonuçlanan bir girişim olmuştur.
Damat Ferit Paşa Hükûmetlerinin Belirgin Özellikleri…
İlk dönem Damat Ferit Paşa hükûmetleri, eski İttihat ve Terakki hükûmetlerinde görev almış bakan ve bazı üst düzey yöneticileri tutuklamaya öncelik vermiş, ülkenin geleceğini teslimiyetçi politikalarda görmüştür. Damat Ferit Paşa Hükûmetleri yeni atamalar ve görevden çıkarmalarla, tutuklama kararlarıyla sürekli büyüyen millî direnişi kırmak, ülkedeki güç ve etkisini ortadan kaldırmayı denemişse de başarılı olamamıştır. İstanbul’daki tüm yıkıcı örgütler, Anadolu’daki ayaklanma örgütleri, tüm düşmanlar ve Yunan ordusu iş birliği yaparak Kuvâ-yı Milliyeyi yok etmek ve TBMM’yi yıkmak için çalışmıştır.
İzmir’in işgâli [15.05.1919], Eruzurum Kongresi [23.07.07.08.1919] Sivas Kongresi [04-11.09.1919], Sivas Kongresi’ni engelmeye yönelik Ali Galip Olayı ve Anzavur Olayı [I. Anzavur İsyanı 01.10-25.11.1919, II. Anzavur İsyanı 16.02-16.04.1920, III. Anzavur İsyanı [10-22.05.1920], Kuvâ-yı Milli’yei ezmek için kurulan Kuvâ-yı İnzibâtiye (Hilâfet Ordusu) ve Sevr Barış Antlaşması [10.08.1920], Damat Ferit Paşa Hükûmetleri dönemindeki önemli olaylardır.
Ali Rıza Paşa Hükümeti ve Ardılı…
Ali Rıza Paşa hükûmeti [02.10.1919-03.03.1920] Amasya Görüşmesini [20-22.10.1919] gerçekleştirmiş, Mebusan Meclisi’nin toplanmasını [12.01.1920] sağlamıştır. İtilaf Devletleri’nin baskısına ilaveten Kuvâ-yı Milliye ile aralarında gerginliğin başlayıp tırmanması üzerine istifa etmiştir. Ardılı Salih Hulusi Paşa Hükûmeti [08.03-02.04.1920] döneminde gelişen olaylar, işgâllere karşı direniş ve alınan kararlar; Millî Mücâdele’yi haklı olduğu davada meşrû zeminlere oturtmuş, İstanbul’un resmen işgâli [16.03.1920] de bu dönemde gerçekleşmiştir.
Farklı Tepkiler…
İstanbul hükûmetleri ülkenin kurtuluşu ve geleceğini, saltanatın devamını da dikkate alarak Anadolu’daki Temsil Heyeti ve TBMM’den farklı algılamış ve dolayısıyla gelişmelere de Anadolu’dan farklı tepki vermiştir.
Sonuç...
Mondros Mütârekesi sonrasında, yapılacak olan barış konferansında ülke ve saltanat adına kötünün iyisi olabilecek bir barış antlaşması kotarmayı, İtilaf Devletleri ile uyumlu ilişkilerde gören Saray ve İstanbul hükûmetlerin bu zelil politik tutumu ülke ve milleti artan bir şekilde yok olacak bir hâle sürüklerken Sivas Kongresi’nden [04-11.09.1919] itibaren ise ülkenin bağımsızlığı, milletinin de özgürlüğü adına yükselen haysiyetli ve kararlı bir duruş da etki ve kapsama alanını sürekli genişletmiş, bunun sonucu İstanbul’daki kıymeti kendilerinden menkûl sözde otoriteler gün be gün zilletle tarihe karışırken Mustafa Kemâl Paşa önderliğindeki Anadolu’daki yerli ve millî hareket de destansı bir zaferin ardından (bir zillet hâlini ifade eden Sevr’i de geçersiz kılan) Lozan zaferini de başarmış, ardından da Türkiye Cumhuriyetini ilan ederek Türk milletinin tarihinde şerefli ve yeni bir sayfa açılmıştır.
Türk milletinin tarihinde şerefli ve yeni bir sayfa açan Gazi Mustafa Kemâl Paşa’nın manevî şahsında bu başarının cümle hissedarlarına minnet, şükran, saygı ve rahmetle...
© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
KAYNAKLAR
Ahmet Emin Yalman, “İstanbul Hükûmetleri ve Millî Mücadele”, 12.02.2021, Erişim Tarihi: 10.03.2026; Celal Erikan, Kurtuluş Savaşı Tarihi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 3. Baskı, İstanbul 2014; Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Bateş Yayınları, İstanbul 1980; Gotthard Jaeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi (30 Ekim 1918-11 Ekim 1922), TTK Bsmv., Ankara 1970; İrfan Paksoy, Cihan Harbi’nde OsmanlI Devleti, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2018; Lord Kinros, Atatürk, (Çev.: Necdet Sander), 9. Baskı, Sander Yayınları, İstanbul 1984; Mustafa Kemâl Atatürk Nutuk, Biz Bize Basın Yayın Eğitim Hiz. San. Tic.Ltd.Şti., Ankara 2007; Sabahattin Tansel, Mondros’tan Mudanya’ya Kadar, C. I, II, III ve IV, MEB Yayınları, İstanbul 1991; Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. I, II, III ve IV. Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1994.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.