İrfan Paksoy
Akbaş Baskını - 2
Mondros Mütârekesi sonrasında Fransızlar tarafından el konulan Osmanlı ordusuna ait Eceabat (Çanakkale) yakınlarındaki Akbaş Cephâneliğine Köprülülü Hamdi Bey liderliğindeki elli süvariden oluşan bir kuvâ-yı milliye mürfrezesi ile 26-27 Ocak 1920 tarihinde yapılan ve başarıyla sonuçlanan baskına ilişkin iki bölümden oluşan makalemin ilk bölümü bir önceki makalemde yayımlanmıştı.
Söz konusu makalede Mondros Mütârekesi’nin Türk Boğazlarına bakan yönü ve Boğazlardaki Türk birliklerinin daha gerilere çekilmesi, Çanakkale Boğazı’nda İtilaf kuvvetleri tarafından işgâl edilen Akbaş Cephaneliğinin özellikleri, Batı Anadolu’da yapılan millî kongreler arasında önce çıkan Balıkesir Kongreleri, Balıkesir havâlisindeki millî gelişmeleri ezmek maksadıyla İngilizler ve onların kuklası Damat Ferit Paşa Hükûmeti tarafından desteklenen Anzavur İsyanı, Batı Anadolu’daki Kuvay-ı Milliye’nin artan silah ve mühmmat ihtiyacı, Akbaş Cephâneliğine baskın yapılmasına karar verilmesinin sebepleri, hazırlıklar ve muhtemel risklerden bahsedilmişti.
Makalenin ikinci ve son bölümü de bu makalede ele alınmıştır.
Baskın…
26-27 Ocak 1920 gecesi Lâpseki, Çardak ve Umurbey iskelelerindeki sandallar Bolayır motoruna bağlanarak Köprülülü Hamdi Bey’in emrinde hareket edilir.
Daha önce Akbaş’a geçmiş bulunan Dramalı Rıza Bey (1890-1920) emrindeki Kuva-yı Milliye müfrezesi Fransız karargâhını basar (26-27.01.1920). Depolardan sahile indirilen silah ve cephâne köylülerin de yardımıyla sandallara yüklenir. Derdest edilen 6 Fransız subay ve eri de Boğazın Anadolu yakasındaki Lâpseki’ye geçirilir. Büyük bir başarı ile gerçekleştirilen baskın kapsamında kaçırılan silahlar, en yakın sırtların gerisine nakledilir.
Baskından hemen sonra…
Baskından hemen ardından bir Fransız harp gemisi gelip limandaki (cephanelikten kaçırılan silah ve mühimmatın karşı kıyıya nakledilmesinde kullanılan) Bolayır motorunu batırır. İngilizler ise Gelibolu kaymakamını, belediye başkanını ve bütün devlet memurlarını tevkif edip Çanakkale Askerî Hapishânesi’ne koyar. Hem Gelibolu Yarımadası’na hem Anadolu yakasında karaya asker çıkarırlar, deniz devriyelerini artırırlar ve Çerkes Ahmet Anzavur’u da Akbaş’tan kaçırılan silahların peşine gönderirler.
İngiliz Generali ve Harbiye Nazırı Vekilinin nitelemeleri…
İngiliz Generali Milne baskını düzenleyenleri “bedhah” (kötü yürekli) olarak nitelendirir. Harbiye Nâzırı Vekili de aynı sıfatı yakıştırıp, Osmanlı Devleti’ne ait Maçka Silahhânesi’nin İngiliz ve Fransız birliklerinin korumasında olduğunu hatırlatır.
İngilizlerin baskına tepkisi…
Akbaş Olayına çok içerleyen İngilizler katı bir tutum içine girerler, Bandırma’ya asker çıkarırlar, bir İngiliz yüzbaşısı soruşturma açar, Akbaş’ta kalan silah ve cephâneyi yerli Rumlara dağıtırlar, kaçırılan silahların bulunması için de İstanbul Hükûmeti’ne baskıya başlarlar.
İngiliz ve Fransız kuvvetlerin endişeleri…
Baskın sonrasında bölgede terör estiren ve jandarmalara da işkence yapan İngiliz ve Fransız kuvvetlerinin bütün endişeleri, kaçırılan silahların Yunan Ordusu’na karşı kullanılmasıydı. Zira Balıkesir askerlik şubesi vâsıtâsıyla toplanmış olan 500 gence 14. Kolordu Komutanlığı tarafından harbe hazırlık eğitimi yaptırılıyordu.
Baskının yurt geneline yansıması…
Akbaş Baskını bütün yurtta duyulunca, halkta büyük bir heyecan ve sevince sebep olur. 61. Tümen Kumandanı Albay Kâzım (Özalp) Bey de durumu, Balıkesir Kongresi ve Kuvâ-yı Milliye adına 28 Ocak’ta Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemâl Paşa’ya bildirir. Paşa da 29 Ocak’ta Köprülülü Hamdi Bey’i tebrik eden bir telgraf gönderir.
İngilizlerin baskına dair propagandası…
İngilizler, Akbaş Baskını’nı Avrupa kamuoyunda “Türkler silahlanıyor, bütün Hristiyanları öldürecekler.” propagandasına dönüştürür.
Balıkesir Kongresinin İngilizlere Muhtırası…
İngilizlerin Bandırma’ya asker çıkartmaları Balıkesir Kongresi tarafından bir muhtıra ile protesto edildiği gibi Yunan kuvvetlerinin Anadolu’yu terk etmedikçe Akbaş Cephaneliğinden kaçırılan silahların iadesinin mümkün olamayacağı da ilan edilir.
İngilizlerin işbirlikçilere artırdığı destek…
Silah ve cephânenin iadesini sağlayamayan İngilizler, İngiliz işbirlikçisi ve millî harekete düşman Çerkes Ahmet Anzavur’a olan desteği artırırlar. Çeşitli vaatler ve dinî telkinlerle cahil köylüler de Anzavur’un yanında yer alırlar. Bölgede diğer bir asi olan Gâvur İmam da Anzavur’a tâbî olur. Böylece âsilerin sayısı birkaç bine ulaşır.
Köprülülü Hamdi Bey’in şehâdeti…
Köprülülü Hamdi Bey ve Dramalı Rıza Bey silahları bir an evvel Balıkesir’e ulaştırmak isterler. Bu arada 61. Tümen Kumandanı Albay Kâzım Bey’in gönderdiği kuvvet geç de olsa yola çıkar. Ancak Çerkes Ahmet Anzavur ve Gâvur İmam’ın adamlarının Biga’yı basmaları üzerine Biga’dan, güneydeki Yeniceköy’e çekilmekte olan Köprülülü Hamdi Bey’i yolda pusuya düşürerek şehit ederler (17.02.1920). İngilizler bundan dolayı âsileri 5.000 İngiliz altını ile taltif ederler.
Dramalı Rıza Bey’in destansı direnişi…
Akbaş’tan getirilen silah ve cephâne Balıkesir’den ve Edremit’ten gelecek kuvvetlere verilmek üzere Yeniceköy’de Dramalı Rıza Bey tarafından muhâfaza edilir. Bu arada âsiler de bir ihbar üzerine köyü kuşatırlar. Rıza Bey’in yanında 40 kişilik bir kuvvet vardır. Asiler ise çok kalabalıktı. Yola çıkan kuvvetlerin kısa zamanda buraya ulaşması mümkün değildi. Silah ve cephânenin Anzavur’un eline geçmesi felâket olabilirdi. Bu durumda Rıza Bey’in önünde iki şık vardı: Ya çarpışa çarpışa eriyip silah ve cephâneyi hainlere kaptırmak ya da imhâ etmek. O da ikinci şıkkı tercih eder. Silah ve cephâne dinamitlenerek havaya uçurulur (21.02.1920) Rıza Bey ve adamları bu kargaşa ortamından faydalanarak Yeniceköy’den kaçar ve kuşatmadan da kurtulurlar.
Her ne kadar…
Böylece büyük fedakârlıklarla Akbaş’tan kaçırılan silah ve cephânenin Balıkesir’e ulaştırılması gerçekleştirilemez. İngilizlerin silahların peşine düşmesi ve kullandığı yerli işbirlikçiler, vatan savunması için mücâdele eden Batı Anadolu’daki Kuva-yı Milliye teşkilatını her ne kadar bu silahlardan yoksun kılsa ve potansiyelini kısmen engellese de vatan topraklarını işgâlcilerden temizlemeye yönelik kararlı mücadelesi artarak devam eder. Eşzamanlı olarak Çerkes Ahmet Anzavur ile İngiliz ve Yunan iş birliği daha da artar.
Planlanan husus tam olarak gerçekleşseydi…
Akbaş Baskınından elde edilen silah ve cephane Kuvâ-yı Millîye’nin eline geçmiş olsaydı, Manisa ilinde Soma ve Akhisar ilçeleri arasında yerleşmiş bulunan Yunan kuvvetlerine büyük bir baskın yapılması, bu baskından sonra da İzmir üzerine yürünmesi planlanmıştı.
Akbaş Baskını’nın Hükûmete etkisi…
Akbaş Baskını, Kuva-yı Milliye’ye olumlu bakan Sadrazam Ali Rıza (Sedes) Paşa kabinesinin de sonu olur (03.03.1920). İngilizlerin etkisi burada da görülmüş, sadârete kısa bir süreliğine Salih Paşa, hemen ardından da İngiliz işbirlikçisi ve millî harekete düşman Damat Ferit Paşa tekrar getirilir (05.04.1920).
Bu süreçte her ne kadar İngilizlerin Kuva-yı Milliye’yi zayıf düşürüp Yunan yayılmasını kolaylaştırmak planı geçici olarak başarılı olur ide de Millî Mücâdele’nin güçlenerek devam edecektir.
Sonuç yerine…
Akbaş Baskınının lideri ve kahramanı Köprülülü Hamdi Bey ve silah arkadaşlarını rahmetle yâd ediyoruz.
Uygun vesilelerle Şanlı Millî Mücâdele’yi anlatmaya devam edeceğiz.
© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
KAYNAKÇA
İlhami Bebek, Millî Mücadele’de Akbaş Cephaneliği Baskını, Gnkur. Bsmv., Ankara 1994; Kazım Özalp, Millî Mücadele 1919-1922, Türk Tarih Kurumu Bsmv., Ankara 1988; Mustafa Kemâl Atatürk Nutuk, Biz Bize Basın Yayın Eğitim Hiz. San. Tic.Ltd.Şti., Ankara 2007; Mücteba İlgürel, “Akbaş Cephaneliği Baskını”, Dergipark Akademik, Yıl 1982, Sayı: 33, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/101861, Erişim Tarihi: 31.01.2026; Zeki Arıkan, “Mîllî Mücadele’de Balıkesir“, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Ensitüsii Atatürk Yolu Dergisi, Sayı 24, Kasım 1999-2003; Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü-II (Açıklamalı Kronoloji), Türk Tarih Kurumu Bsmv., Ankara 1994, Erişim Tarihi: 31.01.2026; Zeki Çevik, “Köprülülü Hamdi Bey ve Akbaş Cephaneliği Baskini“ Dergipark Akademik, Yıl 2006, Sayı 10, dergipark.org.tr/tr/download/article-file/9866, Erişim Tarihi: 31.01.2026
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.