Cesur bir karar

Genel…

Bugünkü makalemde 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya gelen Mustafa Kemâl Paşa’nın, 12 Ocak 1920 tarihinde İstanbul’da açılan Mebûsân Meclisi üyeleri ya da Hükûmetteki bakanlardan herhangi birinin İstanbul’daki İtilaf İşgâl Kuvvetleri tarafından tutuklanması hâlinde Anadolu’daki İtilaf Devletleri subaylarının tutuklanmasına ilişkin kararı ve bu konuda Anadolu’daki kolordu komutanlıklarına gönderdiği telgraftan bahsedilmektedir.

Öncesi…

Osmanlı Devleti’nin ağır bir yenilgiyle çıktığı I. Dünya Savaşı sonrasında imzaladığı Mondros Mütârekesi (30.10.1918) ardından ülke topraklarının İtilaf kuvvetleri tarafından mesnetsiz gerekçelerle yer yer işgâl ediliyor olmasına rağmen İngiltere’nin insafına sığınarak kötünün iyisi bir barış anlaşması sağlamaya yönelik tutum ve politikalar izleyen ve Türk milletini de adeta sahipsizmiş gibi bir duruma düşüren İstanbul’daki Saray ve hükûmetin bu acziyetine karşı hükûmetin yerine, Sivas Kongresi’nde (04-11.09.1919) Türk milleti adına “yürütme” görevini üstlenen Mustafa Kemâl Paşa başkanlığında bir Temsil Heyeti seçilmişti.

Paşa başkanlığında Sivas’ta gerçekleşen Kumandanlar Toplantısında (18-26.11.1919), İzmir ve havâlisinin Yunan işgâlinde olması ve başlatılan millî direnişte asıl mücâdelenin Batı Cephesinde verilecek olması nedeniyle Temsil Heyetinin Ankara’ya taşınması kararlaştırılmış, Mebûsan Meclisi için yapılacak olan seçimlerin ardından seçilecek mebusların, Meclis’in açılması sonrasında dikkat edecekleri önemli hususlar konusunda kendilerinin bilgilendirilmeleri için İstanbul’a gitmeden önce Ankara’ya uğramaları istenmiştir.

Bu karar gereği çalışmalarını Ankara’da sürdürmek üzere 18 Aralık’ta Sivas’tan ayrılan Mustafa Kemâl Paşa liderliğindeki bazı Temsil Heyeti üyeleri 27 Aralık’ta Ankara’ya gelmiş Ankara’da kalabalık ve çoşkulu bir halk desteği ile müstesnâ denebilecek zaman dilimlerinde kurulan Seymen Alayı ile karşılanmışlar, bu tarihten sonra Ankara, Millî Mücâdele’nin kalbi ve karargâhı olmuştur.

İttihatçılardan meydana geldiği gerekçesiyle ve İngilizlerin isteği üzerine 21 Aralık 1918 tarihinde Padişah tarafından kapatılan Mebûsân Meclisi, 1 yıl 21 gündür kapalı kalmasının ve yenilenen seçimlerin ardından her ne kadar ömrü kısa süreli olacak olsa da 12 Ocak 1920 tarihinde açılarak faaliyetlerine başlar.

Nota ve İstifalar…

İngiliz Karadeniz Orduları Başkomutanı General Milne, Ege bölgesinde Yunanların işgâlindeki bölge ile bu bölge dışındaki Türklerin bulunduğu bölgeyi birbirinden ayırmak üzere Paris Barış Konferansı kararı gereği belirlediği ve kendi adıyla anılan hattın (Milne Hattı’nın), Aydın’daki Kuvâ-yı Millîye güçleri tarafından çiğnendiği gerekçesiyle 1 Aralık’ta Harbiye Nâzırı Cemal Paşa'ya gönderdiği sert notada “Paris Barış Konferansı'nın kararlarının gereklerinin yerine getirilmesi gerektiği. Milne Hattı’nın Türk kuvvetleri tarafından çiğnenmiş olmasını Paris Barış Konferansı kararlarına itaatsizlik gözüyle bakacağını ve bu durumdan da Osmanlı Hükûmetini sorumlu tutacağını” belirtir.

Milne'in bu sert notasına 4 Aralık’ta cevap veren Harbiye Nâzırı Cemâl Paşa, Aydın’da yaşanan çatışmaların sorumluluğunun Yunanlara ait olduğunu ve sivil halkın da kendini koruduğunu belirtir. Cemal Paşa, Milne'in adı geçen yazısını ve bu cevabı 8 Aralık'ta Sadâret makamına sunar.

Bu gelişmeler esnasında Kuvâ-yı Milliye, 27 Mayıs’tan beri Yunan işgâlinde olan Aydın sırtlarına kadar sokulur ve 7 Aralık’ta şehri toplarla döver. Yunan kuvvetlerinin Kuvâ-yı Milliye unsurlarına saldırısı da püskürtür.

Bu çatışmaların ardından İngiliz, Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserleri, 17 Ocak 1920 tarihli notalarına dayanarak, Harbiye Nâzırı Cemâl [Mersinli] Paşa'nın istifa etmesini, Gnkur. Bşk. Cevat [Çobanlı] Paşa'nın da değiştirilmesini isterler. Yüksek Komiserler bu konuda Hükûmet'e verdikleri notada, seçilmiş subayların Kuvâ-yı Milliye'ye gönderildiğini, Batı Anadolu'da askerî birliklerin Kuvâ-yı Milliye'ye yardım ettiğini, top kaması ve silahların toplandığını belirtip Harbiye Nâzırı ve Gnkur.Bşk.nın istifası konusunda da Hükûmete 48 saat süre tanırlar. Bunun üzerine Hükûmet toptan çekilmeye karar vermiş ise de Cemâl Paşa bu durumun ülke için tehlikeli olduğunu ileri sürerek kendi istifası ile sorununun çözümlenmesini ister.

Bu notalar karşısında Cemâl ve Cevat Paşalar 21 Ocak 1920 tarihinde görevlerinden istifâ etmek zorunda kalırlar ve istifalarını Padişah'a sunarlar. Hâriciye Nâzırı da aynı gün akşam üzeri, adı geçen paşaların görevlerinden istifa etmiş olduklarını posta ile İstanbul’daki Yüksek Komiserlere bildirir. İki paşanın istifası her ne kadar Hükûmetin düşmesini önlemiş ise de zâten işgâl makamlarınca küçümsenen bu hükûmet, bu olaydan sonra yabancıların gözünde daha da küçülür.

Mustafa Kemâl Paşa’nın Cesur Kararı….

Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemâl Paşa, İstanbul’daki İşgâlci İtilaf Kuvvetlerinin bu pervasızlığı üzerine bunların daha da ileri giderek Mebusan Meclisinin ya da Hükûmetin üyelerini ya da herhangi bir üyesini tutuklamaya yeltenmesinin de mümkün olabileceğini dikkate alarak böylesi bir durumun gerçekleşmesi hâlinde misilleme olarak ve caydırıcılık sağlamak üzere Anadolu’daki İtilaf devletleri subaylarının tutuklanmasına karar verir, bu konuda hazırlıklı olunması ve gerekli tedbirlerin alınması maksadıyla Anadolu’daki kolordu komutanlarına şifreli bir telgraf mesajı gönderir.

Konuya Mustafa Kemâl Atatürk’ün “Nutuk” isimli eserindeki ifadelerle devam edelim…

“Efendiler, yabancıların (İstanbul’daki İtilaf Devletleri Komiserlerinin) İstanbul'da [baskılarını ve] saldırılarını artırarak [ve Hükûmete de nota vererek Harbiye Nazırı Cemâl Paşa ve Gnkur.Bşk. Cevat Paşa’nın görevden alınması talebinin] nâzır veya milletvekillerinden bazılarını tutuklamaları ihtimâline karşı, [Temsil Heyeti Başkanı olarak] Anadolu'da bulunan yabancı [Mütâreke gözlemci subayları da dâhil olmak üzere] subayların tutuklanmalarına karar verdim.

Bu kararımı ve buna göre [gerekli ön] tedbirler[in] alınması gereğini, 22 Ocak 1920 tarihinde, Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum'daki [20., 12., 3. ve 15.] kolordu komutanlarına “kişiye özel” olarak şifre[li telgraf mesajı] ile emrettim.…..”

Olayları İsâbetle Okuyabilmek ve Değerlendirebilmek…

Bu telgraf mesajı, Mustafa Kemâl Paşa’nın gelişmeleri ve olayları ne denli isâbetle değerlendirdiği tereddüde yer bırakmayacak bir şekilde göstermektedir.

Sonuç…

İstanbul İngilizler tarafından işgâl edildiğinde (16.03.1920) Mebusan Meclisi de oturum hâlindeyken bir İngiliz müfrezesi tarafından basılır. Aralarında eski Harbiye Nâzır Mersinli Cemal Paşa, Eski Gnkur. Bşk. Cevat Paşa ile Sivas mebusu ve eski Bahriye Nâzırı Rauf Bey de dâhil olmak üzere 14 mebusun da bulunduğu 150 kadar Türk devlet adamı ve aydını tutuklanarak bir İngiliz sömürgesi olan Malta’ya sürülür.

Son Osmanlı Mebûsan Meclisi 18 Mart’ta son toplantısını yapar. Üyelerinden bazılarının tutuklanması nedeniyle, mebusların, görevlerini serbestçe yerine getirme imkânı kalmadığına ilişkin bir protesto kararını oybirliğiyle kabul ettikten sonra Meclis çalışmalarını süresiz olarak durdurma kararı verir; 11 Nisan’daki Padişah kararı ile de yenilenecek seçimlerden sonra tekrar açılmak üzere kapatılır, bir daha da açılmaz ve toplanmaz.

Meclis’in basılarak bazı mebusların gözaltına alınması üzerine Anadolu’daki fiilî hükûmet niteliğindeki Temsil Heyeti’nin Başkanı Mustafa Kemâl Paşa’nın aynı gün yayımlanan emriyle Anadolu’daki İtilaf Devletleri subayları tutuklandığı gibi, öncülüğünde de Ankara’da 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM açılır, çalışmalarına başlar ve Türk milleti adına da egemenlik yetkisini üstlenir.

© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

KAYNAKÇA

Gotthard Jaeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi – Mondros’tan Mudanya’ya Kadar (30 Ekim 1918 -11 Ekim 1922), 2. Baskı, Türk Tarih Kurumu Yayınevi, Ankara 1989; İrfan Paksoy, “Kızılca Günümüzü Aydınlattınız”, 27.12.2025, https://ankaraulusgazetesi.com.tr/gundem/kizilca-gunumuzu-aydinlattiniz-4935h, Erişim Tarihi: 28.12. 2025; İrfan Paksoy, “İstanbul’un İşgâline Giden Süreç-6”, 07.03.2025, Ankara Ulus Gazetesi, https://ankaraulus gazetesi.com.tr/yasam/istanbulun-isgaline-giden-surec-6-2407h, Erişim Tarihi: 15.01.2026; Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber, Cilt II, Türk TTK Basımevi, 2. Baskı, Ankara 1986; Mustafa Kemâl Atatürk, Nutuk, Biz Bize Basın Yayın Eğitim Hiz. San. Tic.Ltd.Şti., Ankara 2007; Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1994.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Paksoy Arşivi