
İrfan Paksoy
Görklü Zafer: Dumlupınar
“30 Ağustos’ta sevk ve idare ettiğim muharebe,
Türk Milleti´nin yanımda bulunduğu hâlde,
idare ettiğim ilk ve son muharebedir. …”
Gazi ve Müşir Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa
Büyük Taarruz’un beşinci günü.
Saat 07.00. Düşman, büyük kısmı ile geceyi Çalköy ve Adatepe bölgesinde geçirmiş ve bu sabah Çalköy’ü yararak batıya yürüyüşe geçmiş, Kızıltaş vadisinden kaçmayı planlıyordu.
Nureddin Paşa’nın emri…
Saat 09.00. 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa, 4. Kolordu Komutanı Albay Kemâlettin Sami Bey’e, Yarbay Ömer Halis Bey komutasındaki 23. Tümeni takviye etmesini ve Kızıltaş Vadisini de kapamasını emretti. Bu konuda her ne kadar 29-30 Ağustos gecesi Yarbay Ömer Halis Bey komutasındaki 23. Tümen tarafından yapılan başarılı harekâtla Dumlupınar yolundaki Yunan birlikleri ile Arpagediği’ndeki Yunan birliklerin birleşmesi önlenmiş ise de bahse konu emir, geceleyin 23. Türk Tümeni tarafından sağlanan başarının genişletilmesine yönelikti.
Başkumandan’ın emri…
Saat 10.00. Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa 1. Ordu karargâhına geldi. Oradayken Geceleyin Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa’ya Çalköy’de Yunanların mutlaka imhâ edilmesini, [Afyon Cephe Komutanı Tümegeneral] Trikupis ve [İhtiyat Kolordusu Komutanı Tümgeneral] Diyenis’in de çember içinde kaldığını bildirerek bunların da esir alınmasını emretti.
Saat 13.00. Başkumandan, Yunan mevzilerinin hayli yakınında bulunan Çalköy yakınlarında karargâhını kurdu, Fevzi Paşa da Genelkurmay Karargâhını, 2. Ordu Karargâhında kurdu.
Başkumandan Zafertepe’de…
Saat 14.00. 2. Orduya bağlı Mürettep Süvari Tümeni Kütahya’ya girdi. Eşzamanlı olarak Başkumandan Çalköy’ün doğusundaki asıl muharebe hattına yani muharebeyi bizzat yöneteceği (Kütahya’nın güneybatısında bulunan Aslanapa ilçesinin güneybatısında bulunan ve Başkomutan Meydan Muharebesi'nin sevk ve idare edildiği) Zafertepe’ye çıktı ve 11. Tümen yanında muharebeye bizzat komuta etti.
2. Ordu bağlısı 6. Kolordunun 16. Tümeni, çekilmeye çalışan 5. Yunan Tümenine taarruz etti. 2. Ordu da muharebeye ağırlığını koymaya başlamıştı.
Saat 17.00. 2. Orduya bağlı 61. Tümen batıya çekilmeye çalışan 12. Yunan Tümeninin önüne çıktı ve Çalköy kuzeyinde Akpirim tepelerinde bu iki tümen arasında şiddetli bir muharebe başladı.
Trikupis Grubu, kuzeydeki 2. Türk Ordusu ile güneydeki 1. Türk Ordusu arasında sıkışıp kalmıştı. Başkumandan’ın 1-2 km ilerisinde Türk ve Yunan kuvvetleri arasında göğüs göğüse muharebe yapılıyordu.
Saat 18.30. Gazi ve Müşir Başkumandan Zafertepe’den 5. Tümene süngü taarruzu ile Küçük Adatepe’yi ele geçirme emri verdi. Saat 19.00’da da ele geçirildi.
Yunan kuvvetlerinin çözülmesi…
Yunan kuvvetleri çözüldü, panik başladı, topçuları da büsbütün sustu... Yunan Küçük Asya Ordusu (YKAO)’nun en büyük parçası olan Trikupis komutasındaki Afyon Grubu son nefesini veriyordu...
Öğleyin başlayan şiddetli muharebe akşama dek aynı şiddetle devam etti. Yunan kuvvetleri kaçmak istedilerse de başaramadılar. Yunan Bağımsız Tümeni, Trikupis Grubu ile bağlantı kuramayarak batıya çekildi.
Hezimet…
Dumlupınar Muharebesi YKAO’nun biraz daha küçülmesi ve bu ordunun bilhassa da Afyon Grubu’nun perişan olmasıyla sonuçlandı.
Saat 23.30. 23. Tümen süngü hücumu ile Büyük Adatepe’yi ele geçirdi.
Trikupis Grubu tüm araç - gereçlerini bıraktıkları için bu grubun on bine yakını geceleyin Kızıltaş vadisinden kaçabildi.
Başkumandan’ın Dumlupınar’a yönelik değerlendirmeleri…
Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemâl, Başkomutan Meydan Muharebesi’ni Nutuk’ta şöyle anlatmaktadır:
“Efendiler, 26/27 Ağustos günlerinde…. , düşmanın Afyon’un güneyinde … ve doğusundaki …. müstahkem cephelerini düşürdük. … Düşman, ordusunu … 30 Ağustos’a kadar Aslıhanlar yöresinde kuşattık. 30 Ağustos’ta yaptığımız savaş sonunda, düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık. … Tasarladığımız kesin sonuç, beş günde alınmış oldu.”
Tarafların beş günlük toplam zayiatı…
Büyük Taarruz’un başlangıcı olan 26 Ağustos’tan YKAO’nun belinin kırıldığı Dumlupınar Zaferi’ne kadar olan beş gün zarfında tarafların kaybına gelince…
TBMM Ordularının zâyiatı (146’sı subay) 2.543 şehit, (378’i subay) 9.977 yaralı, (2’si subay) 55 esir olmak üzere toplam 12.575 kişi iken Yunan Askerî Tarihine göre Yunan kuvvetlerinin zâyiatı ise 20.000 civarındaki esir hâriç olmak üzere toplam 121.500 kişidir.
Başarının genişletilmesi…
Dumlupınar büyük ve görklü bir zaferdi.
Gün sonunda YKAO’ya ait on iki tümenin beşi imhâ edilmişti. Kalanlar ise bütün ağır bozgun hâlinde kaçıyordu. Artık sıra Türk kuvvetlerinin başarıyı genişletmek üzere takip harekâtı başlatmasına gelmişti.
Başkumandan’ın dirayetli komutasındaki TBMM Orduları ile 26 Ağustos’ta Afyon dolaylarında aniden kopan Türk kasırgasının hızını kaybedeceğine dair herhangi bir emâre yoktu.
Dumlupınar’da beli kırılan YKAO, Uşak’ta yahut daha gerilerde toparlanıp bir savunma hattı kurabilirdi. Bu ise elde edilen başarıyı sınırlı kılabilirdi. Oysa Başkumandan’ın amacı Yunan kuvvetlerini vatan topraklarından söküp atmaktı. Bu nedenle Dumlupınar’da elde edilen başarı genişletilmeydi. Öyle de olacaktı.
Başkumandan, 30 Ağustos gecesi, Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa’ya geri çekilmeye başlayan Yunan kuvvetlerinin toparlanmasına fırsat verilmeden takip edilmesini emretti.
Not: Büyük Taarruz’un sonraki aşamalarını farklı başlıklar altındaki makalelerimizle sonraki yazılarımızda anlatmaya devam edeceğiz.
© 2025. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
KAYNAK
Makale, İrfan Paksoy’un “Büyük Taarruz Destanı” (Alka Yayınevi, Trabzon 2023) isimli eserinden derlenmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.