Saliha Yazan
Modern hayat merakı
İnsanların İslam dışı yaşayanlarda, geçim bozukluğu, aile kavgası, her dert var. Ve insanın en büyük felaketi ALLAH ile beraber olmamaktır.
Nefis ve şeytan ona hakim olur. İnsanoğlu belli yaşından sonra hayatımızdan dostlarını daha iyi tanırlar. Vefasızlardan hainlerden uzaklaşmak isterler. BU nedenle; Sen aramayı, yazmayı bıraktığın an bakarsın ki o aramıyor, yazmıyor. Bütün ilişkiyi sen devam ettiriyorsun... İnsandan bir şey öğrenemiyorsan, o insan gereksizdir...
Başkalarının sırlarını sana anlatan senin sırlarını da başkalarına anlatan iki dostu bir birinden ayıran, tartışmayı bilmeyen, dinlemeyen, kendi fikrini dayatan insanla konuşacak bir şeyi olmayan...
Konuşurken “yoğunum” kelimesini ağzına sakız etmiş, sürekli zamansızlıktan dem vuran, seninle konuşmamak için mazeret belirten aciz kişileri unutmamalı. “Ben buyum” deyip işin içinden sıyrılan insanla asla anlaşılmaz zavallılar... Saatlerce kendi derdini anlatıp durur, bencillikten burnunun ucunu görmez... Bu insanla Ne yaparsan yap gülmez. Bazıları da mutsuzluktan beslenir...
Senden alır, alır, alır… Vermeye gelince beklentisiz sevgiden dem vurur... Değer veriyorsan Sen değer görmüyorsun. Aksine seni aptallıkla suçlarlar. Kendi yapamadığı için senin başarılarını küçümser. Hatta dürüstlük adı altında kıskançlığını kusar.
Hayallerini dinlemeyenleri, acını ve mutluluğunu paylaşmayanları... Neyini göresiniz ki sileceklerin ismini hafızanızdan siliniz kendinizden uzaklaştırınız. Modern hayat, insana yeni davranış biçimleri ile İslami yaşayıştan uzaklaştırdı.
Yeni nesil aile yapısında yaşlıları görmek istemiyor, yaşlılardan kaçmaya çalışıyor. Yaşlanmadan korkulduğu gibi yaşlılar ile beraber aynı ortamda bulunmaktan da kaçmakta ve onlarla ilgilenmeyi kayıp zaman olarak görmekte. Bu değişimden en çok aile nasibini aldı. Çocuklar dede ve ninelerini görmeden, sıcaklıklarını hissetme- den büyüyorlar. Onların tatlı masallarını, ninnilerini dinlemeden uyuyorlar.
Ölmemek için, yiyip içmek gerektiği gibi, kâfirlere aldanmamak, dinden çıkmamak için de, dinini, imanını öğrenmek gerekir. Ecdadımız her zaman toplanıp, İlmihal kitaplarını okur, dinlerini öğrenirlerdi. Ancak böyle Müslüman kaldılar. İslamiyet’in zevkini aldılar. Bu saadet ışığını bizlere, doğru olarak ulaştırabildiler.
Bizimde, yavrularımızı yabancılara, kötü emel- lerine kaptırmamamız için, gereksiz işlerle faydasız fikirlerle uğraşmamalıyız. Artık pek çok ev aksakallı dedeler ve pamuk gibi sevecen ninelerin torun sevgisinden mahrum bırakılıyor.
Mutluluk ateşini kendiniz yakın Allah böylesi şeytan tipli insanlarda uzak, sevgisiz yaşatmasın… Saygı ve sevgi ile yaşatsın…
Yer altındaki sessizlik, yeryüzündeki çığlık
02 Mayıs 2026 Cumartesi 01:00Adaletin kadın yüzü
25 Nisan 2026 Cumartesi 01:00Bir okulun sessizliği
17 Nisan 2026 Cuma 01:00İnceliğin sessiz gücü
11 Nisan 2026 Cumartesi 01:00Sessizliğin içinde saklı bir hatıra
04 Nisan 2026 Cumartesi 01:00Yaşlılar Haftası
28 Mart 2026 Cumartesi 01:00Bir çınarın ardından
19 Mart 2026 Perşembe 01:00Bir milletin kalbinden yükselen marş
14 Mart 2026 Cumartesi 01:00Sınıfta başlayan korku, toplumda büyüyen utanç
07 Mart 2026 Cumartesi 01:00Pelerinsiz kahramanlarımız
28 Şubat 2026 Cumartesi 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.