Saliha Yazan
Bir okulun sessizliği
Şanlıurfa’nın Siverek ve Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yaşanan ve bir okulun duvarlarını tarifsiz bir acıyla sarsan olaylar, yalnızca bu iki ilçenin değil, hepimizin yüreğine düşen ağır bir gölge oldu. Bir eğitim yuvasının; Çocukların hayaller kurduğu, dostluklar biriktirdiği, geleceğe umutla baktığı bir yer olması gerekirken, şimdi o okul, yarım kalan cümlelerin ve suskunlukların tanığı.
İki okulda yaşanan özellikle Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki birisi öğretmen, 9 öğrencinin öldürüldüğü saldırı gerçekten yürekleri kanattı. Bu iki okuldaki şiddet, aslında toplumun en kırılgan noktasına yönelmiş bir darbe. Çünkü okul, sadece derslerin işlendiği bir yer değil; aynı zamanda güvenin, merhametin ve birlikte yaşama kültürünün öğretildiği bir alan. O alanın kirlendiği anda, hepimizin ortak hafızasında derin yaralar açılır.
Okuldan mezun olmuş bir öğrencinin polis, öğretmen, öğrenci demeden oklu uzun namlulu silahla girip acımasızca ateş açmasının görüntülerini izledim dehşet içerisinde kalarak izledim. Bu saldırının bir gün sonrası Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve birisi öğretmen toplam 9 kişinin katledilmesi ise tam anlamıyla kan dondurdu.
Amerika gibi ülkelerde sık sık duyduğumuz okul baskınlarının ülkemizde yaşanmasına çok üzüldüm. Baskını yapan gencin intihar etmesi de apayrı bir üzüntü kaynağı. Bu acı olay bizlere gerçeği bir kez daha hatırlattı: Çocukları korumak, yalnızca ailelerin ya da öğretmenlerin değil, bütün bir toplumun sorumluluğu. Okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve gençlerin duygusal dünyalarına daha fazla temas edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk.
Mesele sadece önlem almak da değil. Şiddeti doğuran dili, öfkeyi besleyen ortamları ve görmezden gelinen küçük kırılmaları da konuşmak gerekiyor. Çünkü büyük trajediler çoğu zaman küçük ihmal ve sessizliklerin birikiminden doğar.
Bugün Siverek’teki okulda yaralı öğrenciler ve öğretmenler eksik. Ama aslında eksilen, hepimizin içindeki o güven duygusu. Şimdi yapılması gereken, bu acıyı sadece izlemek değil; ders çıkarmak, sorumluluk almak ve bir daha asla yaşanmaması için kararlı adımlar atmak. Hiçbir çocuk, bir okul kapısından içeri girerken korku duymamalı. Hiçbir veli çocuğunu endişeyle okula göndermemeli, hiçbir öğretmen hayatından endişe etmemeli. Eğitim yuvası okullarımız temiz kalmalı. Şiddetle, kanla kirlenmemeli.
Vahim olayda yaralananlara acil şifalar, ailelerine metanet diliyorum.
Sağlıcakla kalın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.