Mahmut Erdemir
Hak-İş’in 50 Yıllık yolculuğu
Geçtiğimiz günlerde Hak-İş Konfederasyonu tarafından düzenlenen "Türkiye’de Çalışma Hayatının Gelecek 50 Yılı" Çalıştayı’na katılırken, zihnimde sadece yaklaşan dijital çağın getireceği teknik değişimler değil; gazetecilik mesleğim boyunca bu hareketin hafızasına yaptığım tanıklıklar da canlandı.
Bir işçi sendikasının, kuruluş yıl dönümlerini veya önemli dönüm noktalarını sadece sloganik kutlamalarla değil; bilimi, geleceği, insanı ve kültürü merkeze alan "50 Yıllık Vizyon Çalıştayları" ile taçlandırması Türkiye sendikacılık tarihi açısından takdire şayan bir duruştur. Bu vesileyle, sendikal harekete entelektüel ve vizyoner bir boyut kazandıran Hak-İş yöneticilerini yürekten kutluyorum.
Gazetecilik mesleğimin en dinamik yıllarında, Hak-İş Konfederasyonu’na liderlik etmiş merhum Necati Çelik, Salim Uslu ve Hüseyin Tanrıverdi ile yaptığım derinlikli söyleşiler ve nehir görüşmeler bugün hâlâ hafızamda.
Sendikanın son 40 yılını yakın takip ettim, biliyorum; Çelik’in yerli ve milli duruşla emeğin ahlaki zeminini birleştiren kurucu iradesi, Uslu’nun sendikacılığı sosyolojik ve akademik bir kritiğe tabi tutan entelektüel vizyonu, Tanrıverdi’nin toplumsal barış, çalışma hayatında adalet ve saha-söylem dengesini gözeten kapsayıcı yaklaşımı...
Bugün ise temsil ettiği sektörün, hizmet kolunun, günlük sorunlarını ve işleyişini çok iyi bilen HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan hitap ederken açık, net, birleştirici ve etkileyici bir dil kullanıyor. Arslan, farklı uzmanlık alanlarına sahip kuruluşların bir araya gelerek karmaşık toplumsal meselelere çok boyutlu ve kalıcı çözümler üretmelerini de önemsiyor.
İşte bu anlayışla; Türkiye Yazarlar Birliği ve HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından Mehmet Âkif Ersoy’un aziz hatırasına ithafen “İş Ahlâkı, Çalışma Hayatı ve Safahat” temasıyla 25-26 Aralık 2021 tarihlerinde 5. Ahlak Şûrası düzenlendi. Şûra oldukça başarılı geçti, kitap olarak da yayımlandı. İki kurumun iş birliği örnek bir çalışma olarak kayıtlara geçti.
Türkiye Yazarlar Birliği olarak, Hak-İş’in bu tarihi çalıştayında sunduğumuz perspektifin özü de tam olarak buraya dayanmaktadır: Geleceğin çalışma hayatı kurulurken, teknik yeterlilik ile kültürel ve etik derinlik mutlaka bütünleştirilmelidir.
Önümüzdeki 50 yıl boyunca teknoloji hangi boyuta ulaşırsa ulaşsın; üretimin, fikrin ve emeğin öznesi insan kalmaya devam edecektir. Türkiye’nin gelecek vizyonu; sadece robotlaşan ve otomatize olan bir sanayi düzeni değil, insani ve kültürel değerleriyle büyüyen, adil ve sürdürülebilir bir "Emek Medeniyeti" olmalıdır.
Akademisyenlerin, uzmanların, sendikaların, ilgili bakanlık temsilcilerinin ve STK’ların katılımlılarıyla yapılan bu vizyoner çalıştayı düzenleyerek geleceğe ışık tutan Hak-İş Konfederasyonu’nun değerli Başkanı Mahmut Arslan ve çalışma arkadaşlarını bir kez daha tebrik ediyor; düşüncenin emeği ile alın terinin buluştuğu bu yolda nice 50 yıllar diliyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.