Abdulkerim SOLAK
İşsizin halinden anlamak
İşsiz olmak, çalışmayı seven ve çalışma heyecanı nedeniyle yerinde duramayan bireyler için en dip nokta. Ülkemizde milyonlarca kişinin belirli nedenler ile işsiz kaldığı ve yeni iş arayışında olduğu bilinirken, elbette mutlak bir çıkmaz olacaktır diye düşünüyorum.
Herkesin nasibinin bir yerlerde gizli olduğunu, nasipten öte de bir yol olmadığını biliyorum.
Yaklaşık 10 yıldır içerisinde bulunduğum iş hayatımın geçtiğimiz ay sona ermesiyle beraber işsizler takımına bende katıldım. 10 yıl boyunca yoğun bir iş temposunun verdiği enerji, heyecan şimdilerde yerini haliyle düşüncelere ve belirsizliklere bırakmış durumda.
Geriye dönüp baktığımda iki farklı sektör üzerinde 10 yıl kadar büyük bir zaman tüketmiş biri olarak söylemem gerekiyor ki; işsiz olmak ne sektörlerin suçu, ne de insanların suçu. Çünkü bu ülkede işi olan kadar işi olmayan insanlarında varlığı süregelecektir ki düzen bir şekilde devam etsin.
Ben bir aydır işsiz olduğumu düşündüğümde aslında kendime de çok kızmıyorum ve kendime de çok misyon yükleyemiyorum. Çünkü biliyorum ki, bir yerlerde sağlık sorunu nedeniyle iş hayatına atılamayan binlerce mağdur var. Atama bekleyen ancak bir türlü atanamayan bireyler var. Sektör tercihi nedeniyle iş hayatına devam etmekte zorlananlar var ve hayat şartları gereğince ağır şartlar altında çalışmak zorunda kalan anneler ve babalar var.
Bu günümüzün olağan akışında yer alan bir gerçektir. Özellikle; 2026 yılı Türkiye’sinde yaşanan teknoloji gelişimlerinin beraberinde getirdiği işsizlik oranları kadar, iş yığınları da yaşanabilecektir.
Yapay zekanın işleyişi sona erdirdiği pek çok sektör var ve çoğu sektör artık yenilenme durumlarından dolayı istihdam düzeylerine doğrudan etki ederek çalışma hayatında büyük bir çığır açtı.
Ama iş hayatı hala devam ediyor.
Ben de dâhil olmak üzere, hiçbir işsiz hayatın olağan akışında sektör değiştirme korkusu yaşamamalıdır diye düşünüyorum. Özellikle istihdama yapılan destekler kapsamında elbet bir ekmek parası kazanılacak bir sektör veya iş kapısı karşımıza çıkacaktır diye ümit ediyorum.
Okulunu okuyup, mesleğini icra edemeyen ve bu nedenle mağduriyet yaşayan gençleri de anlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Her sektörde meslek zorlukları olacaktır. Çünkü ekmek aslanın ağzında ve kral çıplak değil.
Bu yüzden işsiz kalma korkusu yaşamanın verdiği düşünceler ve iş bulamama tedirginliğinin birazda meslek tercihlerine, ailelerin düşüncelerinin çocukları üzerinde bıraktığı etkiye de derinlemesine bakmak gerekiyor diye düşünüyorum.
Gelecek süreçte işsiz sayısı azalsın ümidiyle yaşarken, herkesin nasibini hak ettiği bir dünya diliyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.