Sevgiyi özde yaşayalım

Tekrar merhaba değerli okurlar. Hatırlanacağı üzere ilk yazımın konusu sevgi idi.

Aklımın erdiği, gönlümün elverdiği ve elimin tuttuğu kadar sevgi üzerinde devam etmek istiyorum.

Sevgiler saygıyla büyür, saygıda sevgiyle yeşerir. Sevginin önüne hiçbir özel gün geçmemeli ve bu günler özel gün değil, kurgulama günleridir. Mesela Sevgililer Günü

Hazreti Havva’nın Hazreti Ademle insanlık çağını başlatmasının yanında, Hazreti Hatice’nin Peygamber Muhammed’e evlilik teklifi etmesinin zarifliğinde, Fikriye’nin Atatürk’e sevdasının tadında, romanlardaki sevdaların destanı, Engelli bireyin kara sevdasını her gün beklemesinin yanında sevgililer günü nedir ki.

Yanındaki engelli birey evladının salyasını içmesinin, Engelli birey annenin evladına bakmasının yanında anneler günü nedir ki.

Evine tek ekmek götürmek için alın teri içmesinin yanında, şehit evladının acısını vatan sağ olsun adamlığında babalar günü nedir ki.

Sokak hayvanların insanlara korku sardığı sözde hayvan severler ver belediyelerin umursamazlığında hayvanlar günü nedir ki.

İnsan gibi insan olmayanların ve hayvanlara verilen değerler kadar değer verilmeyen, sadece dilleriyle sevgi gösterilen, arkasından oyun oynanan, hisleri anlamak istenilmeyen, her türlü iyilikleri görmezlikten gelinen, onları hep her şeyiyle görmezden gelenin, her şeyde hep arka plana atılan, onlara her şeyde ve her türlü şeytanca davranan, onları seviyormuş gibi gösterip nefret ederek kişilik yoksunu olan, onların her türlü hakkını afiyetle yiyen, onları tahrik ve tehdit eden, onlara veya onlar üzerinden şantaj yapan, onların her türlü zayıflığından faydalanan veya faydalanmaya çalışan, engelli dünyasından devrim yaratan, onların hiçbir sözünü hesaba katmayan, onlara her türlü insan kılıklı tarafından her türlü kötü davranılan, Engelli birey yanında engelli günü ve haftası nedir ki.

Huzur evine yatıran, dayak atan, her şeyde yalnız bırakan, iki laf etmeyen, saygıdan yoksun olan, halim ne olacak diye düşünmeden vefadan bihaber olduğunca yaşlılar haftası nedir ki.

Her gün öldürülen ve her türlü haksızlığa uğrayıp darbe yiyenler olduğunca öğretmenler günü ve buna benzeyen günler nedir ki.

Yukarda saydıklarımın tek ortak özellikleri, sevgiyi özde değil, sözde yaşayanlardır.

Sevgilerini özde yaşayanlar sevgi defterine yazıp yazdırıyorlar zaten.

Bazılarına ise menfaat, maddi, korku, güç ve şeytan silgisi sildiriyor sevgi defterinden.

Geçen hafta sevgi dolu bacımın bana ithaf yazdığı sevgi dolu şiirini sizlerle paylaştıydım.

Bu yazımda da, sevgi dolu ablamın bana ithaf yazmış olduğu sevgi dolu şiirini paylaşıyorum.

Sevgiler sözde değil, özde yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması umudumla sevgiyle kalın sevgili okurlar.

GURBANE OY

Can tende rahata ermez oldu bak

Nasıl gülsün bu ablan gurbâne oy

Zalim gurbet geçiş vermez oldu bak

Nerden bulsun bu ablan dermâne oy...

Senin gibi gardas çok zor bulunur

Yüreğim bin naçar candan sökülür

Can parçam gitti de boynum bükülür

Yine uymaz bu ablan zamâne oy

insan pazarında pazar eyledim

Şakıyıp söyledim, hiçe neyledim

Vurdum sazımın teline söyledim

Bitmez derdi bu ablan dumâne oy

Fatihim seni hiç unutmam asla

Ruhuma devreder kurutmam asla

Gönlünü hoş eder darıltmam asla

Gönlündeki bu ablan sermâye oy

Hasreti dertlendi kendi halince

Şükrettim nice cahili görünce

Sazı alıp dertli dertli vurunca

Daldı birden bu ablan ummana oy.

Şiir Hasreti

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatih Güler Arşivi

Sevgi

02 Nisan 2026 Perşembe 11:15