Eyüp Kara
Gençler nereye koşuyor?
Trendyol Süper Lig’de şampiyonluk yarışı kadar düşme hattı da alev alev tutuşmuş durumda. Ligin bitimine 6 hafta kala özellikle düşme hattında bulunan takımlar ligde kalmak için can derdine düşmüş durumda.
Şampiyonluk yarışı nefes keserken lider Galatasaray’ın deplasmanda Trabzonspor’a 2-1 yenilmesi işin rengini ve şeklini bir anda değiştirdi. Şimdi Karadeniz temsilcisi de yarışın içinde ve ciddi bir şampiyonluk adayı.
Her ne kadar Galatasaray bir maç eksiğiyle liderliğini sürdürse de artık korku dağlara onları bekliyor. Victor Osimhen olmadan işlerinin ne kadar zor olduğu Trabzonspor karşısında bir kez daha ortaya çıktı. Ha birde hakem yardımı olmayınca soyunma odasını basma, hakemlere sataşmalar bizi neden korumadan, kollamadan naraları dışında işleri çok zor.
Benim asıl meselem Ankara’nın Süper Lig’deki tek temsilcisi Gençlerbirliği. Başkent ekibi öyle bir çıkmazın içindeki böyle giderse ligden düşecek takımlardan birisi olarak görünüyor. Çünkü kadro yetersiz, yedek kulübesine bakıyorsun oyunun kaderini değiştirecek oyuncu göremiyorsun. Hal böyle olunca bu takım nasıl ligde kalır bende bilmiyorum.
Gençlerbirliği adeta galibiyeti unuttu. Kırmızı siyahlıların oynadığı son 8 maçta galibiyeti yok. İşin acı tarafı Kırmızı siyahlılar, Göztepe maçında bir isabetli şut atamadan tamamladı. Bunun yanında 6 maçtır gol bile atamıyor.
Şimdi çıkıp sahaya golü ben mi atayım? Golü ben atacaksam siz bu futbolculara o kadar parayı neden veriyorsunuz? Bu başarısızlık teknik direktör Volkan Demirel’e yazar başka kimseye değil. Gerçi ona da diyecek söz bulamıyorum elindeki kadrodan başarı beklemek gerçekten hayalden öteye gitmeyecek gibi görünüyor.
Gençlerbirliği, Metin Diyadin ile yollarını ayırırken çok acele etti. Takım ivme kazanmış her şey yolunda gidiyorken sizin derdiniz neydi ki teknik adam değişikliğine gittiniz. Bu başarısızlığın bir diğer ayağı da kırmızı siyahlı yönetim kurulu başta Başkan Arda Çakmak’a kadar uzanır hiç kaçarı yok.
Volkan Demirel, ikinci dönemindeki 4. maçında da galibiyetle tanışmazken 3. yenilgisini aldı. Bu yenilgi hiç iyi olmadığı gibi takımın kötü gidişatına engel olamamak ayrı bir vahim durum. Takımın bu hale gelmesinde birinci suçlu yönetimdir hiç başka yerde hata aramasınlar.
Benim takıldığım bir diğer konu teknik direktör Volkan Demirel’in maç sonu açıklamalarıydı. Dinlerken gerçekten şaşırdım ve üzüldüm. Bir teknik adamın çaresizliğini ve geldiği durumun ortada olmasına karşın umutlu olması ne kadar gerçekçi onu siz değerli okurlarımıza bırakıyorum.
Sayın Volkan Demirel, “Düşme ile alakalı bir derdimiz yok. Ben tamamen takımın performansını üste çekerek ilerleyen haftalarda takımımızı daha yukarılara taşımak istiyorum. En iyi şekilde ligi en iyi yerde bitirmek istiyoruz” diyor fakat gerçekler ortada.
Volkan hocam bilmem farkında mı ama ligin boyu kısaldı ve düşme potasındaki takımlar artık can derdinde. Benim aklımda düşmek yok diyorsun ama takım düşme potasında ve bir maç daha kaybetse direk olarak düşme takımları arasında yer alacak. Bunu da hatırlatmış olayım.
Yani diyeceğimi bilemedim. Ligin alt tarafına bakıyorum düşme hattındaki takımların puanları birbirine o kadar yakın ki ligde kalmak hiç kolay geldi. Konyaspor 31, Çaykur Rizespor 30, Antalyaspor 28, Kasımpaşa 27 ve Gençlerbirliği 25 puan. Şimdi takımların puanları birbirine bu kadar yakınken hangi maç kolay ki kazanıp üst sıralara çıkacaksın?
Düşme hattındaki takımlara bakıyorum şu takım düşer diyemiyorum. Kayserispor 23, Eüypspor 22 ve Fatih Karagümrük 20 puan. Yarış bu kadar kızışmışken, bütün takımlar can derdine düşmüşken Gençlerbirliği’nin ligde nasıl kalacağını ve nasıl umutlanacağını bilmiyorum?
İşin özü Gençlerbirliği ligden düşerse bunun birinci sorumlusu yönetimdir. Bunu da buradan belirtmeden geçemeyeceğim. Umarım ben yanılırım Gençlerbirliği ligde kalır…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.