Yağmurun Fazlası da Yakar

Yağmur… Bereketin sembolü, toprağın susuzluğunu gideren, ekinlere can veren, çiftçinin yüzünü güldüren yağmur... Doğanın her nimetinde olduğu gibi yağmurun da fazlası bazen bereket olmaktan çıkıp, emeği ve umudu alıp götüren bir afete dönüşüyor maalesef.

Çocukluğumun geçtiği köyde bunu en acı şekilde yaşayanlardan biri rahmetli dedemdi. Bir ilkbahar mevsiminde günlerce durmaksızın yağmur yağmıştı. Başlangıçta herkes memnundu. Tarlalar suya kavuşmuş, kuraklık korkusu ortadan kalkmıştı. Fakat günler ilerledikçe yağmur dinmek bilmedi. Dereler taştı, tarlaların bazı bölümleri göle döndü. Dedem her sabah erkenden tarlaya gidiyor, çamura saplanan çizmeleriyle ekinlerini kontrol etmeye çalışıyordu.

Bir gün eve döndüğünde yüzündeki hüznü hâlâ unutamıyorum. “Bu kadar emek boşa gidecek galiba,” demişti. Yağmurun altında çürümeye başlayan buğday başaklarına bakarken sadece ürününü değil, aylarca verdiği emeği de kaybettiğini hissediyordu. O yıl hasat beklenenin çok altında gerçekleşti ve birçok çiftçi ekonomik sıkıntılar yaşadı.

Fazla yağışın tarıma verdiği zararlar yalnızca ürün kaybıyla sınırlı değil. Toprakta uzun süre kalan su, bitki köklerinin oksijen almasını engeller. Kök çürümeye başlar, mantar hastalıkları yaygınlaşır. Ekim ve hasat dönemlerinde tarlaya girilemediği için üretim takvimi de aksar. Özellikle sebze ve meyve üretiminde kalite ve rekolte kayıpları yaşanır. Bazı ürünler daha dalındayken çürümeye başlar.

İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte son yıllarda ani ve yoğun yağışların daha sık görülmesi, çiftçilerin risklerini de artırıyor. Bir tarafta kuraklık tehdidi, diğer tarafta aşırı yağışlar... Tarım sektörü adeta iki uç arasında mücadele veriyor.

Soframıza gelen her ekmekte, her sebzede ve her meyvede bir çiftçinin alın teri var. Bu nedenle aşırı yağışların yol açtığı zararları sadece tarımsal bir mesele olarak görmek eksik olur. Bu durum aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir sorun aynı zamanda.

Yağmur elbette ki hayatın kaynağı. Ancak ölçüsünü kaybettiğinde, toprağa can vermek yerine umudu alıp götürebilir. Dedemin yıllar önce yağmur altında söylediği o cümle bugün hâlâ kulaklarımda yankılanıyor: “Toprak su ister kızım, ama fazlası da ateş kadar yakar.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nursu YILDIZ Arşivi