Abdulkerim SOLAK

Abdulkerim SOLAK

Herkes influencer olmamalı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 2024 yılı son çeyreğinde yaptığı açıklamasında; ülkemizde internet ortamında geçirilen zamanın günlük yaklaşık 7 saat olduğunu belirtmiş ve sosyal medya platformlarında yer alan aktif hesap sayısının ise sadece Türkiye’de 303 milyon 97 bin olduğunu belirtmişti.

Sosyal medya kullanmak; her doğru bilgiye ve her yanlış olan bilgiye de en hızlı ulaşım şekli olarak günümüzde kendine yer edindi.

Ancak, bazı durumlarda iş çığırından çıkıyor. Özellikle Tiktok gibi platformlar üzerinde açılan yayınlardan sağlanan “para akışı” insanı bazen hayrete düşürüyor.

Bir tane faydalı yayın yok, bir tane adından söz ettirecek yayın yok ama “para kazanımı oldukça yüksek” bu da gelecek nesillerin “ciddiyetini ve güvenilirliğini” bozuyor.

İnsanlar; fabrikalar, üretim tesisleri, işletme ve çeşitli sektörlerde çalışmak yerine “bu yapıyor izleniyor, para kazanıyor” algısına kapılıyor ve gelecek süreçte “eleman eksiği” gibi sorunların oluşmasına yol açıyor.

Herkes İnfluencer olmamalı diyorum çünkü herkes bunu hak etmiyor. Özellikle büyük markaların ve e-ticaret platformlarının “link paylaş – kazan” mantığına katı kurallar getirerek, reklam ile hiç alakası olmayanların “insanlara fayda sağlamayan” yayınları ve reklamları üzerinden para kazanmasına dur denilmeli diye düşünüyorum.

Bu konuda elbette Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da gerekli kararları gelecek süreçte açıklayacağını düşünüyorum.

Ama gerçekten artık insanlar bu gidişata dur demeli.

Kaostan beslenen toplumun görüntüsünden çok sıkıldım. Magazinin yağmur gibi aktığı Türkiye’de “aşırı saçma” yayınlar üzerinden para kazanılmasını da saçma buluyorum.

Hayatında bir kitap okumamış, mektep yüzü görmemiş ve insanlar ile nasıl konuşması gerektiğini bilmeyen kişi ve kişilerin “sabahtan akşama kadar ekmek peşinde koşan” insanların yanında “maddi olarak: paşa” olması gibi etkenler canımı sıkıyor.

Bazen diyorum bu insanlık nereye gidiyor. Sonra da diyorum zaten insanlar bunu hak ediyor.

Çünkü araştırma yok, inceleme yok, sorgulama yok, bilgi yok ve yalan çok. Yapılan iş kolay mı, değil ancak “ıslak mendil linki paylaşarak ve çocuğu üzerinden reklam yaparak” para kazanan insan görmekten artık bıktım diyebilirim.

Bir insan 7/24 neden ıslak mendil linki paylaşır ve insanlar bunu satın alarak “yayıncılara ve kendini İnfluencer olarak tanıtan insanlara para kazandırır bunu da anlamış değilim.

Ama tek suç bizim insanımız da; yayın ile alakası olmayan insanların telefonundan yaptığı hareketleri izliyor ve prim kazandırıyoruz. Gelecek süreçte “para aklama” gibi süreçlerde adı geçince de yuhluyor ve mahkeme süreçlerini oturup izliyoruz.

Sonra da sen haklıymışsın, sen haksızmışsın diyoruz.

Peki, hiç kendimize soruyor muyuz? Biz ne yapıyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkerim SOLAK Arşivi