Aysel Ayşe Aygün Özer
Yüzyıllık bir tartışma: İmparatorluğun Son Sultanı Vı. Mehmed Vahdettin
Osmanlı İmparatorluğu’nun 36. ve son padişahı Sultan VI. Mehmed Vahdettin, tarihin en fırtınalı, en trajik dönemecinde tahta çıkmış, mutlak bir çöküşün tam ortasında devletin dümenine geçmiş bir figürdür. Doğumundan ölümüne kadar geçen 65 yıllık ömrü; Saray entrikaları, savaşlar, işgaller ve nihayetinde bir imparatorluğun yıkılışıyla şekillenmiştir.
Saraydan Tahta: Beklenmedik Bir Hükümdar
14 Ocak 1861’de İstanbul’da doğan Sultan Vahdettin, Sultan Abdülmecid’in en küçük oğluydu. Gençlik yılları, ağabeyleri II. Abdülhamid ve Sultan Reşad’ın saltanatları döneminde gözlerden uzak, sakin bir şekilde geçti. Tahta çıkma ihtimali oldukça düşüktü; ancak Veliaht Yusuf İzzeddin Efendi’nin 1916’daki gizemli ölümü, onu bir anda Osmanlı tahtının bir sonraki varisi yaptı.
3 Temmuz 1918’de, I. Dünya Savaşı’nın son aylarında, Sultan Reşad’ın vefatı üzerine tahta çıktı. Tahta oturduğunda, arkasında milyonlarca kayıp vermiş, cepheleri çökmüş ve tükenmiş bir imparatorluk buldu.
Ateşten Gömlek: İşgaller ve Mondros
Sultan Vahdettin’in saltanat dönemi, Osmanlı tarihinin en zorlu yıllarıydı. Tahta çıktıktan kısa süre sonra imzalanan Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) ile imparatorluk fiilen teslim oldu ve İstanbul işgal güçlerinin gölgesi altına girdi.
Bu dönemde Vahdettin’in izlediği politika, İngilizlerin ve müttefiklerin öfkesini çekmeden, diplomatik yollarla devleti ve hilafeti ayakta tutma çabası üzerine kuruluydu. Ancak bu pasif strateji, Anadolu’da başlayan direniş hareketleriyle zaman zaman büyük çelişkiler yaşanmasına neden oldu. Mustafa Kemal Paşa’yı geniş yetkilerle Anadolu’ya gönderen iradenin başında o olsa da, sonrasındaki süreçte Ankara hükümeti ile İstanbul arasındaki makas tamamen açıldı.
"Tahtı ve tacı kurtarmak adına yapılan hamleler, tarihin en ağır anlaşmalarından biri olan Sevr’in (1920) imzalanmasına engel olamadı. Bu durum, İstanbul hükümetinin meşruiyetini halkın gözünde tamamen bitirdi."
Saltanatın Kaldırılması ve Hüzünlü Veda
Anadolu’da kazanılan Büyük Zafer’in ardından, TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. Artık ne bir tahtı ne de siyasi bir hükmü kalmayan son padişah için İstanbul’da kalmak hayati bir risk barındırıyordu.
17 Kasım 1922 sabahı, İngiliz zırhlısı Malaya ile İstanbul’dan ayrıldı. Bu ayrılış, altı asırlık bir imparatorluğun da resmen ve fiilen son buluşuydu.
San Remo’da Yokluk İçinde Son Günler
Sultan Vahdettin’in sürgün hayatı önce Malta, ardından Hicaz ve son olarak İtalya’nın San Remo kasabasında geçti. Sürgündeki günleri büyük bir maddi sıkıntı, yalnızlık ve sıla hasreti içinde geçti. Yanında götürdüğü kısıtlı şahsi serveti kısa sürede tükendi.
16 Mayıs 1926’da San Remo’da geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etti. Öldüğünde arkasında o kadar çok borç bırakmıştı ki, alacaklılar cenazesine haciz koydu. Son padişahın cenazesi, ancak kızı Sabiha Sultan’ın çabaları ve borçların ödenmesiyle kaldırılabildi. Türkiye topraklarına gömülmesine izin verilmediği için cenazesi Suriye’nin Şam kentine götürülerek Süleymaniye Külliyesi haziresine defnedildi.
Tarihin Aynasındaki Vahdettin
Sultan Vahdettin, Türk tarihinin hakkında en çok tartışılan, tek bir kalıba sığdırılması imkansız karakterlerinden biridir. Kimileri için çaresizlik içinde kıvranan bahtsız bir hükümdar, kimileri içinse dönemin şartlarında yanlış kararlar almış bir siyasi figürdür. Ancak kesin olan şudur ki; Onun hayat hikayesi, bir şahsın trajedisinden ziyade, devasa bir imparatorluğun batışının hüzünlü bir yansımasıdır.
MEB'in Vahdettin düzenlemesi gündemde
13 Temmuz 2026 Pazartesi 01:00Bir bakanın sormaması gereken soru: "Neden kurtulduk?"
08 Temmuz 2026 Çarşamba 01:00Çocuklarımız bunu hak ediyor
07 Temmuz 2026 Salı 01:00NATO’ya yaklaşırken: Sessiz diplomasi, büyük beklentiler
06 Temmuz 2026 Pazartesi 08:26Toplumsal boşluk
04 Temmuz 2026 Cumartesi 01:00Zirve mi, olağanüstü hâl hissi mi?
29 Haziran 2026 Pazartesi 01:00Diplomasinin kapısı: Türkiye ve dünya liderleri
23 Haziran 2026 Salı 01:00Kapımızı çalan dünya: Türkiye’ye gelen liderlerin ardındaki mesaj
22 Haziran 2026 Pazartesi 01:00Eğlenceli ve kalıcı eğitim modeli
20 Haziran 2026 Cumartesi 01:00Dikiz aynasından siyaset yapmak: Geçmişin kavgasından geleceğe yer kalmadı
08 Haziran 2026 Pazartesi 10:17
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.