Halk doymayanlar yüzünde aç

Ülkede Soyanlar doymadığı için halk aç kalıyor. Mecliste asgari ücreti belirleyenler doymuyor. Çift maaşlılar doymuyor.

Kolunda milyonluk marka saat, çanta, türban taşıyan seçilmişler doymuyor.

Makam araçlarıyla, koruma ordularıyla gezenler doymuyor.

Devleti soyan ahlaksızlar doymuyor. İhaleci rüşvetçi holdingler doymuyor .

“Vatan, bayrak, din, Atatürk” diyenler doymuyor. Devlet deyip devletin hazinesini yiyenler doymuyor. Gariban nasıl doysun?

Doyumsuzlar bir doysa halk doyacak. Sermaye bir doysa emekli mutlu olacak. Holdingler doymuş olsa halk rahatlayacak.

Devletin seçilmişleri “yeter” dese, milletin dar gelirli insanı nefes alacak.

Devletin ihalecileri bir doysa. Emekli şükür edecek.

Makam ve koltuk tutkunları bir doyurulsa, asgari ücretli mutlu olacak.

Fabrikatörler doysa, köyde çiftçi Mehmet Ağa mutlu olacak.

Tefeci, borsacı, faizci bir doysa… Karaborsacı, istifçi, ülkeye yapışmış sülükler bir doysa…

Ülkeyi devlet eliyle soyan hırsızları doysa bu ülkede aç kalmaz.

Devleti soyanlar “doydum” dese, rüşvetçiler kenara çekilse,

ihale takipçileri, partili yandaşlar doysa, seçilmiş başkanlar “yeter” dese bu ülkede aç gezen olmaz.

Gelir aslında herkese yetecekti. Ama meclise karga dadandı,

Hazineye fare, merkeze hırsız, memlekete harami dadandı.

Bu millet aç geziyorsa, sebebi doyumsuzların yönetmesidir.

Ülkede “Allah” diyen de doymuyor. “Atatürkçüyüm” diyen de doymuyor.

“Devlet, bayrak” diyen hâlâ “daha yok mu?” diyor.

Türkiye aç bir ülke değil. Toprağı bereketli, kaynakları bol, insanı çalışkan.

Ama halk aç. Çünkü bu ülkede doymayanlar var. Onları bir türlü doyuramadık

“Bu nasıl çark ulan!” Bu ülkede çalışan biz, ezilen yine biz. Gece gündüz ter atan biz, aç kalan yine biziz.

Kim bu doymak bilmeyenler? Zenginin doyumsuzluğu yüzünden fukara tahammüle mahkûm ediliyor.

Bu ülke zengin. Allah’ın nimetleri var. Ama adil ve eşit dağılmıyor.

Zengin doysa bu ülkede aç kalmaz. Seçilmişler doysa bu ülke cennet olur.

Eğer bugün bu millet aç geziyorsa, bu toprağın kıtlığından değil, yönetenlerin ve sermaye sahiplerinin doyumsuzluğundandır. Fabrikatörlerin, holdinglerin ve siyasetin "üst kademelerinin" o devasa iştahı biraz olsun dizginlense; asgari ücretli de mutlu olacak, dar gelirli de nefes alacak.

Unutulmasın ki; tokun açtan haberdar olmadığı değil, tokun açın hakkını yediği bir düzen sürdürülebilir değildir.

Hakka dayalı olmayan düzenler sömürü üretir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Zafer Çam Arşivi