Eyüp Kara
Galatasaray farka koştu
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 20’inci haftasında sahasında ligde kalma mücadelesi veren Zecorner Kayserispor’u 4-0 gibi farklı bir skorla geçerek şampiyonluk yolunda bir engeli daha aştı.
Sarı kırmızılılar bu galibiyetin ardından en yakın rakibi Fenerbahçe’nin önünde maç fazlasıyla 6 puanla liderlik koltuğunu sağlama aldı. Son üç yılın şampiyonu Galatasaray hafta içinde Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda Manchester City karşısında alınan 2-0’lık yenilgiyi de telafi etmesini bildi.
Şimdi asıl asıl mesele Galatasaray’ın ligde düşmemek için çırpınan Zecorner Kayserispor karşısında aldığı 4-0 galibiyet bize ne söylemeli ya da ne anlatmalı. Rakip zayıf, rakip düştü düşecek bu farklı ve kolay zafer için ne söylemek lazım bilemiyorum.
Kayserispor topladığı 15 puanla ligin sondan ikinci takım. Bu takımın Galatasaray karşısında elinden geldiğince mücadele etti hatta bir gol bile attı fakat o da ofsayta takıldı. Dedim ya elinden geleni yaptı, gücü bu kadardı ancak bunu yapabildi.
Yani Türk futbolunun hali ve vahim durumunu Galatasaray ile Zecorner Kayserispor karşısında bir kez daha gördük. Bir yandan futbolcularına 200 milyon Euro’ya yakın bonservis ödeyen bir Galatasaray, bir yanda transfer yasağı ile boğuşan Kayserispor. Gel de bu mücadeleye adil de, adil futbol bekle.
Yani neden Avrupa’da başarılı olamadığımız, neden Edirne’den öteye gidemediğimizin en güzel örneğini Pazar akşamı Galatasaray-Kayserispor karşısında gördük. İki takım arasında gece ile gündüz kadar fark var.
Bir yandan giren ve çıkan oyuncuları birbirinden yıldız ve her an sonucu değiştiren bir takım, bir yanda değiştirdiği oyuncudan takıma fayda sağlamasını ummasını beklemek. Ne yaman çelişki değil mi?
Şimdi bir yanda zayıf bir takım ve düşmemek için elinden geleni yapamıyor. Bu takımı farklı yenmek kesinlikle kimseyi aldatmasın. Galatasaray yine iyi oynamadı sadece fırsatları iyi değerlendirdi ve sonuca gitti.
Galatasaray’ın asıl rakipleri Çarşamba akşamı Manchester City gibi takımlardır. Böylesine güçlü takımlar karşısında başarılı sonuçlar alıp ülkeni en iyi şekilde temsil edebiliyorsan o zaman başarılısın. O takımlar karşısında neredeyse gol pozisyonuna giremiyorsan kendine nasıl başarılı diyeceksin ben bilmiyorum.
Sonuçta Türkiye Süper Ligi’nin sadece adı “Süper Lig” aslında kendi içinde kördüğümün olduğu, her hafta hakemlerin konuşulduğu ve hakem hatalarının sonuca doğrudan etki ettiği bir ligin kalitesi ne kadar yüksek olabilir ki?
Maç biter bitmez hakemin kendilerinin hakkını yediğini ve bekledikleri düdükleri çalmadıklarını belirten bir takımdan Avrupa’da başarılı olmasını beklemek biraz hayalcilik olmuyor mu? İşte bizim ligimiz böyle hakem desteğiyle ittire, kaktıra yoluna devam ediyor. Sonra neden başarı gelmiyor diye boş boş konuşup duruyoruz.
Benim gelmek istediğim bir diğer konu ise Galatasaray’lı oyuncuların dokunulmazlığı mı var anlamış değilim? Rakip futbolculara acımadan dalıyorlar, müdahale ediyorlar hakem aleyhlerine karar verince hemen üstüne koşarak parmak sallayıp tehdit ediyorlar. Yahu bunlara dur diyecek kimse yok mu?
Peki Türkiye’de rakiplerinize bu kadar sert girip kart görmezken, Avrupa’da neden bu hareketleri yapmıyorsunuz? Neden Avrupa kupasında oynarken hakeme itiraz edip parmak sallayamıyorsunuz? Niye orada hakemler acımıyor, anında kartını gösterip seni sahanın dışına gönderiyor o zaman hakem bizim hakkımızı yedi, bizi doğradı diyemiyorsunuz değil mi?
Neyse sonuçta beklenildiği Galatasaray 4-0 yener kolay bir galibiyet aldı ve aradaki puan farkını korudu hepsi bu. İki takım arasındaki güç ve yıldız oyuncu farkını düşündüğümüzde bu sonucun normal olması kadar ne olabilir?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.