İlhami Şahin
Hayır demenin gücü kariyerde sınır çizmek
Sabah bilgisayarınızı açtığınızda o bitmek bilmeyen e-posta listesine, "şu işe de bir bakar mısın?" ricalarına ve aslında sizin göreviniz olmayan ama bir şekilde üzerinize yıkılan küçük işlere bir bakın. Kaçına gerçekten "evet" demek istediğiniz için, kaçına ise sadece ayıp olmasın diye "evet" dediniz? İş dünyasında en çok alkışlanan özelliklerden biri "uyumlu olmak" gibi görünse de, her şeye onay verenlerin bir süre sonra kendi kariyer yollarında yorulup kaldıklarını görüyoruz. Biz iş hayatının en zor ama en özgürleştirici becerisine; yani "hayır" demenin o sessiz ve asil sanatına odaklanalım.
Eskiden iş hayatında fedakârlık, mesaiye kalmak ve her işe koşmak sadakatin en büyük kanıtı sayılırdı. Ancak teknoloji ve dijitalleşme ile iş yükü artık fiziksel sınırları aştı; bildirimler telefonumuzdan, bilgisayarımızdan, her yerden üzerimize yağıyor. Bu dijital kuşatmada kariyer basamaklarını sağlıklı tırmanmanın yolu, neyi yapacağımızdan ziyade, neyi yapmayacağımıza karar vermekten geçiyor. Eğitim hayatımız boyunca hep "öğrenmeye" odaklandık ama bize sınır çizmeyi, yani kendi enerjimizi korumayı kimse öğretmedi.
Bilimsel veriler de bu "sınır çizme" meselesinin sadece psikolojik değil, profesyonel bir gereklilik olduğunu söylüyor. Türkiye'deki kurumsal çalışanlar üzerinde yapılan bir anket, tükenmişlik sendromunun en büyük nedeninin "hayır diyememek" olduğunu ve bu durumun çalışan verimliliğini %35 oranında düşürdüğünü kanıtlıyor. Ayrıca, otomasyon ve yapay zekâ iş süreçlerine girdikçe, insanın en büyük katma değerinin "stratejik karar verme" olduğu ortaya çıkıyor; bu da doğru şeye "hayır" diyebilmekten geçiyor.
Peki, tam da bu noktada durup kendimize sormamız gereken o soru nedir? "Ben başkalarının acil işlerini mi yapıyorum, yoksa kendi önemli işlerimi mi?"
Eğer cevabınız sürekli başkalarının "yangınlarını söndürmek" ise, kendi kariyer ormanınızın bakımsız kaldığını fark etme vaktiniz gelmiştir. "Hayır" demek, köprüleri yıkmak değildir; aksine, üzerinde daha kaliteli işlerin geçebileceği sağlam barajlar inşa etmektir. Bir tasarımcının, bir analistin veya bir yöneticinin en büyük sermayesi zamanı ve zihnidir. Bu sermayeyi korumak, sadece sizin değil, şirketinizin de hayrınadır.
İş hayatında "hayır" diyebilmek, aslında kendi uzmanlığınıza ve zamanınıza duyduğunuz saygının bir yansımasıdır. Teknolojinin hızı ve iş dünyasının bitmek bilmeyen talepleri arasında kaybolmamak için, bu sessiz sanatı öğrenmek bir lüks değil, zorunluluktur. Geleceğin meslekleri, sadece teknik bilgiyi değil, aynı zamanda bu duygusal zekâ becerisini, yani sınırlarını koruyarak değer yaratmayı bilenlerin elinde şekillenecek. Unutmayın, her "hayır", aslında sizin için gerçekten önemli olan o tek şeye verilmiş dev bir "evet"tir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.