Eyüp Kara
Kartal geri döndü
Süper Lig’in heyecanı her geçen hafta artarken şampiyonluk yarışı kadar, ilk dört sıra için büyük bir mücadele var. Bu mücadelenin baş aktörlerinden Beşiktaş kendisi gibi ilk dört mücadelesi veren Göztepe’yi kayıpsız geçerek dördüncü sıraya yükseldi.
Kara Kartal ilk yarısını 2-0 önde kapattı mücadelenin ikinci yarısında baskılı oyununu Göztepe’den transfer ettiği Junior Olaitan’ın güzel golüyle 4-0 kazanarak haftanın karlı takımlarından birisi oldu. Bu galibiyet Beşiktaş için hem moral oldu hem de yenilmezlik serisini devam ettirdi.
Beşiktaş beni gerçekten şaşırtan bir galibiyet aldı. Ben maçın çok zorlu geçeceğini ve kaliteli bir maç olacağını beklerken Siyah Beyazlıların bu kadar rahat bir galibiyet alacağını ben dahil hiçbir futbolsever tahmin etmemiştir sanırım.
Devre arasında neredeyse takımın yarısını değiştiren Beşiktaş’a bu değişim olumlu yansımış görünüyor. Sergen Yalçın’ın takıma pozitif yönde elinin değdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bence bu pozitif dokunuş olumlu yönde seyir ederse ilk üç içinde ligi bitirecek gibi görünüyor.
Göztepe ligin iyi takımlarından birisi olduğunu oynadığı futbolla ve sıralamadaki yerine bakarsak rahatlıkla söyleyebiliriz. Sarı kırmızı takımın devre arasında orta sahada takımı organize eden ve hücumları başlatan en iyi oyuncularından biri olan Junior Olaitan’ın Beşiktaş’a transfer olması pek hayırlı olmamış.
Çünkü Beşiktaş karşısındaki Göztepe ilk yarıda çok bocaladı ve organize olmakta zorlandı. Hal böyle olunca Kara Kartal orta sahayı kalabalık tutup ani ataklarla Göztepe’yi kendi sahasına hapsedip rahat oyun kurmasına izin vermedi. Savunmadan uzun toplarla çıkmaya çalışması da işe yaramadı ve devreyi 2-0 geride kapattı.
Göztep’nin bu kadar oyundan düşmesinde elbette Beşiktaş’ın yaptığı presin büyüt etkisi vardı. Başta kaptan Orkun Kökçü olmak üzere yeni transferleriyle siyah beyazlılar güzel bir oyun ortaya koydu ve soyunma odasına daha farklı gidebilirdi.
İkinci yarıda değişen bir şey olmadı. Beşiktaş evinde ve seyircisinin önünde oynamanın avantajını korudu ve istediği 3 puanı olarak haftayı galibiyetle kapatıp rakibini altına alıp yoluna emin adımlarla devam ediyor.
Sonuçta sahaya çıkan onbir dışında sonradan oyuna giren oyuncular takıma katkı verip sırıtmadılar. Beşiktaş ev sahibi olmanın avantajı ile zorlanması beklenen maçta rakibini yenerek zirveye olmasa da ilk üç sıra için büyük bir adıma atmış oldu.
Devre arası transferleri her zaman risklidir derim. Beşiktaş bu riski alarak bence olumlu yönde kullandı. Transfer edilen oyuncuların tamamı ilk onbirde başlayıp takıma büyük katkı verdiler ve boşuna alınmadıklarını göstermiş oldular.
Haftanın bir diğer önemli maçında şampiyonluk olmasa da zirveden kopmak istemeyen Trabzonspor zorlu Gaziantep deplasmanından altın değerinde 3 puanla döndü. Karadeniz temsilcisi Gaziantep FK’yı 1-0 geriye düşmesine rağmen 2-1 yenerek büyük bir iş yaptı.
Gaziantep evinde iyi oynayan bir takım ve bütün takımların korkulu rüyası olmasına karşın Trabzonspor karşısında beni hayal kırıklığına uğrattı. Öne geçmesine karşın skoru koruma içgüdüsü ile oyunu rölantiyi alınca sonuç kaçınılmaz oldu kendileri açısından.
Her zaman söylerim kendinden iyi takımlarla oynarken mutlaka çok gol atmalısın yoksa sonunda hüsrana uğrarsın. Nitekim böyle oldu Trabzonspor karşısında Gaziantep’in durumu. Sen yakaladığın fırsatları cömertçe harcarsan rakibin seni pişman eder ve seni evinde yenerek dersini verir.
Neticede zirvede yarış biraz daha kızıştı. Galatasaray kaybetti, Trabzonspor ile Beşiktaş kazandı bakalım Fenerbahçe ligin alt sıralarından kurtulma mücadelesi veren Kasımpaşa karşısında ne yapacak ve nasıl bir sonuç alacak bekleyip göreceğiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.