Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Mondros’tan Mudanya’ya: Masadaki irade

Tarih 24 Temmuz 1923... İsviçre’nin Lozan kentindeki Beau-Rivage Palace Oteli’nin geniş salonunda kalemler kağıda dokunduğunda, sadece bir savaş son bulmuyor; bir milletin makûs talihi de değişiyordu. Ancak bu imzaya giden yol, ne sadece cephedeki süngüyle ne de sadece masadaki diplomasiyle açıklanabilir. Lozan, her şeyden önce Sevr’in yırtılıp atıldığı o iradenin adıdır.

​Sevr’in Karanlığından Mudanya’nın Şafağına

​1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı İmparatorluğu’nun fiilen sona ermesi ve ardından dayatılan Sevr Antlaşması, Anadolu’yu nefessiz bırakmayı amaçlıyordu. Ordusu dağıtılmış, maliyesine el konulmuş ve toprakları parsel parsel paylaşılmış bir coğrafyada Mustafa Kemal Paşa’nın başlattığı Milli Mücadele, askeri bir mucizeyi gerçekleştirdi. Dumlupınar’da kazanılan zaferin ardından imzalanan Mudanya Ateşkesi, artık dünyanın yeni bir Türkiye ile tanışma vaktinin geldiğinin ilanıydı.

​"Eşit Haklarla Geldim"

​Lozan görüşmelerine gidilirken, İtilaf Devletleri hâlâ karşılarında "mağlup bir imparatorluk" temsilcisi görmeyi umuyorlardı. Ancak İsmet Paşa liderliğindeki Türk heyetinin duruşu netti: "Ben buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geldim!" Bu çıkış, sadece bir cümle değil, yeni kurulan devletin "tam bağımsızlık" ilkesinin diplomatik manifestosuydu. Görüşmelerin başladığı salonda İsmet Paşa’ya, diğer ülke temsilcilerinden daha alçak bir sandalye verilmek istenmesi gibi küçük görünen ama derin anlamlar taşıyan protokollere karşı gösterilen direnç, Lozan’ın nasıl bir haysiyet mücadelesi olduğunun kanıtıdır.

Diplomasideki Satranç: "Savaşırız Ama Eğilmeyiz"

​Lozan görüşmeleri kolay geçmedi. 4 Şubat 1923’te kapitülasyonlar, Musul ve borçlar gibi temel konularda anlaşma sağlanamayınca görüşmeler kesildi. Türk heyeti, bağımsızlıktan ödün vermektense Ankara’ya dönmeyi ve gerekirse savaşı yeniden göze almayı tercih etti. Bu kararlılık, emperyalist güçlerin masaya daha makul şartlarla dönmesini sağladı.

​Bölümün Özeti: Lozan, bir lütuf değil; süngü ucuyla kazanılan hakkın, kalem ucuyla dünyaya tescil ettirilmesidir. Yarın yayımlanacak ikinci bölümümüzde, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını kazandığı o büyük kırılmayı, "Kapitülasyonların Sonu"nu ele alacağız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi