Aysel Ayşe Aygün Özer
Oruç sadece aç kalmak mı? Mideyi mi tutuyoruz, kalbi mi?
Mübarek üç aylardayız. Ramazan ayının rahmeti üzerimize serilmişken, oruç tutuyoruz, niyet ediyoruz, imsaktan iftara kadar yeme içmeden uzak duruyoruz. Oruçluyuz. Peki gerçekten sadece midemiz mi oruçlu?
Fıkhî olarak baktığımızda orucu bozan şeyler bellidir: Bilerek yemek ve içmek, cinsel ilişki, kusmayı isteyerek gerçekleştirmek gibi fiiller orucu bozar. Bu hükümler açık ve nettir. Ancak mesele sadece “bozuldu mu, bozulmadı mı?” sorusu mudur?
İşin zahiri başka, batını başkadır.
Kul Hakkı Oruçu Bozar mı?
Teknik olarak kul hakkı yemek orucu bozmaz. Yani kişi gıybet etti diye orucu düşmez, kazası gerekmez. Fakat bu, işin hafif olduğu anlamına gelmez. Çünkü kul hakkı, Allah’ın affına bırakılmamış bir haktır; helalleşme gerektirir.
Bir insanın malına, onuruna, emeğine göz dikmek; kalbini kırmak; iftira atmak… Bunlar orucun sevabını tüketir. Oruç durur, ama içi boşalır. Aç kalırsınız ama kazancınız eksilir.
Dedikodu (Gıybet) Oruçu Bozar mı?
Gıybet, yani bir kimsenin arkasından hoşlanmayacağı bir şeyi söylemek… Fıkhen orucu bozmaz. Ama manen kemirir. Peygamber Efendimiz Muhammed, “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kalan sadece açlık ve susuzluktur” buyurmuştur.
Bu ne demektir?
Demek ki oruç sadece mideyi değil, dili de tutmaktır. Dil oruçlu değilse mide orucunun değeri azalır.
Birinin Ahını Almak?
Ah almak, mazlumun duasını üzerine çekmektir. Bu, doğrudan orucu bozmaz; fakat bereketini götürür. Oruç, insanı merhamete yaklaştırmalıdır. Eğer oruçlu olduğumuz halde kalp katılaşıyor, öfke artıyor, kırıcılık çoğalıyorsa, orucun ruhuna yaklaşamamışız demektir.
Oruçluyken Nelere Dikkat Etmeli?
Oruç bir disiplin eğitimidir. Sadece açlık eğitimi değil, nefis terbiyesidir. Oruçlu insan:
Dilini tutmalı (yalan, gıybet, iftira yok)
Gözünü tutmalı (harama bakış yok)
Kalbini korumalı (kin, haset, kibirden sakınmalı)
Öfkesini dizginlemeli
Kul hakkından titizlikle kaçınmalı
Oruç, sabırdır. Oruç, empati kurmaktır. Oruç, nefsin sesini kısmaktır.
Peki İnsan Nelerden “Hasta” Olmalı?
Belki de en çok şundan korkmalıyız: Oruç tutup değişmemekten.
Ramazan gelip geçiyor ama biz aynı kalıyorsak, asıl hastalık budur. Oruç, bizi inceltmeli. Sözümüzü yumuşatmalı. Kalbimizi hassaslaştırmalı.
Çünkü oruç sadece bedenin açlığı değildir; kalbin arınma yolculuğudur.
Evet, kul hakkı orucu teknik olarak bozmaz. Dedikodu orucu düşürmez. Ah almak orucu geçersiz kılmaz. Ama bunlar orucun ruhunu zedeler. Sevabını yakar. İnsanı eksiltir.
Belki de asıl soru şudur:
Oruçlu muyuz, yoksa sadece aç mı kalıyoruz?
Ramazan, sadece sofrayı değil; kalbi de temizleme mevsimidir. Mideyi sustururken vicdanı konuşturabiliyorsak, işte o zaman gerçekten oruçluyuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.