Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Satranç tahtası alev aldı: Basra’dan Akdeniz’e yeni savaş

​Dünya, 2026 baharına barış umutlarıyla girmeyi beklerken, 28 Şubat sabahı gelen haberlerle sarsıldı. ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer programını ve askeri kapasitesini hedef alan ortak operasyonu, sadece iki devlet arasındaki bir çatışma değil; onlarca yıldır biriken jeopolitik enerjinin patlamasıdır. Bugün geldiğimiz noktada, 24 günü geride bırakan bu savaş, sadece füzelerin menziliyle değil, küresel ekonominin ve diplomasinin sınırlarıyla da test ediliyor.

Stratejik Hedef: Rejim mi, Nükleer mi?

​Pentagon ve Tel Aviv’den gelen açıklamalar, operasyonun temel amacının "İran’ın nükleer ve balistik tehdidini kalıcı olarak ortadan kaldırmak" olduğunu savunuyor. Ancak sahadaki gerçeklik, bir rejim değişikliği zorlamasına işaret ediyor. İlk dalga saldırılarda İran’ın en üst düzey liderlik kademelerine yönelik suikastlar ve siber altyapının felç edilmesi, savaşın "nokta atışı" bir operasyondan ziyade, topyekûn bir sistem çökertme hamlesi olduğunu gösterdi.

İran’ın Yanıtı: "Asimetrik Direniş"

​İran ise beklendiği gibi sadece savunmada kalmadı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması tehdidi ve bölgedeki ABD üslerine yönelik misillemeler, savaşın maliyetini Washington için bir "enerji krizine" dönüştürdü. Petrol fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, 1970’lerdeki petrol krizini anımsatan bir küresel ekonomik türbülansı tetiklemiş durumda. Tahran’ın "derin stratejik sabrı", yerini bölge geneline yayılan bir "vekaletler savaşına" bıraktı; Lübnan’dan Yemen’e kadar her hat artık birer cephe.

Müzakere Masası mı, Yoksa Daha Büyük Bir Dalga mı?

​Başkan Trump’ın son günlerde yaptığı "Müzakereye açığız ama büyük dalga henüz gelmedi" açıklamaları, klasik bir "havuç-sopası" diplomasisi gibi görünüyor. 5 günlük saldırı ertelemesi bir nefes alma alanı mı, yoksa daha büyük bir fırtınanın sessizliği mi?

​Sonuç olarak; Bu savaşta kazananı füzelerin sayısı değil, lojistik dayanıklılık ve iç kamuoylarının sabrı belirleyecek. Orta Doğu, sınırların kağıt üzerinde değil, ateşle yeniden çizildiği bir dönemeçte. Eğer diplomasi, füzelerin ıslığından daha yüksek ses çıkaramazsa; bu yangın sadece Tahran’ı değil, küresel sistemin tamamını küle çevirebilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi