Şimdi söz sahada

A Milli Takımımız, Dünya Kupası yolculuğunda kritik bir viraja daha giriyor. Rakip Avustralya. Kağıt üzerinde bakıldığında disiplinli, fizik gücü yüksek ve mücadeleyi asla bırakmayan bir takım. Ancak futbol sadece istatistiklerden ve fiziksel üstünlüklerden ibaret değil; bazen bir milletin inancı, bir takımın karakteri ve oyuncuların sahaya koyduğu yürek her türlü hesabı bozabiliyor.

Türkiye, tarih boyunca büyük turnuvalarda en iyi performanslarını kendisine az şans tanındığında sergiledi. 2002 Dünya Kupası'nda elde edilen tarihi başarı, Avrupa Şampiyonaları'nda son dakikalarda gelen unutulmaz zaferler bunun en güzel örnekleri. Çünkü bu takımın genlerinde pes etmemek, son düdüğe kadar mücadele etmek var.

Avustralya karşısında en önemli unsur, oyunun temposunu belirleyebilmek olacak. Rakibin fiziksel gücüne karşı teknik kalitemizi ve hızlı hücumlarımızı sahaya yansıtabilirsek üstünlük kurmamız mümkün. Ancak bunun için sadece yetenek değil, aynı zamanda sabır ve disiplin de gerekiyor. Dünya Kupası seviyesinde yapılan en küçük hata bile ağır sonuçlar doğurabiliyor.

Teknik heyetin planı kadar futbolcuların zihinsel hazırlığı da büyük önem taşıyor. Bu tür maçlarda baskıyı doğru yönetebilen oyuncular fark yaratır. Tribünlerdeki milyonların beklentisini yük olarak değil, güç kaynağı olarak görebilenler tarihe geçer.

Bugün Türkiye'nin dört bir yanında aynı heyecan yaşanıyor. Kahvehanelerde, evlerde, iş yerlerinde konuşulan tek konu Milli Takım. Çünkü ay-yıldızlı forma sadece bir spor takımını değil, ortak bir duyguyu temsil ediyor. Sahaya çıkacak 11 oyuncu, aslında milyonların umudunu taşıyacak.

Sonuç ne olursa olsun, görmek istediğimiz şey mücadele eden, korkmadan oynayan ve formasının hakkını veren bir Milli Takım. Eğer bunu başarabilirsek, skor tabelası ne yazarsa yazsın gurur duyacağımız bir tablo ortaya çıkacaktır.

Türkiye saati ile Pazar sabahı saat 07.00’de başlayacak olan Avusturalya karşısında A Milli Takımımızın alacağı sonuç daha sonraki maçlarda yolumuzun ne yönde olacağının bir göstergesi olacak. Kazanarak başlamamız halinde yolumuz aydınlık olacaktır buna yürekten inanıyorum.

Yeter ki birlik, kardeşlik ve dayanışma ruhunu kaybetmeden doksan dakika boyunca yılmadan savaşmaları zaferin kapısını açacaktır. Çünkü A Milli Takımımız ile Avusturalya’yı terazide koyduğumuzda daha hafif olduğu kesin. Fakat rakip ne kadar bizim ayarımızda olmasa da mücadele etmeden zaferlere kavuşmak her zaman mümkün olmuyor. Ben bu maçı kayıpsız geçeceğimizden yana kuşkum yoka.

Şimdi söz sahada. Şimdi söz ay-yıldızlılarda.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi