Eyüp Kara
İspanya nefes aldırmadı
Değerli Ulus Gazetesi okurları 2026 Dünya Kupası’nda artık sona geldik. Yarı final ilk maçında İspanya ile Fransa arasındaki mücadele beni pek sarmadı açıkçası. Daha heyecanlı, daha zevkli bir futbol beklerken İspanya’nın resitalini izledik.
Birçok as oyuncusundan yoksun İspanya takım nasıl olunurun en güzel örneği sergiledi. Doksan dakika boyunca Fransa’ya adeta nefes aldırmadıkları gibi neredeyse gol pozisyonu bile vermeden finale yürüdü.
Bizim İspanya’dan acilen takım nasıl olunur dersini almamız lazım. Genç oyuncuların tecrübeli oyuncularla nasıl harmanlanacağını bütün dünyaya gösterdiler. Birisi penaltıdan olmak üzere iki gol atarak Fransa’yı evine postaladılar helal olsun onlara gerçekten çok sevindim.
Şimdi sizlerle biraz İspanya’nın bu başarısını paylaşmak istiyorum. Çünkü bu başarı gerçekten küçümsenecek bir olay değil alkışlanması, takdir edilmesi gereken bir başarıdır bana göre.
Futbol bazen yalnızca skor tabelasında yazan rakamlardan ibaret değildir. Bazen bir takımın sahaya koyduğu oyun, yıllarca sürecek bir anlayışın habercisi olur. İspanya'nın Fransa karşısında aldığı galibiyet de tam olarak böyle bir anlam taşıyor. Bu sadece bir finale yükseliş değil, modern futbolun en güçlü temsilcilerinden birinin yeniden zirveye yürüyüşüdür.
Fransa, sahip olduğu yıldız kadro ve fizik gücüyle turnuvanın en büyük favorilerinden biriydi. Ancak İspanya, topa hükmeden, sabırlı paslarla rakibini yoran ve doğru zamanda hızlanan futboluyla oyunun kontrolünü elinden bırakmadı. Rakibin bireysel yeteneklerine karşı takım olmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Belki de bu maçın en dikkat çekici yönü, İspanya'nın genç oyuncularının sergilediği özgüvendi. Baskı altında panik yapmayan, sorumluluk almaktan çekinmeyen bu jenerasyon, İspanyol futbolunun geleceğinin emin ellerde olduğunu kanıtladı. Bu takım sadece bugünün değil, yarının da en güçlü adaylarından biri olduğunu herkese ilan etti.
Fransa ise elbette büyük bir takım olma özelliğini kaybetmedi. Ancak futbol, yalnızca yıldız isimlerle kazanılmıyor. Organizasyon, disiplin ve doğru planlama zaman zaman bireysel kaliteyi gölgede bırakabiliyor. Bu yarı final de bunun en net örneklerinden biri oldu.
Şimdi gözler finale çevrildi. İspanya, kupaya sadece bir adım uzaklıkta. Eğer yarı finalde ortaya koyduğu futbolu finale de taşıyabilirse, kupayı kaldırması kimse için sürpriz olmayacaktır.
Çünkü bazen finallere sadece kazanarak çıkılmaz; Oynadığınız futbolla da orayı hak ettiğinizi gösterirsiniz. İspanya, Fransa'yı yenerek finale çıkarken tam da bunu yaptı. Ve tüm futbol dünyasına şu mesajı verdi: "Biz sadece finale gelmedik, kupayı almaya geldik..."
Sanırım İspanya bu futbolla ister Arjantin, ister İngiltere çıksın karşısına onları da geçecektir. Çünkü bu genç takım gerçekten şampiyonluğu hak ediyor. Çirkeflik yapmadan, hakem ittirmesi olmadan finale nasıl çıkılır bütün dünyaya gösterdi sanırım.
Şampiyon olur mu bilmem ama benim gönlümün şampiyonu mazlum Filistinlilerin yanında olan İspanya’dır. Fransa’nın elenmesine zerre kadar üzülmedim daha beter olsun diyorum…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.