Eyüp Kara
Tangonun son valsi
Dünya Kupası’nda finalin adı kondu İspanya-Arjantin. Büyük heyecanda son perde 19 Temmuz Pazar akşamı kapanacak. Tangocular mı, Flamengocular mı perdeyi dünyanın en büyüğü benim diyerek kapatacak göreceğiz.
Büyük heyecana sahne olan ve iki takımın kıran kırana mücadelesinden uzatma dakikalarında bulduğu golle adını finale yazdıran Arjantin büyük iş çıkardı. Ben her ne kadar hakemlerin kanatları altına aldığı Lionel Messi’yi günahım kadar sevmesem de Arjantin finali hak etti özellikle ikinci yarıdaki oyunu ile.
Futbol bazen yalnızca bir oyun değildir; Karakterin, sabrın ve büyük anlarda ayağa kalkabilmenin hikâyesidir. Arjantin, İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek bunu bir kez daha gösterdi. Zorlu geçen yarı finalin sonunda gülen taraf Arjantin oldu ve dünya futbolunun en büyük sahnesinde adını finale yazdırdı.
Yeşil sahada bazen doksan dakikalık bir oyundan çok daha fazlası oynanır. Dün gece de tam olarak böyle bir tarihe tanıklık ettik. Arjantin, ezeli rakibi İngiltere’yi 2-1’lik skorla devirip adını finale yazdırırken, sadece bir futbol maçı kazanmadı; Adeta bir ulusun kalbindeki o eski, dinmeyen sızılara merhem sürdü.
Bu eşleşme ne zaman ekrana düşse, akıllara ister istemez o meşhur 1986 yılı, "Tanrı’nın Eli" ve Diego Armando Maradona gelir. Dün gece sahada Maradona yoktu belki ama onun o asi, teslim olmayan ve dahi ruhu Arjantinli her futbolcunun kramponunda can bulmuş gibiydi.
Savaşçıların Gecesi
Maç öncesi herkes İngiltere’nin o disiplinli, soğukkanlı ve fizik gücüne dayalı oyununun Arjantin’i yıpratacağını düşünüyordu ve ilk yarıda bunu başardı aslında. Ancak Latin Amerika’nın o tutkulu çocukları, ilk düdükten itibaren sahaya yüreklerini koyacaklarını gösterdiler.
- Orta Sahanın Dinamosu: Arjantin orta sahası, İngilizlerin oyun kurmasına neredeyse hiç izin vermedi. Adeta sahada her boşluğu kapatan birer gölge gibiydiler.
- Taktiksel Deha: İngiltere’nin kanat akınlarını kilitleyen savunma hattı, maçı kazanan gizli kahramanlardı.
- Bitirici Darbe: Skor tabelası 2-1’i gösterdiğinde, tribünlerdeki o mavi-beyaz dalga çoktan zafere inanmıştı.
İngiltere her zamanki gibi sistemine sadık, güçlü ve organizeydi. Attıkları tek golle umutlansalar da, Arjantin’in o meşhur "La Nuestra" (bizim oyunumuz) dedikleri, sokak futbolundan gelen o kıvrak ve tahmin edilemez zekasına boyun eğmek zorunda kaldılar.
"Bir Maçtan Çok Daha Fazlası"
"Futbol sadece futbol değildir" derler ya, dün gece bu sözün canlı kanıtıydı. Arjantin için İngiltere’yi yenmek, her zaman yeşil sahanın sınırlarını aşan, sosyopolitik geçmişin ve gururun mücadelesidir.
Şimdi önlerinde tek bir adım kaldı: Final…
Buenos Aires sokakları dün geceden beri uyumadı, muhtemelen finale kadar da uyumayacak. Bu takım, arkasına sadece milyonlarca taraftarın desteğini değil, futbolun o saf, tutkulu ve romantik ruhunu da alarak finale yürüyor. İngilizler evine "futbolun beşiğine" geri dönerken, Arjantinliler kupayı kucaklamak için gün sayıyor.
İngiltere cephesinde ise yine büyük bir hayal kırıklığı var. Uzun yıllardır beklenen dünya şampiyonluğu hayali bir kez daha ertelendi. Mücadele ettiler, direnç gösterdiler ancak futbol bazen küçük ayrıntılarla belirleniyor. Bu kez o ayrıntılar Arjantin'in lehine işledi.
Şimdi gözler finale çevrildi. Arjantin, yalnızca bir kupa için değil, futbol tarihine bir sayfa daha eklemek için sahaya çıkacak. Eğer yarı finalde gösterdiği inancı ve mücadeleyi finale de taşıyabilirse, bu hikâyenin sonu kupayla bitebilir.
Ve bir kez daha gördük ki; Bazı takımlar yalnızca maç kazanmaz, büyük anları da kazanır. Arjantin, İngiltere karşısında tam olarak bunu yaptı. Sıradaki gelsin; Çünkü bu tango yarım kalmayacak!..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.