Dostluk kazansın

Sevgili Ulus Gazetesi okurları ilginç bir ülkeyiz, ilginç bir milletiz. Kantarın topuzunu neden düz tutmuyoruz, sürekli bir tarafa tartıyor anlamak zor. Velhasıl millet olarak genimizde var aykırılık.

Öyle bir milletiz ki tuttuğumuz takımın kaybetmesine bile tahammül edemiyoruz. Hafta sonu Turkcell Süper Kupa finali oynanacak. Tarihinde ilk kez formatı değişen Süper Kupa final maçında ezeli rakip, ebedi dostlar Fenerbahçe ile Galatasaray kozlarını paylaşacak.

Yüzyıllık dostların mücadelesi yine nefes kesecek gibi görünüyor futbolun içinde kalabilirlerse. Bunu dememim nedeni her iki takımdaki yaptıklarıyla sivrilen ve biranda ortamı geren, bir anda meydanı yangın yerine çeviren futbolcular olduğundan.

Bizde ezeli rakiplerin mücadelesi hemen hemen her yıl neredeyse meydan muharebesi şeklinde geçiyor ya o yüzden diyorum. Futbolumuzun bazen Edirne’den öteye neden gitmediğini ezeli rakiplerin kendi aralarında oynadığı bakmak yetiyor bazen.

Ezeli derbiye şunun şurasında iki gün var başta sosyal medya olmak üzere ortalık toz duman altında. Şöyle bir bakıyorum sosyal medyaya her iki takım taraftarları savaş baltalarını çıkarmış neredeyse birbirine saldırmaya hazır.

Yahu maçlar sosyal medyada değil, çim zeminde oynanıyor farkında mısınız? Nedir bu birbirinize nefret ve kin duymanızın nedeni? Neden dostluğu en üst seviyede yaşamak varken birbirinize olan düşmanlığınızı ne zaman toprağa gömeceksiniz merak ediyorum?

Evet ezeli rekabetin içinde mücadele olacak, hırs olacak, kırmızı kart olacak bunlar maçın doğal akışında olan şeyler, fakat taraftarların gaza gelip saldırganlaşmasına asla neden olamaz. Bu kabul edilebilir bir durum değil.

Dediğim gibi ezeli rakipler yüzyıldır mücadele ediyor ve kimler geldi, kimler geçti. Ne yıldızlar derbide birbirine rakip olup ebedi dost olmayı başardılar. Peki bunu bugün neden bir kez daha başarmayalım, neden eski günlere dönmeyelim?

Evet benimkisi biraz ütopik bir temenni oldu kimine göre. Hele günümüz teknoloji çağında bunun ne kadar imkansız olduğunu biliyoruz, bilmesine karşın ama yine de bir umut, bir temenni olarak söylemek istedim.

Çünkü bu dostluğun kurulmasına ve rakiplerin birbirine çiçek uzatmasına sosyal medya o kadar uzak ki tahmin ediyorsunuz. Klavye başında delikanlılığı yapanların paylaşımlarına bakınca dostluğun çok zor hatta imkansız olduğunu üzülerek yazıyorum.

Birazda maça gelecek olursak her iki takımında form durumu gayet iyi. Fenerbahçe’nin önemli isimlerinin sakatlık sorunu yaşaması elbette olumsuz yönde etkileyecektir. Özellikle oyuna girdiği her dakika maçın kaderini değiştiren Anderson Talisca’nın olmaması bana göre maçın sonucuna direk etki edecektir.

Galatasaray cephesinde ise Victor Osimhen’in olmaması gol yollarında ciddi bir sıkıntı yaratacaktır. Mauro Icardi’nin bir alternatif olduğunu unutmamak gerekir. Her ne kadar biraz kilolu ve tam formda olmamasına karşın Icardi takımı adına maçın adamı olacaktır.

Neticede final maçı kolay geçmeyecektir. Her iki takımda ikinci öncesi hem moral bulmak hem de kupayı müzesine götürmek için büyük bir mücadele verecekler. Şimdiden maçın sonucunu merak etmiyor değilim hani. Umuyorum ki centilmence ve dostça başlayın, dostça biten güzel bir derbi izleriz.

Yazımın başlığında dostluk kazansın demiştim günümüz şartlarında bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum ama iyi niyetle söylediğim bu sözün Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşanması en büyük temennimdir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi