Aysel Ayşe Aygün Özer
3 Polis, 1 hakikat: Terörün değişmeyen yüzü
Yalova’da üç polisimizin DEAŞ tarafından şehit edilmesi, yalnızca bir güvenlik hadisesi değildir. Bu saldırı, yıllardır adını, yöntemini ve coğrafyasını değiştirse de özünü asla değiştirmeyen bir hakikati bir kez daha yüzümüze çarpmıştır: Terör, masumiyet tanımaz; hedefi sadece can almak değil, hafızayı, huzuru ve istikameti yok etmektir.
Şehit edilen üç polis, bir üniformadan ibaret değildi. Onlar bir şehrin gecesinde uyuyabilmesi, bir annenin çocuğunu korkmadan okula gönderebilmesi, bir devletin ayakta kalabilmesi için görünmez bir set oluşturan insanlardı. Terör tam da bu yüzden polisi, askeri, öğretmeni, imamı hedef alır. Çünkü bilir ki bu insanlar ayakta kaldıkça toplum da ayakta kalır.
DEAŞ gibi örgütler, ideoloji maskesi takmış birer yıkım aygıtıdır. Dinle, inançla, dava ile ilgileri yoktur. Onlar için kutsal olan tek şey kaostur. Bugün Yalova’da, yarın başka bir şehirde; yöntem değişir ama niyet değişmez. Bir gün bombayla, bir gün pusu ile, bir gün propaganda ile… Terörün yüzü farklı görünse de aynaya her baktığımızda gördüğümüz şey aynıdır: kör bir nefret ve hesaplanmış bir vahşet.
Bu noktada en büyük tehlike alışmaktır. “Yine oldu” demek, terörün istediği en sessiz zaferdir. Oysa her saldırı, hafızamızı diri tutmamız gereken yeni bir eşiktir. Şehitler yalnızca toprağa verilmez; eğer unutulurlarsa, ikinci kez kaybedilirler. Bu yüzden isimleriyle, hikâyeleriyle, geride bıraktıklarıyla anılmalıdırlar.
Devletin güvenlik refleksi elbette önemlidir; ancak mesele yalnızca operasyonel değildir. Terörle mücadele aynı zamanda ahlaki, zihinsel ve toplumsal bir duruştur. Kimin nerede durduğunu, hangi dili kullandığını, neyi meşrulaştırıp neyi sessizce geçiştirdiğini deşifre eden bir imtihandır bu. Terör karşısında muğlaklık, tarafsızlık değil; zaaf üretir.
Yalova’da şehit düşen üç polis bize tek bir hakikati hatırlatıyor: Terör, insanlığın ortak düşmanıdır ve onun değişmeyen yüzüne karşı ancak değişmeyen bir kararlılıkla durulabilir. Bu kararlılık; unutmamak, sulandırmamak ve adını doğru koymakla başlar.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.