“Masada olmazsanız, menüde olursunuz”

Yıllar evvel Başkan Erdoğan tarafından söylenen bu söz, bugünlerde diğer dünya liderleri tarafından da söylenmeye başlandı. En son olarak ta Kanada Başbakanı söyledi. “Masada olmazsak menüde oluruz”

Peygamberimiz ne güzel söylemiş, “Hiç kimse yaşattığını yaşamadan ölmez”

Düşünün bir kere daha düne kadar dünyada efelik taslayanlar bugünlerde başlarına gelebileceklerini düşündükçe, birlikten, beraberlikten bahsetmeye, kurulan her masada olmaları gerektiğin birbirlerine anlatmaya başladılar.

Trump’ın sınır tanımaz tavrı, Çin’in önlenemez yükselişi, Rusya’nın Avrupa için tehdit olarak görülmesi üzerine, batı feryad-ü figan etmeye başladı.

Adama sorarlar siz değil miydiniz vekâlet savaşlarını körükleyenler, istediğiniz ülkede darbe yapanlar, iç savaş çıkartanlar, terör örgütlerini silahlandıranlar, milyonlarca masum insanın ölümüne neden olanlar, sizler değil miydiniz? Tek bir kibrit çakılmasına kaldı işiniz. Salya sümük ağlamaya devam edin.

Artık masada değilsiniz, menüsünüz! Birilerinin iştihanı kabartıyorsunuz. ABD güvenlik nedeniyle, “şuralara şuralara ihtiyacım var ya güzellikle verin ya da ben almasını bilirim” mesajı bütün Avrupa’yı kara kara düşünmeye başladı. “Sıra bize ne zaman gelecek veya müdahale olmasa bile gizli işgal olabilir diye. ABD’nin bütün ülkelerde ya üsleri var ya da güvenilir iş birlikçileri

Ne oldu İsrail canavarını büyüttünüz beslediniz faturası size çıktı. Batılı ülkeler şunu çok iyi bilmelidirler ki yaşattıklarını mutlaka yaşayacaklardır. Sömürge dönemi bitti. İntikam dönemi başladı. Bu savaşın adına İNSANLIĞIN İNTİKAMI DİYEBİLİRSİNİZ hem de din, dil, ırk, mezhep ayrımı gözetmeksizin insanlık sizi bulunduğunuz topraklara gömmek için zamanını kolluyor.

Ve burada en büyük dersi ABD’nin alacağından kimsenin kuşkusu olmasın. Bekleyin görün ABD de neler olacağını. ABD’nin içten içe kaynayan bir volkan olduğunu görmemek ancak bakar körlerin işidir.

ABD bütün ülkeleri kendisinin kölesi, kolonisi, sömürgesi olarak görüyor. ABD’nin hukuk, insan hakları, ülkelerin özgürlüğü gibi bir derdi yok. Tek derdi ben istediğim ülkeye girer istediğimi alır çıkarım. Şimdilik bahaneler uyduruyorum ama yakında bahane aramama da gerek kalmayacak. İşte ABD’nin bu aymaz tavrı sadece Orta Doğu ülkelerini korkutmuyor dünyada ki birçok ülkelerin korkulu rüyası haline geldi.

Diğer taraftan insanların nefesini tutup beklediği İran kıyılarında haydutluk yapan ABD ye buradan hem bir uyarı hem de bir hatırlatma. İran, Venezüella değildir. Unutma İran’da 30 milyonun üzerinde Türk yaşıyor. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu tere yağdan kıl çeker gibi gidip alman, İran’da da aynı şeyi yapacağın anlamına asla gelmez. İran’daki Türkler sahaya inerlerse, ortada da ne ABD kalır ne ABD’nin kurduğu yenidünya düzeni kalır. İç karışıklıklar senin ağzını sulandırmasın. İran’a yönelik bir harekât sonun başlangıcı olacağından zerre kadar kuşkun olmasın.

Her zaman tehdit altında olan ülkemize gelince, kendisini dünyanın efendisi olarak gören ABD ve ava nesine tekrar hatırlatalım unutmuş olabilirler. Her Türk asker olarak doğar, gerektiğinde seve seve ya gazilik makamını alır ya da şehitlik. İçimizdeki hainlere, alçaklara, işbirlikçilere rağmen, Biz masada oluruz asla sizin menünüz olmayız. Sakın ola ki, aklınızdan Türkiye ile ilgili en ufak bir aykırılık geçmesin. Demedi demeyin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmet TAŞ Arşivi