İsmet TAŞ
“Saldıracak mı saldırmayacak mı?”
Türk televizyonlarında, ABD-İran krizinde inanılmaz yorumlar yapılıyor. Bizim bildiğimiz bir savaş ihtimalinde yorumları askerler yapar, onlar halkı gerekiyorsa bilgilendirir. Televizyonlarda bu olağanüstü hal karşısında yapılan analizler tam evlere şenlik.
Öyle ki, ABD, İran’ı vuracak mı vurmayacak mı diye iddiaya girildiğini büyük bir şaşkınlık ile izledik. Kendilerini duayen gazeteci olarak gören insanlar gömleğine iddiaya girdiler. Bizi bölgemizi ve tabi ki İran’ı ilgilendiren böyle bir olayda, durumun sulandırılması, gayriciddi davranılması, medya adına utanç vericidir. Şiddetle kınıyorum.
ABD, Çin’in elini zayıflatmak için, Çin’in petrol ihtiyacını karşılayan ülkelere sırasıyla operasyon yapmaya, petrollerine el koymaya başladı. Venezüella’yı kolaylıkla geçen ABD, İran’ın elindeki petrole hakim olmak için, haydutluk ve eşkıyalık anlayışı içeresinde İran’ı tehdit ediyor. Kabul etmek gerekir ki bugün dünyanın askeri ve ekonomik olarak en güçlü ülkesi ABD. Elindeki ölümcül, karşı konulması güç olan silahlar, onlara ayrı bir güç vermekte, onlarda bunu hiçbir hukuk, insan hakları vs konuları umursamadan çıkarlarına aykırı olan ülkelere saldırmaya veya onlar üzerindeki hâkimiyetini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
Yazımızın yayına hazırlandığı sıra da hala kapalı kapılar ardında görüşmeler yapılırken, ABD saldırdı, saldıracak yorumları yapılıyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi haddini ve maksadını aşan yorumlar, ağlanacak halimize güleriz cinsinden.
Sosyal medya, ”İran’a güzelleme yapıyorsunuz” suçlaması ile saldırıya geçtiler. Çok açık net söylüyorum, Türkiye, İran’ın istikrarının korunmasından yanaysa ki öyle bende aynı kanaatteyim. Kimin ne dediği ne söylediği de çok da umurumuzda olmamalı. Türkiye, Türk milleti ve insanımız açısından ne önemliyse, benim açımdan da aynen öyledir. Türk’üm diyen bu topraklarda yaşayan, herkes de böyle düşünmek zorundadır. Ülkemizin çıkar ve menfaatleri her şeyin üstündedir.
Tekrar ediyorum, ABD-İran krizinde İran’ın yanındayız. Eşkıyalık ruhunu taşıyan, uluslararası hukuka inanmayan, şiddet yanlısı, insan hak ve özgürlüklerine karşı olanlar, ABD ve yandaşları tarafından fonlananlar elbette ABD’nin yanında yer alacaklardır. Bunlar ya hainlerdir ya da gaflet içinde olanlardır.
Daha önceden de ifade etmiştik, “İran’ın güvenliği, Türkiye’nin güvenliğidir” diye. Bunun aksini kimse söyleyemez.
İşin en tuhaf olan tarafı ise, Arap ülkelerinin büyük bir kısmı, ABD nin İran’a saldırmasını dört gözle bekledikleri gibi, “Hadi hala ne duruyorsunuz saldırın ” diye ses yükselten ülkeler var. Her ülkenin kendi komşuları ile zaman zaman husumetleri veya çıkar çatışmaları, ideolojik ayrılıklar olabilir.
Ancak Orta Doğu ya on bin km uzaklıktan gelen birileri ülkelerden birine saldırıyor veya saldırmaya kalkıyorsa, bütün ülkeler, aralarındaki ayrılıkları bırakıp topyekün ayağa kalkmaları gerekir. Çünkü bugün o ülkeye yapılan saldırının, yarın komşu ülkeye olacağından kimsenin kuşkusu olmasın. Emperyal güçlerin kölesi olmayı seçen ülkeler, bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödedikleri gerçeği herkesin malumu.
Buradan uyarıyorum. ABD, İran’a saldırırsa ve İran tarafından, “cihat ilan edilirse” başta bölgemiz olmak üzere dünya kan gölüne döner ve bundan en çok ABD zarar görür. Üçüncü Dünya Savaşı çıkması içten bile değil. Bu durumun istisnasız herkesi etkileyeceği unutulmamalı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.