Eyüp Kara
Yola devam
Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8’inci haftasında İngiltere Premier Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Manchester City takımına 2-0 yenilmekten kurtulamadı. Sarı kırmızılı ekibimiz, 10 puanda kalmasına rağmen ilk 24'e adını yazdırarak Devler Ligi'nde yoluna devam etti. Fakat bu futbol ile bundan sonra işleri zor baştan söylemiş olayım.
Sarı kırmızılılar doksan dakika boyunca Manchester City karşısında bir iki cılız gol pozisyonu dışında ne etkili oldu ne de heyecan yarattı. Yani koca bir Türkiye Süper Lig şampiyonunu ben inanın sahada göremedim. Onlara kızmıyorum güçleri bu kadar ve ellerinden gelinin en iyisini yaptılar.
Düşünün takımın en büyük yıldızı ve gol umudu Victor Osimhen ceza sahasında etkili olmayı bırak bir tehlikeli şut bile çekemeden doksan dakikayı tamamladı. Büyük umutların bağlandığı bir oyuncu sahada bir varlık gösteremezse diğerleri zaten baştan kaybettik diyerek onlar da bırakıyor.
Sürekli bir polemik konusu var Barış Alper Yılmaz bilmem şu kadar Euro, yok bilmem bu kadar Euro, yok bilmem şu kadar Euro verdiler de Galatasaray’ın beklentisi şuymuş, falan filan…
Yahu siz kimi kandırıyorsunuz, kiminle kafa buluyorsunuz bilmiyorum ama Manchester City karşısında Barış tek bir gol pozisyonuna giremediği gibi sahada var mıydı, yok muydu inan anlamadım. O kadar etkisiz bir futbol ortaya koydu ki mum yakta ara bul.
Birde buna sarı kırmızılı teknik adam Okan Buruk’un yanlış kadro ile maça çıkması işin tuzu biberi oldu desek yeridir. İlk onbir çıkan takıma bakıyorsun sahada adeta yürüyor, sonradan oyuna giren oyuncular bir nebze olsun Galatasaray’a nefes aldırdı ama atı alan çoktan Üsküdar’ı geçti bile.
Son üç yılın Türkiye Süper Lig şampiyonu Galatasaray’ın hükmü ancak kendi liginde geçiyor bunu açık açık söylemekte fayda var. Ha bu Galatasaray değil, Fenerbahçe veya Beşiktaş olsa da bu durum ve sonuç değişmeyecektir.
Şöyle bakıyorum Premier Lig ile Türkiye Süper Ligi arasında gece ile gündüz kadar fark var. Yani futbol olarak bizden bilmem kaç adım ileride olduklarını bilmem söylememe gerek var mı? Maçı izleyenler zaten gördü ve değerlendirdi. Bana sesli dile getirmek kaldı.
Şimdi şunu diyebiliriz. İki lig arasında elbette kalite farkı var, fakat bu kalite farkı tesadüf değil. Neden derseniz Manchester City’nin piyasa değeri 1.31 milyar Euro’yu bulurken, Galatasaray’a baktığımızda belki 377 milyon Euro. Gel de şimdi iki takımı olmadı iki ligi kıyasla nasıl kıyaslayacaksın ki…
Yani dönüp iki takımın kadrolarına bakıyoruz Manchester City’nin neredeyse oyuncularının tamamını dünya çapında ve isimleri biliniyor, Galatasaray bakıyorum Victor Osimhen dışında pek kimse tanımak ve bilmez. Bu bile bize iki takım arasındaki kalite farkını fazlasıyla gösteriyor.
Neticede Manchester City güçlü bir takım ve bu gücünü doksan dakikaya yayarak istediğini alıp ilk 8 takım arasına adını yazdırarak direk çeyrek finale yükseldi. Galatasaray ise artık önümüzdeki senenin planlarını yapacak başka elden gelen bir şey yok.
Yani işin özü iki ülke arasındaki futbol kalitesi, fiyat performans ilişkisi ve mantalite farkı, oyuncu kalitesi, kondisyonu, giren ve çıkan oyuncuların kalitesinin birbirine yakın olması neden buralarda bizim olmadığımızı bir kez daha anlamış olduk.
Evet sen istediğin kadar para ver, gelmeye ikna et fakat en son tercih edilen bir ülke olduğun sürece futbolun Edirne’den öteye geçmiyor. Eninde sonunda dönüp dolaşıp annemizin ligine geri dönüyoruz ve kendi aramızda kısır çekişmelerle günümüzü gün ediyoruz.
Birbirimizi adeta yiyerek futbolumuzun altına dinamit koyup Avrupalı rakipleri karşısında böyle ezik ve güçsüz olmalarını seyrediyoruz. Ne zaman düzeliriz bilmem ama bu kafa ile pek mümkün görünmüyor. Sağlıklı günler diliyorum…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.