Ankara’nın kalbinde bir fırtına

Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde, 13 Mayıs akşamı Eryaman Stadyumu’nda futbolseverler kelimenin tam anlamıyla bir "kupa heyecanı" yaşadı. Gençlerbirliği ile Trabzonspor arasındaki mücadele, futbolun sadece 90 dakikadan ibaret olmadığını, dramanın, emeğin ve son saniyede gelen galibiyet sevincinin bir kez daha kanıtı oldu.

Ziraat Türkiye Kupası yarı finalindeki Gençlerbirliği-Trabzonspor eşleşmesi, kağıt üzerinde "favori belli" denilen ancak sahada taktiksel bir satranç oyununa dönüşen, izleyicinin nabzını yükselten bir mücadeleye sahne oldu. Mücadelenin sonunda gülen biraz da şansın yardımıyla Trabzonspor oldu demekten başka bir şey gelmiyor elimden ve kalemimden.

Gençlerbirliği’nin Onurlu Direnişi

Ev sahibi Gençlerbirliği, taraftarı önünde favori rakibi karşısında korkusuzca mücadele etti. Genç oyuncu Erk Arda Aslan’ın 62. dakikada attığı golle Ankara ekibi, "Bu kupayı bırakmaya niyetim yok" dercesine öne geçtiğinde, Eryaman tribünlerinde büyük bir coşku hakimdi. Gençlerbirliği, disiplinli oyunu ve direnciyle Trabzonspor’a zor anlar yaşattı ve final yolunda güçlü bir mesaj verdi.

Fırtına’nın Pes Etmeyen Karakteri

Ancak Trabzonspor, kupanın gediklisi olduğunu bir kez daha gösterdi. Geriye düşmesine rağmen oyun disiplininden kopmayan bordo-mavililer, 78. dakikada gelen şanssız bir kendi kalesine golle skoru dengeledi. Bu gol, maçın kırılma anıydı. İvme kazanan Trabzonspor, rakibinin direncini kırmak için son dakikaya kadar baskısını artırdı.

Ve sahneye, sezonun kritik isimlerinden Ernest Muçi çıktı. Maçın bitimine saniyeler kala, 90+2. dakikada ağları sarsan Muçi, sadece skoru 2-1’e getirmekle kalmadı, Trabzonspor’u final biletine taşıyan o "altın" golü de atmış oldu.

Antalya’da Bir Final Randevusu

Bu galibiyetle Trabzonspor, kupada adını bir kez daha finale yazdırdı. Bordo-mavililer için artık hedef belli: 22 Mayıs’ta Antalya’da, Konyaspor karşısında kupayı müzesine götürmek.

Gençlerbirliği ise bu mağlubiyete rağmen, gösterdikleri yürekli performansla taraftarından tam not aldı. Kupa, yine bir kez daha futbolun neden "güzel oyun" olduğunu hatırlatan anlara sahne oldu. Ankara’daki bu zorlu sınav, Trabzonspor’un kupa serüveninde bir "final provası" niteliğindeydi ve bordo-mavililer bu sınavı başarıyla geçti.

Şimdi gözler 22 Mayıs'a çevrildi. Antalya’da bizi bambaşka bir hikaye bekliyor!

Burada ayrı bir paragrafta Gençlerbirliği’nin genç oyuncularına açmak lazım. Çünkü hafta sonu Trabzonspor ile oynayacakları ligde kalabilmek adına son derece önemli maçta as oyuncularını oynatmayıp genç oyunculara şans vermesi son derece yerinde bir karardı.

Doksan dakika boyunca forma şansı bulan genç takım oyuncuları ortaya koydukları mücadeleleri ile takdiri hak ettiler. Demek ki bir takım altyapıya önem verdiği zaman geleceğin yıldızlarını izleme şansı bulduk. Kendilerini tebrik ediyorum ve yollarının açık olduğunu söylemek sanırım hayalcilik olmasa gerek.

Bu maç, Gençlerbirliği için "kazanmaya çok yaklaşan taraf" olarak hatırlanacak olsa da, Trabzonspor için "pes etmeyen bir şampiyon adayı" kimliğinin pekiştiği bir karşılaşma oldu. Ankara’daki bu 90 dakikalık hikaye, kupa tarihine "son dakikasıyla hatırlanacak maçlar" arasına çoktan girdi bile.

Final yolunda Trabzonspor şimdi tüm dikkatini Konyaspor ile oynayacağı o büyük geceye veriyor. Bu kupa, sadece bir kupa değil, aynı zamanda gelecek sezonun Avrupa hedefleri için de hayati bir kapı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi