İrfan Paksoy
Başarılı bir kriz yönetimi
Giriş…
Bugünkü makalemin konusu Mondros Mütârekesi döneminin yerli ve gayrı millî sadrazamı Damat Ferit Paşa başkanlığındaki İstanbul’daki hükûmetin Anadolu’daki millî hareketi boğmaya ve Sivas Kongresini engellemeye yönelik sonuçsuz kalan hainâne çabaları üzerine Sivas Kongresi (03-11.09.1919) sonrasında İstanbul’daki hükûmet yerine ve Türk milleti adına “yürütme-icra” görevini üstlenen Temsil Heyetinin kararıyla Anadolu’nun İstanbul ile iritibatının kesilmesine ilişkindir.
Mütâreke sonrasında genel durum …
Mütâreke sonrasında bağımsızlık hevesine kapılan Samsun ve havâlisindeki Rumların oluşturduğu çeteler ile Türk köylerini basması ve Türklerin de bu saldırılara cevap vermesi nedeniyle bölgede bozulan âsâyişi sağlamak üzere 9. Ordu Müfettişi olarak olağanüstü yetkilerle Anadolu’ya gönderilen Mustafa Kemâl Paşa, Samsun’a çıkmış (19.05.1919), Mütâreke’den itibaren ülkenin mesnetsiz gerekçelerle İtilaf Devletleri birlikleri tarafından yer yer işgâl edilmesine karşı alınacak tedbirler ile protesto mitingleri yapılmasına ilişkin Havza Genelgesini (28.05.1919) yayımlamış, öncülüğünde Millî Mücâdele’nin programına ilişkin bir millî strateji belgesi olan Amasya Genelgesi yayımlamış (22.06.1919), bahse konu genelge kapsamında da Sivas’ta bir millî kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır.
I. Dünya Savaşı’nın mağlubu olan devletler (Almanya, Avusturya, Macaristan, Bulgaristan ve Osmanlı İmparatorluğu) ile imzalanacak barış antlaşmasının şartlarını hazırlamak üzere Savaşın galipleri (İngiltere, Fransa, İtalya, ABD, Japonya ve diğerleri) tarafından açılan (18.01.1919) Paris Barış Konferansı’nda ABD, İngiltere ve Fransa’nın da destek verdiği Doğu Anadolu’nun bazı vilâyetlerini de kapsayan Amerikan mandasında genişletilmiş bir Ermenistan devletinin kurulması tehlikesine karşı toplanan bölgesel nitelikli Erzurum Kongresi’nde (10-23.07.1919), Amasya Genelgesi doğrultusunda kararlar alınmış, kongreye başkanlık eden ( ve 08/09.08.1919 gecesi askerlik mesleğinden istifa etmiş olan) Mustafa Kemâl Paşa da oluşturulan Temsil Heyetine başkan olarak seçilmiştir. Bu kongrenin ardından Amasya Genelgesi kararlarına uygun olarak yapılması planlanan Sivas Kongresi’nin hazırlıkları sürdürülür.
Değerli destekler…
Başında Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’nın bulunduğu ve karargâhı Ankara’da olan 20. Kolordu ve bağlıları, kolordu sorumluluk bölgesindeki Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetlerinin ve Kuvâ-yı Milliye’nin teşkilatlanma çalışmaları ile Sivas Kongresi için delege seçimine destek olmayı sürdürüyor, keza karargâhı Erzurum’da bulunan Kazım Karabekir Paşa ve karargâhı Sivas’ta bulunan (Albay Refet Bey’in Mustafa Kemâl Paşa ile birlikte hareket ediyor olması nedeniyle İstanbul tarafından görevden alınan -12.07.1919- ve bunun üzerine eşzamanlı olarak askerlik mesleğinden istifa eden Albay Refet (Bele) Bey’in ardından bu görev atanan 3. Kolordu Komutanı (Çolak) Albay (Selahattin) Bey de Mustafa Kemâl Paşa başkanlığında gün ve gün ivme kazanan millî harekete destek vermekteydi.
Sözde hükûmetin bardağı taşırması…
İstanbul’daki İngiliz yanlısı Damat Ferit Paşa başkanlığındaki aciz, dirâyetsiz, yerli ve gayrı millî hükûmet tarafından 28 Ağustos’ta 20. Kolordu Komutanlığı görevinden alınan, İstanbul’a çağrılan, ancak görevini bırakmayan ve 3 Eylül’de de Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemâl’den de kendisine görevi kesinlikle bırakmaması konusunda telgraf gelen Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'nın bu kararlı duruşunu Sivas Kongresi delegelerinin onaylaması ve kendisinin aslî görevi (olan 20. Kolordu Komutanlığı) uhdesinde kalmak üzere Batı Anadolu Kuvâ-yı Milliye Genel Komutanlığına ataması (09.09.1919), millî hareketi itibarsızlaştırmak için mesnetsizce İttihatçılık ve Bolşeviklikle itham eden; Almanlardan, Bolşeviklerden ve Enver Paşa'dan para almakla lekelemeyi sürdüren; Sivas Kongresi’ni basarak Kongreyi dağıtmayı ve Kongreye gelenleri tutuklamayı amaçlayan fakat Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemâl’in dirâyetli karşı önlemleri sayesinde başarısızlıkla sonuçlanan (10.09.1919) menfur Ali Galip Olayı, Temsil Heyeti tarafından Millî Mücadele’ye olan düşmanlığını arttırarak sürdüren Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya karşı harekete geçmek için de uygun ortamı hazırlamıştı.
Siyasî tansiyonun yükselmesi…
Kongrenin 9 Eylül tarihli toplantısında alınan karar gereği Padişaha gönderilen “Damad Ferid Paşa’nın millî hareketi boğmaya yönelik cürümleri ve tarafsız yeni bir hükümetin kurulması” hususlarına ilişkin telgrafın Padişaha ulaştırılması Hükûmet tarafından engellenir.
Mustafa Kemal Paşanın isteği üzerine (karargâhı Sivas’ta konuşlu) 3., (karargâhı Diyarbakır’da konuşlu) 13., (karargâhı Ankara’da konuşlu) 15. ve (karargâhı Erzurum’da konuşlu) Kolordu Komutanları 11 Eylül’de Sadârete (başbakanlığa) ortak bir telgraf göndererek, doğrudan doğruya Padişah ile görüşmek istediklerini aksı takdirde doğacak kötü sonuçlardan Sadrazamın sorumlu olacağını bildirirler. Bu komutanlar aynı gün Padişaha gönderdikleri telgrafta ise, Dâhiliye Nâzırı (İçişleri Bakanı) Adil Bey ile Harput Valisi Ali Galip Bey arasındaki (Sivas Kongresini basarak dağıtmaya yönelik) yazışmalardan bahsederek bu kabinenin artık işbaşında kalamayacağını, Padişah tarafından (21.12.1919 tarihinde feshedilen Parlamentonun, Anayasa gereği seçimlerin üç ay zarfında yapılarak tekrar açılması gerektiğinden hareketle) seçimlerin bir an önce yapılarak Meclisin toplanmasını isterler
Kongre Genel Kurulu adına 11-12 Eylül gecesi Sadrazama çekilen telgrafta ise; “Milletin, Padişah'tan başka kimseye güveninin kalmadığı, durumu ve isteklerini ona bildirmenin zorunlu olduğu, Hükümetin ise Padişah ile Millet arasına girdiği” ileri sürülür; “Hükümetin bu yönde direnmesi bir saat daha sürerse (Sivas’taki) Milletin (temsilcilerinin Hükûmete karşı) her türlü davranışında kendini özgür sayacağı, Hükümetle bağlantısını keseceği, bunun (da) son ihtar olduğu” bildirilir. Kolordu komutanlarına, İstanbul Telgraf Müdürlüğünün, Temsil Heyetinin Padişahla haberleşmesine engel olduğu bildirilerek, bu durum karşısında İstanbul'la telgraf haberleşmesinin kesilmesi, bu talimata engel olacak telgraf memurlarının askerî mahkemeye verilerek en ağır cezalandırılması ya emredilir; sonuç elde edilinceye kadar da telgrafhanelerden ayrılınmaması da ek bir genelge ile istenir.
Son ikaz…
Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemâl, Kongre’nin bitimini takip eden gün (12.09.1919) telgrafla Hükûmete “Saat 16.00’ya kadar, Millet ile Padişah arasına çekilen duvarın (Temsil Heyetinin, Padişah ile haberleşmesine Hükûmet tarafından engel konulmasının) kaldırılmaması hâlinde Anadolu’nun, Hükûmet ile irtibatını keseceğini " bildirir.
İstanbul ile kesilen irtibat…
Temsil Heyetinin ve komutanların Padişah'a çektiği telgrafların Hükûmet tarafından engellenmesi sürdürülünce aynı gün saat 17.00’da Temsil Heyeti imzasıyla, bütün komutan ve idarecilere İstanbul ile bağlantının kesilmesi emredilir. Bu emir üzerine, birçok yerden Padişah'a telgraflar çekilerek meşrû bir hükûmet işbaşına geçinceye kadar Hükümet ile ilişiğin kesildiği bildirilir. Böylece Anadolu'nun İstanbul ile olan bağlantısı genel olarak kesilir. “Damat Ferit Paşa’nın meşrû bir hükûmeti temsil etmediği” hususu da yabancı komiserlik ve elçiliklere de bildirilir.
Sonuç…
Yerli, İngiliz müzâhiri, gayrı millî ve Millî Mücâdele’ye amansız düşman Damat Ferit Paşa’nın Anadolu’da yükselmeye başlayan millî hareketi boğmak için değişik gayrı millî çaba ve uygulamalar içinde olması Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemâl’in dirâyetli tutum ve icraatları ile boşa çıkarılacak ve bu zelil Sadrazam 1 Ekim 1919 tarihinde istifa etmek zorunda kalacaktır. Sonrasında ne olmuştur? Bu sualin cevabı ve bu makalenin devamı ise sonraki kimi makalelerimizde sele alınacaktır.
Mustafa Kemâl Paşa’nın başarılı askerî ve siyasî liderliğinde zaferle taçlanan ve oldukça karmaşık süreçler içeren Şanlı Millî Mücâdele’yi anlamaya ve konuya ilişkin bilgilerimizi tazelemeye yönelik paylaşımlarımız, sonraki kimi makalelerimize de konu olacaktır.
© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
KAYNAKLAR
Celal Pekdoğa, “Ali Galip Hadisesi”, İçinde Millî Mücadele’nin Yerel Tarihi 1918-1923, https://www. tuba.gov.tr/files/yayinlar/tarih-serisi/TUBA-978-625-8352-70-2_ch11.pdf, Erişim Tarihi: 17.09.2026; Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Bateş Yayınları, İstanbul 1980; Haluk Selvi, “Si̇vas Kongresi̇ ve Damad Feri̇d Hükümeti̇’ni̇n İsti̇fası”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Kasım 2002, Cilt 18, Sayı 54; Mehmet Emin Elmacı, “Sivas Kongresi’nden Damat Ferit Paşa’nın İstifasına Kadar İstanbul Basınında Mustafa Kemal Paşa ve Milli Mücadele (Eylül 1919)” DergiPark Akademik, Yıl 2025, Cilt: 12 Sayı: 1, https:// dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4421050, Erişim Tarihi: 26.09.2026; Mustafa Kemâl Atatürk Nutuk, Biz Bize Basın Yayın Eğitim Hiz. San.Tic.Ltd.Şti., Ankara 2007; Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber, Cilt II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2. Baskı, Ankara 1986; Şerafettin Can Erdem, “Damat Ferit Paşa (1853-1923)”, Atatürk Ansiklopedisi, https://ataturk ansiklopedisi. gov.tr/detay/632/Damat-Ferit-Paşa-(1853-1923), Erişim Tarihi: 26.09.2026; Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, Cilt II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1994.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.