Karşı kıyıda ne olmuştu?

Giriş…

Ankara Ulus gazetesi ve haber sitesindeki makale köşemde 21 Eylül 2026 tarihli makalemin başlığı Küçük Asya Felâketi ile ilgiliydi. Bugünkü makalemde de bu sayfanın sınırlılıkları kapsamında bu felâketin Yunanistan’a yansıması olan siyasî depremden bahsedilmektedir.

Öncesi…

Gazi ve Müşir (Mareşal) Başkumandan Mustafa Kemâl Paşa’nın bizzat sevk ve idaresinde 26 Ağustos 1922 tarihinde Afyon güneyinden başlatılan Büyük Taarruzun ikinci günü Yunan savunma hatları yarılmış, Yunan Küçük Asya Ordusu (YKAO) Afyon Grubu (1. Yunan Kolordusu) Afyon’u boşaltmış ve Dumlupınar’a doğru çekilmeye başlamış, başarıyla sürdürülen taarruz sonucu 29 Ağustos akşamı Yunan Afyon Grubu Dumlupınar’da kuşatılmış, 30 Ağustos’ta gerçekleşen ve yine bizzat Başkumandan’ın bizzat sevk ve idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde Yunan kuvvetlerinin beli kırılmış, 1 Eylül’de Başkumandan’ın emri ile başlatılan tâkip harekâtı da başarı ve süratle sürdürülmüş, 9 Eylül’de Türk kuvvetleri İzmir’i kurtarmış, tâkip harekâtından kurtulabilen son Yunan birliklerinin de 18 Eylül’de (Bandırma günaybatısındaki) Edincik ve (Bandırma kuzeybatısındaki) Erdek’ten gemilerle kaçması sonucu Anadolu’da harp esirleri dışında Yunan askeri kalmamıştı.

Sefer, mâcerâ ve felâket…

İzmir’in Yunanlar tarafından işgâl edilmesinden (15.05.1919) itibaren YKAO sürekli taarruz eden taraf, Türk ordusu da savunma yapan taraf olmuştur. Bu bağlamda İzmir’in işgâlinden Sakarya Muhaberesi’nde aldığı yenilgiye (13.09.1921) dek olan dönem YKAO için “Küçük Asya Seferi” addedilen evredir.

Sakarya Zaferi ibreyi tersine döndürerek YKAO’yu savunma yapan, Türk ordusunu da taarruz yapan taraf durumuna dönüştürdüğü gibi 13 Eylül 1921 tarihi de YKAO için “Küçük Asya Macerası” evresinin başlangıç tarihidir.

YKAO’yu Anadolu’dan söküp atacak şekilde Türk ordusunun hazırlıkları tamamlandıktan sonra Gazi Paşa’nın komutasında başlatılan Büyük Taarruz (26.08.1922) ve Dumlupınar Zaferi’nin (30.08.1922) ardından İzmir ve Bursa istikâmetlerinde takip harekâtı başlatılmış; bu harekât başarıyla sürdürülerek 9 Eylül’de İzmir, 16 Eylül’de İzmir’in tüm ilçeleri ve civarındaki yerleşim merkezleri kurtarılmış; Bursa istikâmetindeki takip harekâtı sonucunda da kurtulabilen son Yunan birliklerinin 18 Eylül'de Bandırma batısındaki Edincik ve Erdek’ten gemilerle kaçması sonucu Anadolu’da harp esirleri dışında Yunan askeri kalmamıştı. Büyük Taarruz ve ardından başlatılan bu takip harekâtı sonucu YKAO’nun Anadolu’dan atıldığı bu üçüncü evre ise Yunan tarihçiliğinde “Küçük Asya Felâketi” olarak ifade edilir.

Çalkantılı bir dönem…

Büyük Taarruz başladıktan hemen sonra Yunanistan artarak devam edecek bir çalkantılı bir girmişti.

28 Ağustos’ta istifa eden Petros Protopapadakis başkanlığındaki Yunan hükûmetin ardından Kral I. Konstantin tarafından yeni hükûmeti kurma görevi verilen Nikolaos Kalogeropulos, takip eden iki gün zarfında bu konuda başarılı olamayınca Yunanistan’ın İstanbul’daki eski yüksek komiseri Nikolaos Triantafillakos Atina’ya çağrılmış ve zorlukla da olsa geçici bir hükûmet kurulması sağlanmıştı.

Siyasî deprem…

Anadolu’da yaşanan hezimet ve geri çekilme sonrası Yunanistan’da siyasî ve askerî çalkantı artarak devam etmiş, Anadolu’dan çekilenler başta olmak üzere Sakız adasındaki askerler, 5. Efzun Alayı Komutanı Albay Plastiras liderliğinde ayaklanma hazırlıklarına başlamışlar, ihtilâli destekleyen pek çok subay Plastiras, Stilianos Gonatas ve Limni zırhlısının komutanı Deniz Yarbayı Dimitrios Fokas önderliğindeki ihtilâlcileri desteklemişler, onlar da İhtilâl Komitesi’nin iktidarı üstleneceğini duyurmuşlardı. Albay Plastiras etrafında yer alan Venizelosçu subaylar ihtilâlin gerçek lideri olarak onu kabul etmiş, ardından da bir İhtilâl Komitesi oluşturulmuştu.

“11 Eylül Darbesi” olarak anılan bu kaotik süreçte darbecilerin talepleri sonucu Triantafillakos Hükûmeti istifa etmiş, Parlamento feshedilmiş, yeni seçimlerin yapılması kararlaştırılmış, Kral Konstantin de büyük oğlu ve Veliaht Prens Georgios lehine tahttan çekilerek 27 Eylül’de İtalya’ya sürgüne gitmiş, dört ay sonra da orada ölmüştür.

Sorumlularının cezalandırılması…

İhtilâlciler sorumlu gördükleri siyasetçileri alıkoymaya başlamış, tabandan gelen baskı ile Küçük Asya Felâketi’nden sorumlu tutulanların cezalandırılması kararını almıştı. Yunan kaynaklarının “Küçük Asya Felâketi” dedikleri bu yenilgi sonrasında gerçekleşen darbe üzerine İhtilâl Komitesi tarafından bir sorgulama komisyonu oluşturmuş, bu komisyon tarafından yapılan sorgulama sonucu devlet adamlarından eski başbakanlardan Dimitrios Gunaris, Nikolaos Stratos ve Petros Protopapadakis, eski bakanlardan Savaş Bakanı Nikolaos Theotakis, Maliye Bakanı Georgios Baltacis ve eski Küçük Asya Ordusu Komutanı Korgeneral Georgios Hacıanesti vatana ihânet suçundan yüksek askerî yargıya sevk edilir.

İhtilâl mahkemesi…

İhtilâl mahkemesi, eski Meclis salonunda 13 Kasım 1922 tarihinde görüşmelere başlar. Hazırlanan iddianâmenin ikinci bölümünde; siyasetçilerin 14.11.1920 ile 08.09.1922 tarihleri arasında vatana ihanet ettikleri belirtilmiş, yetkililerin pek çok ekonomik yıkıma sebep olan askerî önlemleri almadıkları ileri sürülmüştü.

Mahkeme sonunda (Kral Konstantin’in kardeşi ve hâlihazırdaki İngiltere Kralı Charles’ın da dedesi olan) Prens Andreas Vasilopais da emre itaatsizlikten sevk edildiği yargılanmada suçlu bulunmuş, ancak büyük birlikleri yönetmek ve bulunduğu şartlar konusunda bilgisiz olduğu şeklindeki hafifletici sebeplerle, yaşam boyu sürgün, ordudan ihraç ve mallarına el konulma cezalarına çarptırılmış, ardından da çok geçmeden bir İngiliz savaş gemisiyle yurt dışına çıkmıştı.

Altılar Davası ve kararları…

Askerî Mahkemenin “Altılar Davası” olarak da bilinen yargılaması sonunda 28 Kasım’da açıklanan diğer kararlarına gelince… Eski başbakanlardan Gunaris, Stratos ve Protopapadakis, eski bakanlardan Savaş Bakanı Theotakis, Maliye Bakanı Baltacis ve madalyaları sökülen eski YKAO Komutanı Korgeneral Hacıanesti’nin idamına karar verilmiş ve bu cezalar da kurşuna dizilerek infaz edilmiştir (28.11.1922).

Askerî mahkeme, dava kapsamındaki diğer sanıklardan, Amiral Muâvini Gudas ile Tümgeneral Stratigos’a da müebbet hapis hapis cezası verir.

Askerî Mahkeme tarafından bunlardan başka; devlet hazinesini zarar ettirmelerinden dolayı Gunaris 200 bin, Stratos 335 bin, Baltacis 1 milyon, Theotokis 1 milyon, Gudas da 200 bin Drahmi para ceza ödemeye mahkûm edilmiştir.

Ödenen ağır bedel…

Yunan devlet adamları ve komutanları büyük yenilginin sonucunu ağır ödediler. Sorumlu görülenlerden altısının cezası kurşuna dizilerek infaz edilmiş, ikisinin cezası da ömür boyu hapis mahkûmiyeti olmuş, suçlular ayrıca ağır para cezasına çarptırılmışlardı. Diğer yandan Küçük Asya Seferi’nde Yunanistan’ı destekleyen İngiltere Başbakanı Lloyd George da 17 Ekim’de istifa etmek zorunda kalmıştı.

Sonuç…

Yunan tarihinin bir dönüm noktası olarak kabul edilen Küçük Asya Felâketi, Yunanistan'daki tarih ders kitabında ise Modern Yunan tarihinin en büyük ulusal felâketi olarak tanımlanmaktadır. Bu felâket sadece Yunanistan'ın başarılı savaşlarla dolu bir on yılını (1912-1922) bitirmemiş aynı zamanda kuruluşundan itibaren yüzyıldır modern Yunan devletinin siyasetinde egemen olan ve Megali İdea olarak bilinen yayılmacı politikasını da sonlandırmıştır. Bu felâketi, Yunan ordusu için bir yenilgi olmanın yanı sıra 1923-1924 nüfus mübâdelesi ile (muaf tutulan İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada hâriç) Anadolu’daki Rum nüfusun Yunanistan’a gönderilmesine neden olduğu için de bu şekilde adlandırılmaktadır. Yunan toplumunda her düzeyde derin kesintilere yol açmış olan Bu felâketi, Eylül 1922 ayının başından itibaren de Yunanistan’da büyük politik ve askerî istikrarsızlıkları beraberinde getirmiş, 11 Eylül Darbesi sonucu Kral I. Konstantin devrilerek İtalya’ya sürgüne gönderilmiş, oğlu II. George kral yapılmış, darbe sonrasında kurulan askerî mahkemede yapılan yargılamalar sonucunda da felâketin sorumlusu olarak görülenler, kimileri kurşuna dizilerek idam edilmek de dâhil ağır cezalara çarptırılmışlardır.

© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

Kaynaklar

Atilla Kollu, Büyük Zafer (Öncesi ve Sonrası ile), https://atam dergi.-gov.tr/tam-metin-pdf/570/tur, Erişim Tarihi: 20.08.2026; İrfan Paksoy, Büyük Taarruz Destanı, Alka Yayınevi, Trabzon 2023; Nilüfer Erdem, Yunan Tarihçiliğinin Gözüyle Anadolu Harekatı 1919-1923, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, Doktora Tezi, İstanbul 2009; Recep Akdur, “Küçük Asya Felaketi”, 07.09.2019, chrome-extension:// efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.recepakdur.com/media/1697/007-eylul-2019-kucuk-asya.pdf, Erişim Tarihi: 25.09.2026; Sakarya Üniversitesi, Kurtuluş Savaşı’nın Yunanistan'daki Yansımaları ve Altılar Davası, https://haber.sakarya.edu.tr/kurtulus-savasinin-yunanistandaki-yansimalari-ve-altilar-davasi-h58462, Erişim Tarihi: 26.09.2026; Görkem Kızıldağ, “Türk Hezimetinin Yunan Tarafına Yansımaları Sonucu Açılan Altılar Davası”

https://onedio.com/haber/turk-hezimetinin-yunan-tarafina-yansimalari-sonucu-acilan-altilar-davasi-1000517, 30.08.2021; Şaduman Halıcı, “Yunan Anılarında Küçük Asya Felaketi”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi Sayı 48, İstanbul 2022.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Paksoy Arşivi