Aysel Ayşe Aygün Özer
Savarona’yı kirleterek tarihi yıkamazsınız
Bazı eşyalar vardır; kullanım değerini yitirir ama hafıza değeri kazanır.
Savarona da onlardan biridir.
Atatürk’ün Savarona’yı kullanmış olması, onu sıradan bir yat olmaktan çıkarır. Bu gemi, bir devlet başkanının son günlerine tanıklık etmiş, sağlık raporlarının, devlet meselelerinin, sessiz vedaların yaşandığı bir tarih parçasıdır. Bu yüzden Savarona, hukuken olmasa bile fiilen millî hafızaya emanet edilmiş bir semboldür. Amaç gezdirmek, eğlendirmek ya da teşhir etmek değil; Korumak ve saygı sınırında tutmaktır.
İşte tam da bu yüzden Savarona’nın adı, kirli dosyaların içine bilinçli biçimde sokulmak istenmektedir.
Bir sembol neden hedef alınır?
Çünkü semboller yıkıldığında, hafıza zedelenir.
Savarona’nın dosyalara sokulması bir tesadüf değildir. Atatürk’ün adını doğrudan suçlayamayanlar, dolaylı çağrışımlar üretmeye çalışır. Hukukla değil, algıyla konuşurlar.
Ama burada gözden kaçırılan büyük bir gerçek var: Atatürk sevgisi, iftirayla sökülecek bir duygu değildir.
Bu sadece Atatürk meselesi değil
Eğer bugün Savarona üzerinden bir karalama yapılabiliyorsa, yarın tarih baştan aşağı “yeniden yazılmak” istenir.
Osmanlı dönemine dönülür, haremler, cariyeler, saray kadınları bugünün ahlak terazisiyle yargılanır. Tarih, bağlamından koparılır; dönemlerin ruhu yok sayılır.
Bu yolun sonu bellidir: – Hiçbir tarihî şahsiyet ayakta kalmaz
– Hiçbir medeniyet kendini savunamaz
– Her geçmiş, bugünün kirli manşetlerine kurban edilir
Bu bir yüzleşme değil, tarih tasfiyesidir.
Atatürk sevgisi neden sökülemez?
Çünkü bu sevgi, bir propaganda ürünü değil; kurucu bir bağdır.
Bir gemiyle, bir dosyayla, bir söylentiyle silinemez.
Atatürk’ü seven bu millet, onu kusursuz bir put olarak değil; tarihin içinden çıkmış gerçek bir lider olarak sevdi.
Ve bu sevgi, kirli iftiralarla bu milletten sökülüp alınamaz.
Asıl korkuları ne?
Gerçek şu:
Atatürk’ün adı hâlâ bir arada tutuyor.
Hâlâ bir referans noktası.
Hâlâ rahatsız edici derecede güçlü.
Bu yüzden Savarona hedef alınıyor.
Bu yüzden isimler dosyalara iliştiriliyor.
Bu yüzden çamur atılıyor.
Ama tarih şunu defalarca gösterdi: Çamur sıçrar, iz kalmaz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.