Zafer Çam
Vatan, bayrak, ezan, Kur’an gölgesine sığınanlar
Birileri eğer vatan, bayrak, ezan, elimizde Kur’an diyorsa düşünmelisiniz.
Son yıllarda sıkça duyduğumuz dört kelime var: vatan, bayrak, ezan, Kur’an.
Bu sözler, milletin en hassas değerleri, en derin duygularının ifadesidir.
Ancak ne yazık ki bazıları bu kutsal kavramların arkasına sığınarak halkın hakkını görmezden gelmeyi, hatta onu sömürmeyi kendine yol edinmiş durumda.
Oysa unutulmaması gereken bir gerçek var: Bu topraklar, “vatan, bayrak, ezan, Kur’an” uğruna canını feda edenlerin emaneti.
Onlar, rahat koltuklarda oturulsun, makamlar rant ve çıkar kapısı olsun diye değil; ahlak, adalet, onur ve hakkaniyet yaşasın diye toprağa düştüler.
Genç bedenlerini, seve seve bu uğurda verdiler.
Bugün ise bazıları; yönetim kadrosuna girmek, ihaleye fesat karıştırarak, yetimin hakkını gasp ederek, garibanın rızkını kendi malı gibi biriktirerek bu emanete ihanet ediyor.
Partilisine, yakınlarına, yandaşlarına halkın emanetini yedirenler.
O koltuklarda oturanlar unutmamalıdır ki, bulundukları makamlar birer mülk değil, birer emanettir.
Vatan, bayrak, ezan, Kur’an diyorsanız; önce adalet, ahlak diyeceksiniz.
Önce kul hakkı diyeceksiniz.
Önce yetimin hakkını koruyacaksınız.
Fakirin, mazlumun, ihtiyaç sahiplerinin emaneti diyeceksiniz.
Yıllar önce arkadaşlarla yapılan bir Çanakkale gezisinde şehitlerin yemek listesine bakıldığında, “öğlen: yok” yazdığı görülüyordu.
O yokluk içinde, açlık içinde, imkânsızlık içinde mücadele eden o insanlar, bugün bizler rahat yaşayalım diye can verdi.
Peki sizlerin oy verip seçilmiş partidaşlarınız ne yapıyoruz?
Bugün bu ülkede insanlar; Asgari ücretle geçinmeye çalışıyor, emekliler ay sonunu getiremiyor, belediye ekmek büfelerinde ucuz ekmek için sıra bekliyor, pazarlarda atılmış gıdaları toplamak zorunda kalıyor.
Partili seçilmişler ne yapıyor eşine, oğluna, kızıma, damadına yakınlarına devletin imkanlarından kapı açıyor.
Bu tablo, o fedakârlığın karşılığı olabilir mi?
Buradan açıkça ifade etmek gerekir:
Bu millet, alın terini çalana, hakkını gasp edene, fırsatçılık yapanlara hakkını helal etmiyor, etmeyecek. Makam araçlarıyla, yüksek maaşlarla, korumalarla çevrili olanlar; eğer bu halkın hakkını yiyorsa, bunun hesabı hem bu dünyada hem de öbür dünyada sorulacaktır.
Unutulmamalıdır ki; Eğilmeyen bir milletin karşısında hiçbir haksızlık uzun süre ayakta kalamaz.
Vatan, bayrak, ezan, Kur’an diyorsanız; önce bu milletin emanetine sahip çıkın.
Ahlaklı olun, adaletli olun.
Ve en önemlisi, o makamların sahibi değil, emanetçisi olduğunuzu unutmayın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.