İsmet TAŞ
Çocuklarımız göz göre göre ölüyor!
Beni istediğiniz kadar eleştirebilirsiniz. Hatta istediğiniz gibi linç de edebilirsiniz. Dün olduğu gibi bugünde doğruları söylemekten asla vazgeçmeyeceğim.
Gün geçmiyor ki, bir çocuk diğer bir çocuğu öldürmesin, yaralamasın, akran zorbalığı yaşanmasın, önü kesilmesin, dövülmesin, soyulmasın vs.
O zaman hemen şu soruyu soralım, nereye kadar? Ve yetkililer, ilgililer, sorumlular hiç mi kendinizi mesul tutmuyorsunuz olanlardan?
Çocuklarımız ölüyor kim farkında, kimin umurunnda? Ölen de öldüren de bizim çocuklarımız. Bu toprakların çocukları. Onların da hayalleri var, çocukluklarını yaşamak istiyorlar, her çocuk gibi gülmek, mutlu olmak istiyorlar. Okuyup hayallerindeki okullara gitmek istiyorlar? Hangi çocuk istemez hayallerini yaşamayı? Peki, kim alıyor, kim koparıyor onları hayattan? Yaşam sevincini kim bitiriyor, kim şiddete, ahlaksızlığa, yolsuzluğa, beleşten para kazanmaya, onun bunun malını çalmaya, gasp etmeye yönlendiriyor?
Kim, kim, kim? Söyleyelim o zaman.
- Aile… Neye göre, nasıl yetiştiriyor? Aile, saldım çayıra, Mevla’m kayıra mı diyor? Ne yapıyor, nere gidiyor, kiminle veya kimlerle arkadaşlık ediyor? Hal ve hareketlerinde ki değişikliği fark ediyor mu? Ediyorsa ne tür tedbirler alıyor? Hangi diziyi, hangi filmi izliyor veya internet denilen çamur batağında mı yüzüyor takip edebiliyor muyuz, fark edebiliyor muyuz? Ne kadar koruyucuyuz? Şiddete eğilimi var mı, kötü alışkanlıklara meyilli mi? İlgi ve alaka gösteriyor muyuz, ihtiyacı olan sevgiyi verebiliyor muyuz? Ne kadar ilgileniyoruz? Haydi, kendimizi bir sorgulayalım.
- Okul, öğretmenler, eğitimciler… Eğitim ailede başlar, okulda devam eder çevrede hayat bulur. Haydi, öğretmenlerim soralım kendimize bize emanet edilen çocuklarımızı nasıl eğitiyorsunuz? Onlara hayatı nasıl öğretiyorsunuz? Bağımlılıklardan korunmalarını nasıl sağlıyorsunuz? Hangi tür kötü alışkanlıklara sahip olduklarını fark edebiliyor musunuz? Bunun için neler yapıyorsunuz? Elinize verilen emanet bir hamuru nasıl şekillendiriyorsunuz? Eğitim ve öğretimde hayatlarında çevreden kendilerini nasıl koruyacaklarını nasıl gösteriyorsunuz? İyiyi, güzeli, doğruyu, hakkı, gerçeği öğretiyor musunuz veya nasıl öğretiyorsunuz? Bu günkü her türlü vahşetin sorumlusu birazcık ta kendiniz olduğunuzu düşünüyor musunuz? Çünkü bu çocuklar sizin öğrencileriniz? Şimdi diyeceksiniz ki, “evet haklısınız ama ben görevimi layıkıyla yapıyorum” Peki bunu diyebilen kaç öğretmen çıkar. Elbette var. Ama kaç tane? Haydi, öğretmenlerim kendimizi sorgulayalım mı?
- Ve devlet... Devlet anadır, babadır, yardır, candır. Her şeydir. Milletin geleceği, istikbalidir. Hürriyetidir, yaşam biçimidir. Devlet yoksa millette yok. Millet yoksa devlette yok.
Çocuklarımızı nasıl bir eğitim sistemi ile yetiştiriyorsunuz? Yerli ve milli mi gerçekten? Vatan, millet, devlet, bayrak sevgisi ile yetişen bir eğitim sistemimi var? Yoksa kevgire çevrilen bir eğitim sistemimi? Sahi müfredatı neye ve kime göre hazırlıyorsunuz? Ülkemizin ve insanımızın hangi gerçeklerine göre. Peki, tamam şayet mükemmel bir eğitim sistemimiz varsa o halde çocukların bu haline ne demeli? Elimizden kayıp giden, sahip çıkamadığımız, birilerinin sahip çıkarak bizden aldığı çocuklarımız… Acaba bu kadar hainin, hırsızın, yolsuzun, teröristin çıktığı, bağımlılıkta zirve yaptığımız, LGBT dahil her türlü ahlaksızlıkta batıya imrenir hale geldiğimiz bu ortamda eğitim ve öğretime doğru yön verdiğinizden emin misiniz? Kendinizi ne kadar sorumlu hissediyorsunuz? Veya bunun tersine dönmesi için hangi tedbirleri alıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? Elimizden, avucumuzdan çocuklarımız kayıp gidiyor ne zaman dur diyeceksiniz? Ateşten gömlek giyerken bunları biliyordunuz. Bir avuç vatan haininin kuru gürültüsünden mi korkuyorsunuz? Oysaki bu millet hep yanınızda olmadı mı? Sizlere karşı göğüslerini siper etmediler mi? Haydi o zaman çocuklarımızı kurtarın! Birbirlerine kıymasınlar! Elimizden kayıp gitmesinler! Kimseye ama hiç kimseye evlat acısı yaşatmayın! Fırat kenarında kaybolan bir koyuna sahip çıkın.
AİLELER, EĞİTİMCİLER, SORUMLULUK MAKAMINDA OLANLAR, ÇOCUKLARIMIZIN GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜMÜNE İZİN VERMEYİN!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.