
İrfan Paksoy
Yunanların Geri Çekilmesi
27 Ağustos saat 13.00’da
Afyon Cephe Komutanı General Trikupis
daha batıda bir savunma hattı tutmaya karar
vererek karargâhı ile Afyon’u terk etti.
Saat 15.30’da Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa
2. Orduya sol yanı ile şiddetle taarruz emri verdi.
Peşpeşe zaptedilen Yunan siperleri…
Mahâretle savaşan 5. Türk Tümenindeki kutlu savaşçılar 27 Ağustos’ta saat 08.00 civarında 1.301 rakımlı Erkmentepe’yi zapt ettiler.
Saat 09.00. Bir gün önce ele geçirilen ama ardından kaybedilen Kırcaaslan Tepesi’nde Türk süngüsü parladı.
Saat 12.30. Cephedeki hedeflerini ele geçirmiş olan 23., 15., 3. ve 14. Türk Tümenleri ovaya çekilen 1. ve 7. Yunan Tümenlerini takip etmekteydi.
Trikupis’in ricatı…
Saat 13.00. Afyon Cephe Komutanı General Trikupis daha batıda bir savunma hattı tutmaya karar vererek karargâhı ile birlikte Afyon’u terk etti.
Saat 15.30. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa 2. Orduya sol yanı ile şiddetle taarruz emri verdi.
Çöken Yunan savunma hatları…
Yarıldı, “altı ayda dahi aşılmaz” denen ve tahkim edilmiş Yunan savunma hatları ve ricat etmeye başladı Yunan Kuvvetleri Afyon’a doğru.
Devam eden Türk taarruzlarında tüm hatlarda düşman mevzilerine şiddetli darbeler indirildi.
Çiğitepe…
Konya – Afyon tren hattının kuzeyi Yakup Şevki (Subaşı) Paşa komutasındaki 2. Ordunun sorumluluk bölgesinde, bahse konu tren hattının güneyi ise Nurettin (Konyar) Paşa komutasındaki 1. Ordunun sorumluluk bölgesindeydi. Harekât planı gereği asıl taarruz bölgesi de 1. Ordu sorumluluk bölgesiydi.
1. Ordunun ana bağlıları da Albay İzzettin (Çalışlar) Bey komutasındaki 1 Kolordu, Albay Ali Hikmet (Ayerdem) Bey komutasındaki 2. Kolordu ve Albay Kemalettin Sami (Gökçen) Bey komutasındaki 4. Kolordu idi.
Bu kolordular da bir ucu Afyon’un güneyinde bir ucu da Afyon’un kuzeyinde olan bir hilâl şeklinde güneyden kuzeye doğru 4., 1. ve 2. Kolordular şeklinde Yunan siperlerine doğru taarruzlarını sürdürmekteydi.
Hilâlin ortasındaki 1. Kolorduya bağlı tümenlerden biri de Albay Reşat (Çiğiltepe) Bey komutasındaki 57. Tümen olup taarruz hâlinde olduğu Çiğiltepe Yunanlılar tarafından çok iyi tahkim edilmiş ve kuvvetle savunulmaktaydı. Cephedeki genel durumu etkilediği için bu tepenin kısa sürede alınması gerekiyordu.
Albay Çiğiltepe, Başkumandan ile gerçekleşen telefon görüşmesinde söz verdiği zaman zarfında bahse konu tepe henüz alınamadığı için zâtî tabancası ile hayatına son vererek onur intiharında bulunur. 57. Tümen kısa bir süre sonra Çiğiltepe'yi ele geçirir ve Yunanlardan temizler.
Ruhun şâd olsun Albay Reşat Bey.
Gözün aydın Afyon, kutlu olsun âzadlık…
Kutlu savaşçılar sarp kayalık, diken ve çalılıktan oluşan, iyi tahkim edilmiş ve 12 kilometrelik asıl yarma [1] sahası dışındaki Çiğiltepe’yi de saat 17.00’de zapt ettiler.
Çiğiltepe zapt edildikten bir süre sonra da bir yıldır Yunan işgâlindeki Afyon’a da girildi. Gözün aydın Afyon, kutlu olsun âzadlık.
Yunan kuvvetleri perişan bir hâlde Afyon batısı ve Dumlupınar güneyindeki Sincanlı ovasına [2] atıldı.
1. Ordu Kumandanı Nurettin Paşa Afyon’un alındığını Batı Cephesine bildirince Gazi ve Müşir Başkumandan, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa onu kutladılar.
İlk zafer haberleri üzerine yurdun her tarafından Meclise, Başkomutanlığa, gazetelere ve Hükûmete tebrik ve sevinç telgrafları yağmaya başladı.
Rusya Federatif Sovyet Şûrâlar Cumhuriyeti [3] Dışişleri Bakan Yardımcısı Lev Mihayloviç Karahan, Ankara Hükûmetine gönderdiği telgrafta zaferi kutladı ve zaferin Rusları da sevince boğduğunu, kesin zaferin yakın olduğuna inandıklarını bildirdi.
Başvekil Rauf (Orbay) Bey de ertesi gün bu nâzik mesaja teşekkür etti ve barıştan sonra da iki ülkenin dostluk ve yardımlaşmasının daha da güçleneceğini bildirdi.
Başkumandan’dan Meclis’e bilgilendirme mesajı…
Gazi ve Müşir Başkumandan’dan Meclis’e gönderilen telgraf şu şekildeydi:
“İki gündür kesintisiz devam eden muharebeler sonucunda Afyon’u kurtardık. Esir, ağır ve hafif top ile her çeşit malzemeden ganimet çoktur. Kumandanlarımız sevk ve idarede kumandanlarından üstündür.”
Bu telgrafı tâkiben Meclis de Başkumandanlığa zafer diledi, Afyon’un alınmasından dolayı selam ve saygılarını bildirdi.
Not: Büyük Taarruz’un sonraki aşamalarını farklı başlıklar altındaki makalelerimizle sonraki yazılarımızda anlatmaya devam edeceğiz.
© 2025. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
SONNOTLAR
[1] Yarma – yarma harekâtı, (girme, başarıdan faydalanma, takip gibi) taarruzî nitelikteki kara harekâtı çeşitlerindendir. Yarma harekâtı, taarruz kuvvetlerinin, düşmanın asıl savunma mevziinin içinden geçerek, onu tamamen parçalamak, düşman kuvvetlerini, tesislerini araç ve gereçlerini tahrip ya da tesirsiz hâle getirmek ve savunmanın devamlılığını bozacak hedefleri ele geçirmek için yapılan bir taarruzî kara harekâtı şeklidir. Bu harekât; düşmanın savunma mevziinin parçalanması, açılan gediğin genişletilmesi ve düşman savunmasının devamlılığını yok eden/edebilecek hedeflerin üzerinden geçilmesi şeklinde üç aşamada yapılır.
[2] Sincanlı, Afyonkarahisar’ın batısında bir ilçe olup günümüzdeki ismi ise Sinanpaşa’dır.
[3] Rusya Federatif Sovyet Şûrâlar Cumhuriyeti (RFSŞC) - Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (RFSSC), 7 Kasım 1917 tarihinde gerçekleşen Ekim Devrimi ile kurulmuştur. 30 Aralık 1922 tarihinde RFSŞC / RFSSC’nin, (Kızılordu tarafından işgâl edilmeleri sonucu yönetimleri sosyalist yapılan Belarus SSC, Ukrayna SSC, Orta Asya ve Kafkas Cumhuriyetleri ile birleşmesiyle de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği resmen kurulmuştur.
KAYNAK
Makale, İrfan Paksoy’un “Büyük Taarruz Destanı” (Alka Yayınevi, Trabzon 2023) isimli eserinden derlenmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.