Gel de Çocuk Yap;Gençler Kime İnansın ve Güvensin…

Bu Şartlarla Kreş Açılmaz, Gençler Çocuk Yapmaz!

11 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yeni bir kreş yönetmeliği yayımlandı. Güya çocuk yapmayı kolaylaştıracaklardı, güya işyerlerine kreş zorunluluğu getireceklerdi. Ama baka baka sınır olarak '30 çocuk' şartını koydular! Biz millet olarak hızla yaşlanıyoruz, nüfusumuz azalıyor diye feryat ederken, önümüze konan bu düzenleme tam anlamıyla hayal kırıklığı yarattı. Açık açık söylüyoruz: Bu yönetmelik bu haliyle dağ fare doğurmuştur!

Halk arasında çok bilinen bir söz vardır: 'Dağ fare doğurdu' deriz. Günlerce, aylarca büyük reklamlar yaparsınız, herkesi büyük bir beklentiye sokarsınız, 'müthiş bir reform geliyor, genç annelerin yüzü gülecek' dersiniz; ama günün sonunda ortaya çıkan şey ufacık, işe yaramaz bir kuraldan ibaret kalır. İşte tam olarak bunu yaşadık. Günlerdir beklenen büyük kreş müjdesi, çarşıya uymayan ufacık bir hesapla kuşa döndü.

İşyerlerinde Genç mi Kaldı ki 30 Çocuk Bulunsun?

Yönetmelik diyor ki: 'Bir işyerinde çalışanların en az 30 çocuğu varsa orada kreş açılabilir.' İyi de kardeşim, siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? Bugün fabrikalara, devlet dairelerine, belediyelere gidin bakın; çalışanların çoğu orta yaşlı, evini barkını kurmuş, çoluğu çocuğu büyütmüş insanlardan oluşuyor. Emeklilik yaşı zaten yükselmiş, genç personel sayısı parmakla gösteriliyor.

Bu orta yaşlı çalışanların arasında, aynı anda 0-6 yaş arası tam 30 tane ufak çocuğu nereden bulacaksınız? Bu şartı koymak, aslında 'Biz buraya kanun yazıyoruz ama siz sakın kreş açmayın' demektir. Kağıt üzerinde hak verdiler ama uygulayabilene aşk olsun!

Rakamlar Yalan Söylemez: Hızla Yaşlanıyoruz!

Durumun ciddiyetini anlamak için uzmanların verdiği şu basit rakamlara bir bakalım. Bir ülkenin nüfusunun aynı kalabilmesi, yani genç kalabilmesi için kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının en az 2.1 olması gerekiyor. Peki bizim ülkemizde durum ne? Son verilere göre bu oran 1.51'e kadar düştü! Yani artık evlenenler ya hiç çocuk yapmıyor ya da sadece tek çocukta kalıyor.

Durum Nedir?

Rakamlar Ne Diyor?

Genç kalmamız için gereken çocuk sayısı:

En az 2 çocuk (2.1)

Şu an ülkemizdeki gerçek çocuk sayısı:

Maalesef 1.5 çocuk (1.51)

Nüfusumuz hızla azalırken ve yaşlanırken, genç anne ve babalara destek olmak yerine '30 çocuk bulun' diye diretmek, bu yangına körükle gitmek demektir. Gençler çocuk yapmıyor çünkü çocuğa bakacak, onu güvenle bırakacak kreş bulamıyor, bulsa da parasını ödeyemiyor.

Çözüm Çok Basit: 10 Çocuğa Bir Kreş, Öğretmen Ücreti Devletten!

Bu işin amacına ulaşması, memleketin bu nüfus krizinden kurtulması için yapılması gerekenler aslında çok basittir. Akıl var mantık var; formülümüz şu olmalıdır:

Halkın İstediği Gerçek Çözüm Yolu:

  • Sınır 10 Çocuğa İndirilsin: Bir işyerinde veya kamu kurumunda 0-6 yaş arası sadece 10 çocuk bile varsa, orada hemen kreş açma hakkı doğmalıdır. Orta yaşlı işyerlerinde ancak bu şekilde 10 çocuk bir araya gelebilir ve genç anneler rahat nefes alır.
  • Öğretmen Maaşlarını Devlet Ödesin: Fabrikalar, küçük işletmeler veya kurumlar 'kreş açarsak buraya öğretmen, bakıcı parası yetiştiremeyiz' diye korkuyor. Devletimiz büyüktür; bu kreşlerde çalışacak eğiticilerin ve bakıcıların maaşlarını doğrudan kendi kasasından ödemelidir.
  • Yer Yoksa Mahalle Kreşi Yapılsın: İşyerinin fiziki mekanı kreşe uygun değilse, devlet o bölgedeki 3-5 yakın işyerini birleştirip ortak bir mahalle veya sanayi kreşi kurmalıdır.

Sözün Özü

11 Temmuz'da yayımlanan bu yeni yönetmelik, bu haliyle milletin derdine derman olmaz. Genç anne sabah işe giderken çocuğunu nereye bırakacağını kara kara düşünmeye devam ettikçe bu ülkede doğum oranları artmaz. Gelin bu yanlıştan dönün; sınırı 10 çocuğa indirin, öğretmenlerin maaşını devlet olarak siz üstlenin ki bu memleketin geleceği, çocuk sesleriyle şenlensin!

Saygılarımla

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Adem Öztürk Arşivi