Abdullatif Acar
Hicret bir kaçış değil, içinizdeki menzile varıştır
Hicri yılbaşını idrak ettiğimiz şu günlerde, hicretin derinliğine inip mahiyetine ve anlam dünyasına dokunalım istedim.
Mekke’den Medine’ye Müslümanların hicretini esas alan Hicri takvim, Hz. Ömer zamanında kabul edilmiştir. Onun için hicret, bir devrimin başlangıcıdır.
Hicret bir doğum sancısıdır; yokluktan varlığa yolculuğun çileli ve ızdıraplı yollarında sabretmek, tevekkülü kuşanmaktır. Kara bulutların insanın içini kararttığı bir zamanda, yağmurun rahmetine olan ümitleri yeşertebilme iradesidir.
İslam güneşi ilk doğduğu anlarda yükseldikçe; hidayetten mahrum, hakikate gözlerini kapatan zalimler hakikatin güneşini balçıkla sıvamaya yeltendiler. İman edenlere olmadık eziyetleri, akılalmaz işkenceleri reva görürlerken; bu baskıların müminlerin imanlarının kökleşmesine ve sarsılmaz bir iradenin inşasına vesile olacağını hesap edemediler. Müminler, bir gün Mekke’lerine geri dönecekleri ümidini kalplerine gömerek bu meşakkatli yolculuğa talip oldular.
Hicret bir kaçış değil, içinizdeki menzile varıştır. Yeniden var olabilmenin, birliği elde edebilmenin; şeytan ve uşaklarının hezimeti için azim ve gayreti derinden ve yeniden kuşanma ameliyesidir.
Hicret bitmemiştir; hak ile batılın mücadelesinin sürdüğü her an ve kıyamete kadar da devam edecektir. Terk etmeden kavuşmak, feda etmeden vefaya ulaşmak, zahmete katlanmadan rahmete kavuşmak mümkün değildir. Mekke’nize geri dönmek için bir medeniyet tasavvurunuzun olması gerekir.
Tevhidin kalesi olan putlarla dolu Kâbe’yi temizlemek; "Lâ ilâhe" lafzıyla içinizdeki putları terk-i diyar edip, "İllallah" lafzıyla gönül Kâbe’nize dönüşünüzü gerçekleştirmekle mümkündür. Bu nedenle ümmetin toplu hicreti kadar ferdi hicreti de vardır.
Hicret; hayatın orta yerine rıza-i ilahiyi koyup, bu yolda engelleri aşıp, çölleri geçip menzile ve hedefe ulaşmaktır.
Hicret; nefsin Ebu Cehilce, Firavun ve Nemrutça tutumu ve düşmanlığı karşısında sabır ve tevekkülle Allah’ı vekil kılmanın adıdır.
Hicret; günahları terk edip tövbe bineği ile sevaplara, kötülüklerden iyiliklere, yanlışlıklardan doğruluğa yolculuk yapmaktır. İçinizde sinsi ve gizli beslediğiniz kibri terk edip tevazuya, ruhunuzu ateşe veren öfkeden merhamete, benlik ve bencillikten diğerkâmlığa, zulümden adalete doğru yapılan bir yolculuktur.
Bu vesileyle; zamanın Ebu Cehillerinin, Firavunlarının ve Nemrutlarının dünyayı ateşe verip abluka altına aldığı, Müslümanları katlettiği ve güçlünün haklı kabul edildiği bu zamanda; ölü toprağı üzerine serpilmiş Müslümanların yeniden dirilip eski güçlerine kavuşacakları ümidiyle...
Hicretinizi tebrik ediyor; yeni, ancak bize özel ve bize ait hicri yılbaşını hakkıyla kutlayabilmek ümit ve duasıyla hicri yeni yılınızı kutluyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.