Aysel Ayşe Aygün Özer
Uzaklardaki savaşın soframıza düşen gölgesi
Televizyonu her açtığımızda, sosyal medyada her gezindiğimizde aynı karanlık tabloyla karşılaşıyoruz: İsrail’in saldırıları, Amerika’nın bölgeye yığdığı uçak gemileri ve İran’ın "intikam" yeminleri... Coğrafya kaderdir derler ya, biz bu kaderin tam ortasında, fırtınanın en yakın şahidiyiz.
Peki, binlerce kilometre ötedeki bu gerilim bizi neden bu kadar yakından ilgilendiriyor?
Mesele sadece askeri stratejiler ya da nükleer tesisler değil. Mesele, bu sabah fırından aldığımız ekmeğin maliyeti, traktörümüze koyduğumuz mazotun fiyatı ve sınırımızın hemen ötesinden yükselecek yeni bir göç dalgasının tedirginliği. Orta Doğu’da ne zaman bir kibrit çakılsa, dumanı gelip bizim ciğerimize doluyor.
Devlerin Savaşı, Küçüklerin Çilesi
İsrail ve ABD cephesi bir yanda, İran ve müttefikleri diğer yanda... Her iki taraf da "haklılık" iddialarıyla füzelerini ateşlerken, olan yine masum sivillere ve bölgenin ekonomik dengelerine oluyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki bir gerginlik, yarın sabah sanayideki esnafımızın yedek parça fiyatına zam olarak dönüyor. Petrol fiyatlarındaki her dalgalanma, nakliyecimizin belini büküyor.
SAKİN GÜÇ OLMA VAKTİ
Türkiye olarak biz bu ateş çemberinin tam göbeğindeyiz.
Elbette bu gerilimin bir parçası olmak istemiyoruz ancak sessiz kalmak da mümkün değil. Yerel halk olarak bizim asıl merak ettiğimiz ise şu:
Bu büyük güçlerin bilek güreşi ne zaman son bulacak? Yoksa her on yılda bir olduğu gibi, yine birilerinin "demokrasi" ya da "güvenlik" iddiası altında koca bir coğrafya mı ateşe verilecek?
Siyasetçiler Ankara’da, Washington’da veya Tahran’da strateji geliştirirken; biz burada, yerelde hayatın devam etmesi için çabalıyoruz. Temennimiz odur ki; bu kılıç şakırtıları daha fazla kan dökülmeden dursun. Çünkü bu coğrafya artık barutu değil, huzuru ve kalkınmayı hak ediyor.
Dilerim haftaya daha umut verici meseleleri konuşuruz.
Ders kitapları ve öğretmenin mesleki özgürlüğü
23 Ekim 2026 Cuma 01:00Açık uçlu sorular ve yapay zekâ: Peki ya yanlış değerlendirilirsek?
22 Ekim 2026 Perşembe 01:00Önce eğitimin altyapısı, sonra sınav!
20 Ekim 2026 Salı 01:00Laikliği anlamadan birbirimizi yargıladık
19 Ekim 2026 Pazartesi 01:00Bir Başörtüsü, Bir Çocuk ve Koca Bir Vicdan Meselesi
15 Ekim 2026 Perşembe 01:00Seçmenin oyuyla gelen başkan, partisini değiştirince ne olur?
10 Ekim 2026 Cumartesi 01:00Gündemi kim belirliyor?
09 Ekim 2026 Cuma 01:00Okullarda bıçak, çantalarda silah: çocuklar kimin korumasında?
08 Ekim 2026 Perşembe 01:00Bir festivalden fazlası: TEKNOFEST
07 Ekim 2026 Çarşamba 01:00Adaletin partisi olur mu?
06 Ekim 2026 Salı 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.