Adem Öztürk
Cumhurbaşkanlığından dijital dünya adımı...
Dijital Dünyada Çocukları Güçlendirmek: Bir Güvenlik Meselesi mi, Bir Gelecek Yatırımı mı?
Dijital dünya artık çocuklar için bir “ek alan” değil, hayatın tam merkezinde yer alan bir gerçeklik. Eğitimden eğlenceye, sosyal ilişkilerden kimlik inşasına kadar pek çok süreç ekranlar üzerinden şekilleniyor. İşte tam da bu nedenle, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026–2030)”, yalnızca bir teknoloji belgesi değil; aynı zamanda çocuk hakları, eğitim politikası ve toplumsal güvenlik belgesi niteliği taşıyor.
Türkiye’de Çocuklar Dijital Dünyanın İçinde
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre, 6–15 yaş grubundaki çocukların yüzde 91’inden fazlası aktif internet kullanıcısı. Aynı yaş grubunda tablet, akıllı telefon veya bilgisayar kullanımı neredeyse evrensel düzeye ulaşmış durumda. Çocukların büyük bölümü interneti; video izlemek, çevrim içi oyunlar oynamak ve ödev yapmak amacıyla kullanıyor.
Bu tablo, dijital araçların eğitim ve öğrenme açısından önemli fırsatlar sunduğunu gösterse de, beraberinde ciddi riskleri de getiriyor. Uzman raporlarına göre Türkiye’de çocukların önemli bir kısmı yaşına uygun olmayan içeriklere, siber zorbalığa ve kişisel veri ihlallerine maruz kalabiliyor. Özellikle sosyal medya kullanım yaşının fiilen 9–10 seviyelerine kadar düştüğü düşünüldüğünde, koruyucu politikaların önemi daha net ortaya çıkıyor.
Dünya Ne Yapıyor? Sayılar Uyarıyor
Dünya genelinde tablo Türkiye’den çok farklı değil. UNICEF verilerine göre, her üç internet kullanıcısından biri çocuk. OECD ülkelerinde yapılan araştırmalar, 15 yaşındaki çocukların yaklaşık yüzde 20’sinin siber zorbalığa maruz kaldığını ortaya koyuyor. Avrupa Birliği Dijital Güvenlik Raporları ise çocukların %30’undan fazlasının çevrim içi ortamda en az bir kez zararlı içerikle karşılaştığını gösteriyor.
Bu nedenle birçok ülke, çocuklara yönelik dijital politikalarını yalnızca yasaklama üzerinden değil; dijital beceri, farkındalık ve güçlendirme ekseninde yeniden şekillendiriyor. Türkiye’nin yayımladığı eylem planı da bu küresel eğilimle uyumlu bir yaklaşım sunuyor.
Eylem Planı Ne Söylüyor?
“Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı”, çocukları pasif korunması gereken bireyler olarak değil; bilinçli, hak sahibi ve güçlü dijital vatandaşlar olarak konumlandırıyor. Planın öne çıkan başlıkları şunlar:
- Dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi: Çocukların eleştirel düşünme, güvenli internet kullanımı ve dijital etik konularında desteklenmesi
- Çevrim içi risklere karşı koruma: Siber zorbalık, istismar, bağımlılık ve mahremiyet ihlallerine karşı önleyici mekanizmaların geliştirilmesi
- Aile ve okulun rolü: Öğretmenler ve ebeveynler için rehberlik ve farkındalık çalışmaları
- Kurumsal iş birliği ve izleme: Kamu kurumları arasında koordinasyon ve düzenli etki analizleri
Bu yaklaşım, yalnızca “zararlı içerikten uzak tutma” anlayışının ötesine geçerek, çocukların dijital dünyada üreten, sorgulayan ve bilinçli bireyler olmasını hedefliyor.
Eğitim Politikaları Açısından Ne Anlama Geliyor?
Eylem planı, eğitim sistemi için de önemli mesajlar içeriyor. Dijital okuryazarlık artık tali bir beceri değil; okuma-yazma kadar temel bir yeterlilik olarak görülüyor. Öğrencilerin bilgiye erişme, bilgiyi ayırt etme ve güvenli biçimde kullanma becerileri, çağdaş eğitim politikalarının merkezine yerleşiyor.
Bu yönüyle plan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin “yetkin ve erdemli birey” hedefiyle de örtüşüyor. Dijital dünyada güçlenen çocuk, yalnızca teknolojiyi kullanan değil; teknolojiyi yöneten ve anlamlandıran birey olarak tanımlanıyor.
Sonuç: Yasaklarla Değil, Bilinçle Güçlenmek
Dijital dünya çocuklar için ne tamamen güvenli ne de tamamen tehlikeli. Asıl mesele, bu dünyada çocukların yalnız mı bırakıldığı yoksa güçlendirilerek mi desteklendiği. 2026–2030 Eylem Planı, Türkiye’nin bu soruya verdiği stratejik bir cevap niteliğinde.
Çocukları dijital dünyadan uzak tutmak artık mümkün değil. Ama onları bu dünyada bilinçli, güvende ve güçlü kılmak mümkün. Bu da yalnızca bir teknoloji meselesi değil; geleceğe yapılan en önemli toplumsal yatırımlardan biri.
Saygılarımla…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.