Epoka gazetesi yazarının sorularına verilen cevap

Giriş

Bu makalede İtalyan Epoka gazetesi yazarının 30 Aralık 1919 tarihinde Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya yazılı olarak sorduğu sualler ve ona verilen cevaptan bahsedilmektedir.

Öncesi…

Osmanlı Devleti’nin ağır bir mağlubiyetle çıktığı I. Dünya Savaşı sonrasında imzalamak zorunda kaldığı Mondros Mütârekesi (30.10.1918) sonrasında ülke topraklarının İtilaf kuvvetleri tarafından sözde gerekçelerle yer yer işgâl ediliyor olmasına rağmen İngiltere’nin insafına sığınarak kötünün iyisi bir barış anlaşması sağlamaya yönelik tutum ve politikalar izleyen ve Türk milletini de adeta sahipsizmiş gibi bir duruma düşüren İstanbul’daki Saray ve hükûmetin bu acziyetine karşı hükûmetin yerine, Sivas Kongresi’nde (04-11.09.1919) Türk milleti adına “yürütme” yetki ve görevini üstlenmek üzere Mustafa Kemâl Paşa başkanlığında bir Temsil Heyeti seçilmişti.

Paşa başkanlığında Sivas’ta gerçekleşen Kumandanlar Toplantısında (18-26.11.1919), Batı Anadolu’nun kayda değer ölçüde Yunan işgâlinde olması ve başlatılan millî direnişte asıl mücâdelenin Batı Cephesinde verilecek olması nedeniyle Temsil Heyetinin Ankara’ya taşınması kararlaştırılır. Bu karar gereği çalışmalarını Ankara’da sürdürmek üzere 18 Aralık’ta Sivas’tan ayrılan Mustafa Kemâl Paşa liderliğindeki bazı Temsil Heyeti üyeleri Kayseri, Mucur, Hacıbektaş, Kırşehir ve Kaman’da ziyaretlerde bulunarak 27 Aralık’ta Ankara’ya gelmişler, Ankara’da pek kalabalık ve çoşkulu bir halk desteği ile son derece önemli ya da müstesnâ denebilecek zaman dilimlerinde kurulan Seyman Alayı ile karşılanmışlardır. Bu tarihten sonra Ankara, Millî Mücâdele’nin kalbi ve karargâhı olmuştur.

1914 yılında yapılan seçimlerde Mebûsân Meclisi üyeliklerinin tamamını İttihat ve Terakkî Partisi elde etmişti. Bu meclis I. Dünya Savaşı boyunca da bu hâliyle faaliyetini sürdürmüştü. Mondros Mütârekesi sonrasında Padişah Vahidettin tarafından yeni seçimler yapılmak üzere parlamento feshedilmişti [21.12.1918]. İstanbul Hükümeti Bahriye Nâzırı (Bakanı) Salih Paşa ile Mustafa Kemâl Paşa liderliğindeki bazı Temsil Heyeti üyeleri arasında Amasya’da yapılan toplantı [20-22.10.1919] sonucu imzalanan Amasya Protokolleri kapsamında yer alan hususlardan biri de Mebûsân Meclisi seçimlerinin yenilenmesi olup bu çerçevede Kasım ayında yapılmaya başlanan seçimler Aralık ayında sonuçlanmıştı. Yapılan seçimlere fiilî işgâl altında bulunan İstanbul dışında ülkedeki işgâl edilen bölgelerin büyük kısmı Meclise temsilci gönderememiştir. Seçilen mebusların İstanbul’a katılım sağlayanlar sonucu Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920 tarihinde açılacaktır.

Suallere dair…

İtalyan “Epoka” gazetesinin İstanbul’da bulunan bir yazarı 30 Aralık 1919 tarihinde Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya yazılı olarak iki sual sorar ve bu suallere de Paşa tarafından yine yazılı olarak cevap verilir.

Bu sualler ve Paşa’nın bunlara cevabı, İstanbul merkezli yayın yapan Vakit gazetesinin 5 Ocak 1920 tarihli sayısında da yayımlanır.

Sualler…

Epoka gazetesinin yazarının yazılı olarak Paşa’ya gönderdiği sualleri şu şekildedir.

- [I. Dünya Savaşı’nın galipleri ile mağlupları arasında imzalanacak barış antlaşmalarının esaslarını belirlemek üzere toplanan Paris] Barış Konferansı, [18.01.1919-21.01.1920] Türkiye sorunu (Osmanlı Devleti ile imzalanacak barış antlaşması) ile ilgilenmeye başladığı bu dönemde, sizin bu konudaki şahsî görüşünüzü öğrenmek ve Mebûsân Meclisi açılır açılmaz Kuvâ-yı Millîye’nin dağı[tı]lıp - dağı[tı]lmayacağını bilmek, gazetemizi çok aydınlatacaktır.

- Sizin [yakında İstanbul’da açılacak olan] Mebûsân Meclisi’nde, [seçildiğiniz ve mebusu olduğunuz] Erzurum’u temsil etmekten [İstanbul’da açılacak olan Mebûsân Meclisine gelmekten] çekindiğiniz doğru mudur?

Suallere verilen cevap…

Mustafa Kemal Paşa’nın bu yazılı suallere aynı gün Ankara’dan gönderdiği yazılı cevabı ise şu şekildedir:

Bu nedenle size şahsî düşüncemi söylemek isterim: Milletin bu konudaki istekleri [04-11.09.1919 tarihlerinde yapılan] Sivas Kongresi’nin [11.09.1919 tarihinde ilan edilen] resmî bildirgesinde [de belirtildiği üzere 30 Ekim 1918 tarihinde imzalan Mondros Mütârekesi esnasındaki ülke sınırları, ülkenin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığına şeklindeki kararları] nettir.

[Temsil Heyetinin başında bulunduğu Millî] Teşkilât, bu isteği gerçekleşene kadar görevini sürdürecek hatta genişlemeye devam edecektir.

Benim, Mebûsân Meclisinde [mebusu olduğun] Erzurum’u temsilden çekineceğim haberi [de] yanlıştır.

Mustafa Kemâl

Vakit [gazetesi]: 5.1.1920”

Kışkırtıcı bir sual…

İtalyan gazete yazarı tarafından Paşa’ya yöneltilen “Sizin [yakında İstanbul’da açılacak olan] Mebûsân Meclisi’nde [seçildiğiniz ve mebusu olduğunuz] Erzurum’u temsil etmekten [İstanbul’da açılacak olan Mebûsân Meclisine gelmekten] çekindiğiniz doğru mudur?” şeklindeki sual kışkırtıcı ve sinsi bir sual idi. Bu sualin açık anlamı “Kasım–Aralık aylarına 1919 aylarında ülkede yapılan milletvekili genel seçimlerinde siz de Erzurum mebusu olarak seçildiniz. Mebûsan Meclisi de Ocak 1920 ayı içinde İstanbul’da açılara çalışmalarına başlayacak. Erzurum mebusu olan sizin, İstanbul’da açılacak olan Mebûsân Meclisine gelmekten çekindiğiniz söyleniyor. Bu söylenti doğru mudur?” şeklindedir.

Oysa…

Mütâreke’den itibaren ülkede yaşmakta olan vahim gelişmelere bakıldığında aciz Sarayın ve işgâlci güçlerin kontrolündeki zelil yürütme organı olan İstanbul Hükûmeti yerine Türk milletinin temsilcilerinden oluşan Sivas Kongresi’nde seçilen Temsil Heyeti ülkede yürütmeyi üstlenen yerli, millî ve kararlı bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Temsil Heyetinin başı da Mustafa Kemâl Paşa idi. İşgâlci güçler Anadolu’da yaşanan bu gelişmelerin kendilerinin işini ne denli güçleştirmekte olduğunun gayet farkındaydılar.

Meclis çalışmaları için riskli bir şehir…

İstanbul, Mütâreke’nin hemen ardından İtilaf Devletleri tarafından fiilen işgâl edilmişti [13.11.1919]. Paşa, açılacak Meclisinin güvenle ve her türlü baskıdan uzak bir şekilde çalışabilmesi İstanbul dışında bir Anadolu kentinde açılması ve faaliyetlerini sürdürmesine taraftardı. Ancak bu konuda gerek İstanbul Hükûmetinin kararlılığı gerekse de kendi fikrine karşı bazı Temsil Heyeti üyeleri ve bazı komutanlar tarafından dile getirilen çekinceler nedeniyle Meclis’in İstanbul dışında toplanması mümkün olmamıştır.

Kabul edilemez bir risk…

Dönemin iç ve dış politik ve askerî şartlarını isabetle okuyan Paşa her ne kadar Kasım-Aralık 1919 aylarında yapılan milletvekili genel seçimlerinde Erzurum mebusu olarak seçilmiş ise de işgâl altındaki İstanbul’un güvenli bir yer olmaması nedeniyle bilinçli bir tercihle açılacak olan Meclis için İstanbul’a gitmemiştir. Zira kendisi Millî Teşkilatın ve Temsil Heyetinin başıdır. Kendisinin Meclis çalışmaları için İstanbul’a gitmesi hâlinde işgâlci İtilaf güçleri tarafından yakalanması ve böylece Millî Teşkilatın başsız kalması kuvvetle muhtemeldi. Bu pek muhtemel ve kabul edilemez riskte istinâden Paşa, Meclis çalışmalarına katılmak için İstanbul’a gitmemiştir.

Zâten…

Zâten Paşa’nın yüksek potansiyeline karşı onunla ilişkilerinde her zaman temkin içinde olan ve İstanbul’a gelmesi hâlinde de (Hükûmetin manevrâ alanını daraltacak ve İstanbul’da İtilaf Devletleri temsilcilerinin tepkisine sebebiyet verecek şekilde) Meclis’in çalışmalarına yön vereceği endişesiyle Ali Rıza Paşa Hükûmeti de Temsil Heyeti Başkanı ve aynı zamanda Erzurum mebusu olan Mustafa Kemâl Paşa’nın İstanbul’a gelmesini istememekteydi.

Nitekim…

16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un işgâl edilmiş olması ve 18 Mart’ta Meclis toplantı hâlindeyken bir İngiliz müfrezesi tarafından Meclisin basılarak bazı mebusların derdest edilip götürülmesi üzerine aynı gün “mebusların, görevlerini serbestçe yerine getirme imkânı kalmadığına ilişkin bir protesto kararını oybirliğiyle kabul ettikten sonra Meclis, çalışmalarını süresiz olarak durdurma kararı verir ve bir daha da toplanmaz.

Mebusan Meclisi 11 Nisan’da Padişah iradesi (emri) ile feshedilir. Fesih iradesinde siyasî zorunluluklar ve Anayasa’nın yedinci maddesine göre Mebûsân Meclisi’nin feshedildiği ve dört ay sonra yapılacak seçimlerden sonra Meclisin yeniden açılacağı belirtilir ise de Mebusan Meclisi bir daha açılamaz.

Sonuç…

Gerek İstanbul’un işgâl edilmesi gerek Meclis’in, toplantı hâlindeyken İngiliz askerleri tarafından basılmasını protesto etmek üzere çalışmalarını süresiz tatil etmesi ve gerekse de 11 Nisan’da Meclis’in Padişah kararı ile dört ay sonra yenilenecek seçimlerden sonra tekrar açılmak üzere kapatılmış olması Mustafa Kemâl Paşa’nın, 20-22 Ekim 1919 tarihlerinde Amasya’da İstanbul Hükûmeti Bahriye Nâzırı ile gerçekleşen Amasya Görüşmelerinde gerekse 291 , 12 Ocak 1920 tarihinde açılacak olan Son Osmanlı Mebûsân Meclisi çalışmaları için İstanbul’a gitmemiş olması konusunda da ne denli öngörülü ve uzgörülü (vizyon sahibi) olduğu göstermektedir.

© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

KAYNAKLAR

Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk’ün Söylev ve Demeçlerinden Seçmeler, Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara 2006

Mahmut Goloğlu, Millî Mücadele Tarihi-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1. Baskı, İstanbul 2010.

Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber, Cilt II, Türk TTK Basımevi, 2. Baskı, Ankara 1986.

İrfan Paksoy, “Bir Millî Siyaset Belgesi: Misak-ı Millî”, 30.01.2024, https://www.eura24.com/yazi/bir-milli-siyaset-belgesi-misak-i-milli-1655.html, Erişim Tarihi: 28.12.2025.

İrfan Paksoy, “Kızılca Günümüzü Aydınlattınız”, 27.12.2025, https://ankaraulusgazetesi.com.tr/gundem/kizilca-gunumuzu-aydinlattiniz-4935h, Erişim Tarihi: 28.12.2025

Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1994.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Paksoy Arşivi