Aysel Ayşe Aygün Özer
Terörü kınıyorum: Ne yapacaklarını şaşırdılar
Bir fotoğraf, bir hareket, bir sembol…
Ve hemen ardından hazır bekleyen bir algı makinesi.
Son günlerde ekranlara yansıyan bir görüntü üzerinden yeni bir tartışma başlatıldı. Saçını ören bir siyasetçi üzerinden, kadınlara yönelik “dağa çağrı” gibi ağır ve tehlikeli bir anlam üretildi. Oysa saç örgüsü, bu topraklarda terörün değil; tarihin, kültürün ve geleneğin sembolüdür.
Saç örgüsü, Anadolu’nun en eski hafızalarından biridir.
Bir annenin kızına ördüğü saçta vardır,
Bir gelinin düğün sabahında,
Bir köy kızının tarlaya giderken yaptığı hazırlıkta,
Bir ninenin torununa öğrettiği sabırda…
Saç örgüsünü terörle yan yana getirmek, sadece siyasi bir manipülasyon değil; Aynı zamanda kültürel bir körlüktür.
Bugün ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.
Çünkü artık doğrudan söyleyemediklerini semboller üzerinden söylemeye çalışıyorlar.
Çünkü açık açık dile getirdiklerinde karşılık bulmayan ithamları, ima yoluyla diri tutma çabasındalar.
Bu ülke çok şey gördü.
Sözle incitmenin yetmediği yerde simgelerle yaralamaya çalışanları da…
Ama her defasında aynı gerçekle yüzleşildi:
Toplumun hafızası, algı operasyonlarından daha güçlüdür.
Bir saç örgüsünden terör üretmeye kalkmak, aslında söylenecek sözün tükendiğini gösterir.
Çaresizliğin, sıkışmışlığın ve yönsüzlüğün işaretidir bu.
Çünkü sembollerle kavga edenler, gerçeğin kendisiyle yüzleşmekten kaçanlardır.
Terör, kanla, silahla, şiddetle anılır.
Bir kadının saçıyla değil.
Bir annenin geleneğiyle değil.
Bir kültürün bin yıllık iziyle hiç değil.
Terörü gerçekten kınamak istiyorsak, onu ucuz benzetmelerle sıradanlaştırmaktan vazgeçmeliyiz.
Aksi hâlde yapılan şey terörle mücadele değil, toplumsal değerleri hedef alan bir savrulma olur.
Ve bugün yaşanan tam olarak budur:
Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.
Bu yüzden sembollere saldırıyorlar…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.