
İsmet TAŞ
Demokratik eylem!
Bu kardeşiniz, kısa zaman öncesine kadar, Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu’nun (HAK-SEN) uzun yıllar üst düzey yöneticiliği yapmış, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun, insanların hak ve hukukunu savunmak adına demokratik yollardan eylem yapmış birisiyim.
Peki bizim anladığımız demokratik eylem ne idi? Valiliğin uygun gördüğü bir alanda polis kontrolünde basın açıklamamızı yapar ne söyleyeceksek söyler dağılırdık. Konuştuklarımızın kimin hoşuna gidip gitmemesi umurumuzda değildi. Gazeteci kimliğimizle konuyu sayfamıza taşır haklarımızı savunurduk.
Bizim anladığımız, “Demokratik Eylem” bu...
Bunun dışında bütün eylemler, kanunsuz, hukuksuz, insan hak ve özgürlüklerine aykırı eylemlerdir. Ve asla demokratik değil. Bu hak arama değil, vandallıktır, vahşiliktir, insanlık dışı davranıştır.
Eylemlerde kullanılan aletlere söyle bir bakalım. (Polis Kayıtları)
Bıçak, satır, balta, asit, taş, sopa, havai fişek, molotof vs.
Şimdi bu nasıl bir demokratik eylem! Polisimizin üzerine asit döken onun ağır şekilde yaralanmasına neden olan ne idüğü belirsize ne demeli. Sıkıştıkları zaman polise koşmasını, koruma istemesini biliyorsunuz ama fırsatını bulunca da elinizden geleni arkanıza koymuyorsunuz.
Hani diyoruz ya, “Z kuşağı araştıran, sorgulayan, emir ve talimatlara uymayan özgür beyinli çocuklar diye”
Bu ülkenin Ana Muhalefet Partisi lideri sokağa çıkılacak çık, saldırılacak saldır, önünüze geleni yakıp yıkacaksınız yık... Kimse 6-7 Eylül olaylarını unutmasın. Kimse bunun altından kalkamaz. Sokağa çıkın talimatının altında bunların olduğunu hep birlikte gördük.
Beş günde 123 polis yaralandı. Bir dakikalığına, yaralanan hatta üzerine asit dökülen polisimizin yerine kendinizi koyun.... Ne hissettiniz. Onun tek suçu, ailesine çocuklarına bakmak ve tabi ki kendisine saldıranları korumak.
Hiç kimse kendisini provokatörlerin arkasına sığınmasın. Hani yukarıda dedik ya Z kuşağı akıllıdır, zekidir, sorgular kimsenin peşine gitmez. Elbette herkesi aynı kefeye koymuyoruz. Ama bir Allah’ın kulu da çıksın desin ki ortada bir mahkeme var, avukatlar ordusu var bekleyelim, haksız, hukuksuz bir yargılama olursa hep birlikte mücadele edelim. Yakmadan, yıkmadan, cana ve mala zarar vermeden. Bunu devlet karşıtlığı haline getirmek ise kimsenin işine yaramaz. Aynı gemideyiz .
Türkiye artık, senin hırsızın benim hırsızımı döver anlayışından ısrarla vaz geçmeli. Yapanın yanına asla kar kalmamalı. Kim olursa dolsun. Her iki tarafında güçlü medya grupları var.
Milletvekilleri tam evlere şenlik. Tam emeklilere verilecek bayram ikramiyeleri görüşülmesi gerekirken, kürsü işgal edildi. Belki bin liranın sizin için bir önemi olmayabilir ama o bin lirayı bekleyen milyonlarca emekli var. Hadi bakalım bunu halka izah edin de görelim. Emeklinin bedduası sizi tutar mı bilinmez.
Yine malum vatandaşın diploması geri alındı, yolsuzluktan, devletin, fakirin fukaranın ekmeğine el uzatıldı, yahu Allah aşkına bu kadar mı kör, sağır, dilsiz olduk. Soyan, çalan, çırpan bizim gibi düşünüyorsa o hep temiz hem de tertemizdir. Karşı görüşse o hiç bir zaman temiz olamaz.
Bu kadar siyasi, bu kadar ideolojik, bu kadar fanatik ve önyargılı bizim dışımızda hangi ülke var merak ediyorum. Çocuklarımıza, vatan, millet, devlet, bayrak aşılamadığımız sürece, biz daha çok bu vandallarla karşılaşacağız
Şimdi oturup bir kez daha düşünelim. “Biz neden sürekli hep birilerinden geri kalıyoruz?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.