Yazık ki ne yazık

Türk futbolu neden yerlerde sürünüyor diye sorun olursa Çarşamba akşamı Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanın Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçını izlesin. Başka da bir soru sormasına gerek kalmadan futbolumuzun neden yerlerde süründüğünün en güzel örneği olacaktır kuşkusuz.

Adına dünya derbisi diyoruz neresi dünya derbisiyse merak ediyorum doğrusunu isterseniz. Çirkefliği mi, çirkinliği mi, kalitesizliği mi yoksa adeta bir dövüşü şeklinde geçen ve bir maçın ardından yaşanan onca rezilliği mi anlatayım şaşırdım.

Sonra Avrupa kupasında maçlara çıktığımızda neden Edirne’den öteye gidemediğimiz ve gittiğimizde de kös kös geri döndüğümüzün en güzel örneğini yaşadık Fenerbahçe ile Galatasaray maçını izleyince.

Ezeli rakipler, ebedi dostlar güya. Birbirlerini gördükleri yerde neredeyse düşman görmüş gibi saldırıp gırtlaklarını sıkıyorlar. Bunlar nasıl dost diye insan düşünmeden edemiyor.

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki bu rekabetin hiç iyiye gittiğini görmüyorum. Yıllar geçtikçe daha da nefret, daha da kin ve düşmanlık besliyorlar birbirlerine orası da ayrı bir muamma. Neden böyle oldu onu da bilmiyorum ama gidişat hiç iyi değil.

Ezeli rakiplerin mücadelesinden Galatasaray 2-1 galip ayrıldı ve kıyamet koptu adeta. Daha maç bitmeden saha kenarı karıştı. İki takımın oyuncuları, teknik adamları, yetkilileri birbirine girdi. Gerçekten utanç verici bir akşamdı benim açımdan. İzlerden utandım ve ürktüm. Demek ki güvenlik güçleri araya girmese birbirlerine neler yaparlardı sonunu düşünmek istemiyorum.

Galatasaray iyi oynamadan kazandı. Victor Osimhen’in birisi penaltıdan olmak üzere attığı iki gol ile sarı kırmızılılar ilk yarıyı önde kapattı. Fenerbahçe ikinci yarıda biraz toparlanır gibi oldu ve çok tartışılan bir ofsayt golü ile farkı bire indirse de tur atlayan ve adını yarı finale yazdıran Galatasaray oldu.

Fenerbahçe günlerdir bilendiği ve mutlaka favori olarak çıktığı maçta bence hiç akıllı bir oyun oynamadı. Sarı lacivertli takımın teknik direktörü Jose Mourinho büyük hatalar yaptı ve bu hatalar turun elden uçup gitmesine sebep oldu. Şimdi otursun kara kara düşünsün ben nerede hata yaptım diye.

Fenerbahçe’nin ne bir oyun kurgusu vardı ne de organize bir atağı. Orta sahayı geçen sürekli şişirme ortalarlar Galatasaray savunmasını aşmaya çalıştı fakat bu işe yaramadı. Çünkü uzun boylu sarı kırmızılı savunma oyuncuları bunları hiç zorlanmadan savuşturmayı bildi.

Sen şişirme ortalarla gol ararsan belki tesadüfen gol bulacaktın hepsi o kadar. Organize olmazsan, verkaçlarla gol aramazsan, şut atmazsan nasıl gol bulacaksın diye sormazlar mı adam ey Jose Mourinha. Takımı sahaya çıkarın ve oyun kurgusunu oluşturan sen değil miydin?

Maçta kalite yoktu sadece ezeli derbi heyecanı vardı. Hele Galatasaray savunma kaynaklı iki gol olmasa sabaha kadar oynasalar gol atamayacaktı. Fenerbahçeli oyuncular sağolsun altın tepside iki hatayla rakiplerine oyunu hediye ettiler.

Sonuçta kazanan Galatasaray adını yarı finale yazdırıp TÜMOSAN Konyaspor’un rakibi oldu. Bakalım bu maçın sonucu ne olacak onu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama Konyaspor maçı hiç kolay olmayacak ben şimdiden söylemiş olayım.

Benim asıl değinmek istediğim maçın bitiş düdüğü ile Jose Mourinho’nun saha kenarında Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk’a yapmış olduğu hareket. Mourinho ne yaptı ne etti yine ülkemizde ve dünyada adını duyurmayı başardı.

Gitti Okan Buruk’un burnunu sıktı. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, bu nasıl bir aymazlıktır ve bu nasıl bir terbiyesizliktir. Rakibin seni yenmiş gidip tebrik edersin olur biter. Rakibinin teknik direktörünün burnunu sıkmak nedir Allah aşkına.

Bir yabancı teknik adam gelip benim ülkemde bir Türk teknik adamın burnunu sıksın. Bu olacak iş değil. Yazıklar olsun sizin futbolunuza da, sizin zihniyetinize. Jose Mourinho’ya sormak lazım. Sen çalıştığın başka ülkelerde bunların hiçbirini yapamazdın. Benim ülkemde bu terbiyesiz davranışta bulunamazsın. Rakibin seni yenmiş neden tebrik etmeyi bilmiyorsun.

Bakalım Fenerbahçe Spor Kulübü nasıl savunacak veya bununla ilgili kendini nasıl aklayacak ben orasını merak ediyorum? Bunun savunulacak bir tarafı olmadığını umarım anlayıp biran önce Mourinho’yu ülkesine geri postalarlar.

Bir iki sözde Okan Buruk’a etmeden olmaz. Buruk, neredeyse her maç hakemlere hakaret ediyor, el hareketleri çekiyor, tehdit ediyor, milletin en kutsalına annesine küfür ediyor. O zaman Galatasaraylılar sus pus oluyor. Kendilerine yapılan en ufak harekette ortalığı yangın yerine çeviriyor. Bunlarda az masum değil hani anlayacağınız.

Jose Mourinho’nun yaptığı büyük terbiyesizlik onu kabul ediyorum. Ama Okun Buruk’unda kendini yere atıp on takla atması da kendisinin bu işlere ne kadar hevesli ve mağdurum edebiyatı yapmasını masum göstermez….

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi