Aysel Ayşe Aygün Özer
Gram altın aldı başını gitti: Yükselen değer mi, daralan hayat mı?
Gram altın aldı başını gitti.
Sadece rakam olarak değil; umutların, planların, küçük birikimlerin de önüne geçerek…
Bir zamanlar insanlar kenara üç beş kuruş koyduğunda çeyrek alabiliyordu.
Bir düğün demekti çeyrek.
Bir güven demekti.
Zor günlerin sigortasıydı.
Bugün gelinen noktada ise çeyrek bir yana, gram altın bile birçok hane için ulaşılmaz hâle geldi.
Bu yükseliş, bir kazanç hikâyesi değil; toplumun büyük kısmı için bir geride kalma hikâyesi.
Altının hızlı yükselişi genelde “güvenli liman” diye anlatılır.
Doğrudur.
Ama bir ülkede insanlar altına koşuyorsa, bu sadece altının cazibesinden değil; Paraya, yarına ve sisteme duyulan güvensizliktendir.
Gram altın yükselirken, maaşlar aynı hızla yükselmiyorsa, tasarruf eriyorsa, orta sınıf sessizce yok oluyorsa… Orada kazanan altın değil, kaybeden toplumdur.
Bu hız Türkiye’ye ne getirir?
Öncelikle gelir adaletsizliğini derinleştirir.
Elinde altını olanla olmayan arasındaki mesafe açılır.
Yatırım yapabilenler korunur, günlük geçim derdindekiler daha da sıkışır.
Bir diğer kayıp, psikolojiktir.
İnsanlar artık “birikim” kelimesini telaffuz edemez hâle geliyor.
Gelecek planı yerini günü kurtarmaya bırakıyor.
Ev hayali erteleniyor, çocuk için altın biriktirme geleneği sessizce bitiyor.
Peki bu hıza nasıl yetişeceğiz?
Kısa cevap: Yetişemiyoruz.
Çünkü sorun bireysel tercihlerde değil; Ekonominin genel yönünde.
Vatandaşa “yatırım yap” demek kolay, ama yatırım yapacak nefes bırakılmıyorsa bu bir tavsiye değil, temennidir.
İnsanlar artık altın almıyor; Altın alamadığı için hayattan kısmaya başlıyor.
Gram altın yükselirken,
Soru şu olmalı:
Bu ülkede kazanç kimin cebine giriyor, kimin hayatından çıkıyor?
Altının yükselişi tek başına bir ekonomik veri değil; Aynı zamanda toplumun ruh hâlidir.
Ve bugün o ruh hâli şunu söylüyor:
Güvensizlik artıyor, gelecek pahalılaşıyor.
Altın değer kazanıyor olabilir.
Ama asıl mesele şu:
İnsanlar her geçen gün daha az şeye sahip olarak yaşamaya alışıyor.
Ve bu, hiçbir grafikle açıklanamayacak kadar ağır bir kayıptır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.