Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

İznik’in sessiz taşlarında duyulan adımlar

Türkiye’ye yapılan her yüksek profilli ziyaret, özellikle de dinî otoritesi güçlü bir figür söz konusu olduğunda, sadece protokol çerçevesinde okunamaz. Papa’nın İznik durağı da bu açıdan sıradan bir gezi değil. Bu ziyaretin masum ve tamamen turistik bir merakla açıklanamayacağına dair bir hissiyat var toplumda; bu hissiyatı küçümsemek yerine anlamaya çalışmak daha sağlıklı.

İznik, Hristiyanlık tarihinde yalnızca bir tarihî hatıra değil. İlk Konsil’in toplandığı, dogmaların şekillendiği, teolojik haritanın çizildiği bir yer. Bu nedenle Vatikan için “köklere dönüş” niteliği taşıdığı açıktır. Ancak bugün bu köklerin hatırlanması, sadece geçmişe romantik bir selam göndermek değildir. Jeopolitik bir zeminde duruyor.

Orta doğu uzun zamandır küresel güçlerin çıkar hatlarının çakıştığı bir bölge. Enerji, nüfuz, dini diplomasi, kültürel miras siyaseti… Bunların tümü aynı denklemin parçaları. Papa’nın ziyareti, bu denklemin dışında değil. Dinî yumuşak güç (soft power) olarak adlandırılan araç, bazen bir açıklama, bazen bir görüntü, bazen de bir sembolik mekân ziyaretiyle kullanılabiliyor. İznik’in seçilmesi de bu sembolizmin bir parçası olarak yorumlanabilir.

Kimi değerlendirmelere göre Vatikan, Orta Doğu’da uzun vadeli bir “diyalog alanı” açmaya çalışıyor. Bu diyalog, çoğu zaman barış kavramıyla ifade edilse de, bölgede yapılan her girişim gibi politik sonuçlar doğuran çok katmanlı bir çabadır. İznik, hem Hristiyanlığın hafızasında kritik bir nokta olduğundan hem de Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle bu stratejik çerçevenin uygun bir durağı hâline geliyor.

Burada önemli olan, ziyaretin gizli bir ajandasını kesinmiş gibi ileri sürmek değil; ama sembolik adımların uluslararası ilişkilerde nasıl kullanıldığını bilerek, bu tür temasların sadece “iyi niyet”le açıklanamayacağını akılda tutmak. Çünkü uluslararası politika, niyetten ziyade çıkarın diliyle konuşur. Bu dili anlamak da her ülkenin ve her toplumun hakkıdır.

Papa’nın İznik’te bıraktığı ayak izlerini okurken, hem tarihî hafızanın hem de günümüz jeopolitiğinin aynı taşlarda buluştuğunu görmek gerekiyor. Asıl soru da belki burada başlıyor: Bu buluşma, gelecekte hangi kapıları aralayacak?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi