Siyasal çürüme göstergesi olarak YOLSUZLUK

Bu yazımda kamu gücünü kullanan bürokrat ya da siyasilerin yaptığı yolsuzluğun toplumsal ahlak üzerine etkisini, mümkün olduğunca nesnel bir çerçevede değerlendirmeye çalışacağım.

Yolsuzluk, en genel tanımıyla kamu gücünün ve kaynaklarının kişi ya da grupların çıkarları için kötüye kullanılmasıdır.

Bir toplumda yolsuzluğun yaygınlaşması derin bir ahlaki çürümenin göstergesidir. Çünkü yolsuzluk, toplumun buna sessiz kalmasıyla büyür.

Dünya Ne Yapıyor?

Son yıllarda dünyada birçok ülkede yolsuzluk iddiaları gündeme gelmiş ve ciddi sonuçlar doğurmuştur.

Brezilya, Güney Kore ve Malezya’da yöneticiler yoğun protestolarla karşılaşmış, bazıları görevlerinden ayrılmış ve yargılanmıştır. Panama Belgeleri’nin yayımlanması ise İzlanda Başbakanı’nın istifasına yol açmış, birçok ülkede soruşturmalar başlatılmıştır.

Bu örnekler, yolsuzluk yapanların er ya da geç bedel ödeyeceklerini göstermektedir.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü her yıl yayımladığı Yolsuzluk Algı Endeksi ile ülkeleri yolsuzluğun yaygınlığı açısından değerlendirmektedir.

Birleşmiş Milletler’in 9 Aralık’ı “Yolsuzlukla Mücadele Günü” ilan etmesi, bu sorunun küresel boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.

Yolsuzluk ve İnsan Psikolojisi

Hiç kimse yaptığı yanlışla anılmak istemez. “Kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz” atasözü bu gerçeği anlatır.

Nasıl ki bir katil “katil” olarak anılmak istemez, bir hırsız “hırsız” damgasından rahatsız olur; yolsuzluk yapanlar da “yolsuz” olarak anılmak istemez ve dile getirenlere karşı çok büyük tepki gösterirler.

Oysa yolsuzluğu ortaya çıkarmak, kamunun-başka bir ifadeyle yetimin-hakkını korumaktır.

Türkiye’de Durum

Türkiye’de geçmişten günümüze farklı dönemlerde yolsuzluk iddiaları kamuoyunun gündemine gelmiş ve yargı denetimine tabi tutulmuştur.

Benim hatırladığım en eski yolsuzluk olayları arasında; Yahya Demirel’in 1975 yılında hayali ihracat yolsuzluğu ve İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel’in 1990 yılındaki içme suları için klor alım yolsuzluğu sayılabilir.

Yakın tarihlerdeki en çarpıcı örneklerden bir tanesi ise İstanbul Anadolu C. Başsavcısı İ. Uçar’ın Ekim 2023 tarihinde HSK’ya başvurarak, adliyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet olayları için gereğinin yapılmasını istemesidir. Bu örnek yolsuzluğun ulaştığı boyutu göstermesi açısından önemlidir.

Ancak son zamanlarda muhalefete yönelik yolsuzluk iddialarının üzerine gidilirken, iktidar partisi mensuplarının üzerine gidilmediği, hatta bunları gündeme getiren kişilere soruşturma açıldığı iddia edilmektedir.

Nitekim dört bakanın istifasına yol açan olaylarda, soruşturmayı yürüten kamu görevlilerinin aradan 11 yıl geçmiş olmasına rağmen halen cezaevinde olmaları, sonraki yıllarda yolsuzluk soruşturması yürütecek emniyet ve yargı mensuplarının cesaretini kırmıştır.

Bunun sonucu Dünya Yolsuzluk Endeksinde Türkiye, 2013 yılından itibaren 182 ülke arasında 17 sıra birden gerilemiş ve 2025 yılında Cibuti ve Nijer ile aynı sıraya 124’üncülüğe düşmüştür.

Yolsuzluğun Nedenleri

Yolsuzluk tesadüfen ortaya çıkmaz. Onu besleyen bazı temel faktörler vardır.

1. Liderlik: Bir ülkede yolsuzluk karşısındaki topluma liderlik yapanların tavrı diğer kamu gücünü kullananların tavrını da belirler.

Şayet liderler kendi siyasi görüşünden de olsa yolsuzluk karşısında müsamahasız davranıyorlarsa kimse yolsuzluğa cesaret edemez. Tersi ise halk arasındaki “Balık baştan kokar” sözünü haklı çıkarır.

2. Dinen Meşrulaştırma: Muktedirlerin eylemelerini meşrulaştıran din adamı ya da akademisyenler her dönemde bulunmuştur. Onların yolsuzluğu hafifletmeye yönelik fetvaları da yolsuzluğun yaygınlaşmasına zemin hazırlar.

Nitekim Prof Mümtazer Türköne konuyla ilgili değerlendirmesinde; “devletten ihale alanların, bazı STK’lara gönülsüz -metazoru- bağış yapmalarına verilen fetvanın yolsuzluğa ve rüşvete kılıf arayanların önünü açtığını” ifade etmiştir.

3. Bürokratik Yapı: Kamu kurumlarında siyasi korumacılık yolsuzluğu kolaylaştırır. Hesap vermeyeceğini düşünen kamu görevlileri yolsuzluk konusunda daha cüretkar olurlar.

4. Ekonomik Faktörler: Kamu çalışanlarının ücret düzeyi de yolsuzluk üzerinde etkilidir. Devlet erkini kullanan kişiler aldıkları düşük ücreti farklı şekillerde telafi etme yoluna giderler.

5. Denetim ve Şeffaflık Eksikliği: Belirsiz ve yoruma açık mevzuatlar, teftiş kurullarının etkisizleştirilmesi ve denetimsizlik yolsuzluğa zemin hazırlar.

Yolsuzlukla Mücadele Mümkün mü?

Evet, ama bunun için öncelikle yukarıda sayılan faktörleri ortadan kaldırılması,

İkinci olarak göreve başlarken ve ayrılırken kamu görevlileri ile birinci derece akrabalarının mal varlıklarının kamuoyu ile açıkça paylaşılması,

Son olarak da geçmişte gündeme gelen “Siyasi Ahlak Yasa Tasarısının” yasalaştırılması gerekmektedir.

Son Söz

Yolsuzluk sadece devletin para kaybı değil, aynı zamanda yetimin hakkının gaspıdır. Yaygınlaşması halinde insanlar devlete değil de ilişkilere güvenmeye başlar.

Ve unutulmamalıdır ki:

Toplumsal değerlerin zayıfladığı yerde yolsuzluk büyür; yolsuzluğun büyüdüğü yerde ise ne adalet kalır ne de devlete duyulan güven.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Yücer Arşivi