Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Belge var, hakikat nerede?

Epstein dosyaları üzerine notlar aktarmak istiyorum siz değerli okurlarımıza.

Jeffrey Epstein dosyaları yıllardır sadece bir suç ağını değil, aynı zamanda modern dünyanın karanlık mahzenlerini de işaret ediyor. Güç, para, siyaset ve istihbarat… Hepsi bu dosyada yan yana duruyor. Son günlerde sosyal medyada dolaşıma sokulan ve FBI ile NYPD yazışmalarını içerdiği iddia edilen bir belge ise tartışmayı bambaşka bir yere taşıdı.

Belgede, Epstein mağduru olduğu öne sürülen bir kişinin ifadelerine yer veriliyor. İddialar son derece ağır: Ritüelistik kurban törenleri, yatlarda işlendiği söylenen akıl almaz suçlar, bebeklere yönelik korkunç anlatımlar ve nihayetinde ABD’nin 43. Başkanı George W. Bush’un babası George Bush Sr.’ın adının bir “tecavüz” iddiasıyla anılması.

Burada durup nefes almak gerekiyor.

Çünkü bu noktada elimizde olan şey, kanıtlanmış bir gerçeklik değil, resmi kurumlar arasında dolaşan bir iddia aktarımı. Belgede geçen anlatımlar, mağdur olduğu iddia edilen kişinin beyanlarına dayanıyor; doğrulanmış mahkeme kararlarına ya da somut delillere değil. Nitekim metnin kendisi de bu anlatımları FBI’a taşıyan kişinin güvenilirliğine dair şüpheleri özellikle vurguluyor.

Bu ayrıntı çok önemli.

Epstein vakası, gerçek suçların üzerine kurulan gerçek bir dava olduğu hâlde, etrafında sayısız dezenformasyonu da büyüttü. Hakiki pedofili ve insan ticareti suçlarının, fantastik ve doğrulanamaz anlatılarla gölgelenmesi; faillerin değil, söylentilerin konuşulmasına yol açıyor. Bu ise mağdurların adalet arayışına hizmet etmiyor.

Öte yandan şu gerçeği de inkâr edemeyiz:

Epstein dosyası, bugüne kadar “dokunulmaz” kabul edilen birçok ismi sarsmıştır. Prensler, milyarderler, siyasetçiler bu ağın çevresinde dolaşmıştır. Dolayısıyla kamuoyunun şüphe duyması değil, şüphe duymaması anormal olurdu.

Ama şüphe ile hüküm arasındaki çizgi hayati bir çizgidir.

Gazetecilik, belgeyi kutsamak değil; belgeyi sorgulamaktır. Devlet arşivinden çıktığı iddia edilen her metni “hakikat” ilan etmek de, her şeyi “komplo” diye çöpe atmak da aynı ölçüde hatalıdır.

Epstein dosyası bize şunu öğretti:

Kötülük bazen gerçekten vardır.

Ama bazen de kötülüğün üzerine yığılan hikâyeler, gerçeği görünmez kılar.

Hakikat, sansasyonun değil; sabrın çocuğudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi